Bu değeri bozmaya teşebbüs eden bazı fırsatçı kişiler elbette olacaktır ve oluyor da. Bunu bazen gazeteci kisvesiyle, bazen esnaf kisvesiyle, bazen de bizden biri gibi görünerek yapıyorlar.
Geçtiğimiz günlerde vasfı ve konumu belli olmayan, hangi kurum adına iş tuttuğu ve kimi temsil ettiği bilinmeyen vasıfsız biri, dandik bir gazetecinin programına çıkıp “askerlik ücreti şu kadar yüksek, bu kadar yüksek” diye ahkâm kesiyor.
Hatta biraz da haddini aşarak Dış İlişkiler Başkanımız Zafer Sırakaya’yı ağzına alıp “şöyle abim, böyle abim” süslemeleriyle aklı sıra Ankara’da bir ayağım var diyerek topluma mesaj veriyor.
Şimdi soruyorum; seçimden seçime ortaya çıkan bu şahıslar, seçim zamanı gelince kafalarını neden yeniden çıkarıyorlar? Yine her seçimde olduğu gibi neyi planlamaya çalışıyorlar? Seçim çalışmaları için her dönem görev alan UID yönetiminden bağımsız olarak neyin peşindeler? Kendilerini akıllı, bizi cahil mi zannediyorlar?
Belçika’da yaşayan Türk toplumu bunu fark etmiyor mu? Mevcut STK’ları ve dernekleri hafife mi alıyorlar? Bu kadar STK temsilcisi ve dernek başkanı varken, vasıfsız ve sıfatsız birini çıkarıp Türk toplumu adına konuşturmak akıl işi değil, bunamış beyinlerin işidir.
Haydi hodri meydan; Uluslararası Demokratlar Birliği yönetiminde ayrı ne yapacaksınız göreceğiz.
AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026