DOLAR 47,5574 0.18%
EURO 54,8602 0.06%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 30142070,70%
Ankara
24°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Editör

Editör

01 août 2026 samedi

Muris Muvazaası Nedir?

Muris Muvazaası Nedir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Muris Muvazaası Nedir?

Ölümüyle birlikte mirası mirasçılarına intikal edecek kişiye « muris » (mirasbırakan) denir. Muris muvazaası ise mirasbırakanın, mirasçılarının miras haklarını ortadan kaldırmak veya azaltmak amacıyla yaptığı görünürdeki işlemlerdir. Uygulamada en sık karşılaşılan örneği, taşınmazların gerçekte bağışlanmasına rağmen tapuda satış gibi gösterilmesidir.

Muris muvazaası davaları, mirasbırakanın sağlığında yaptığı bu muvazaalı işlemler nedeniyle miras hakkı zedelenen mirasçılar tarafından açılmaktadır. Özellikle bazı mirasçıların mirastan mahrum bırakılması veya diğerlerine göre daha az pay almasının amaçlandığı durumlarda gündeme gelmektedir.

Muris muvazaası yalnızca tapuda kayıtlı taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Tapu siciline kayıtlı olmayan taşınmazlar yönünden muris muvazaası hükümleri uygulanmaz.

Muris Muvazaasında Görevli Mahkeme Nedir?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları zamanaşımına tabi değildir ve her zaman açılabilir. Bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi,yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Muris Muvazaası Sayılmayacak Haller Nelerdir?

Mirasbırakanın çocuklarından birine para vererek taşınmaz satın almasına yardımcı olması, doğrudan bağış yapması veya vasiyetname ile mal bırakması kural olarak muris muvazaası oluşturmaz. Çünkü bu işlemlerde görünürdeki işlem ile gerçek irade arasında bir çelişki bulunmamaktadır.

Ayrıca mirasbırakanın senet düzenleyerek kendisini borçlu hâle getirmesi tek başına muris muvazaası olarak değerlendirilemez. Bunun yanında, mirasçılardan mal kaçırma amacı bulunmaksızın yapılan muvazaalı işlemler de muris muvazaası kapsamında değerlendirilmez.

Kadastro Kanunu’nun 13/B-a ve 13/B-b bentleri uyarınca, mirasbırakanın malik olduğu taşınmazın kadastro çalışmaları

sırasında kadastro teknisyeni huzurunda vereceği beyanla üçüncü kişi adına tespit edilmesini sağlaması hâlinde de, olayın özelliklerine göre muris muvazaası hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir.

Minnet Duygusu ile Yapılan Devirlerde Muris Muvazaası Olur Mu?

Mirasbırakanın kendisine uzun yıllar bakan, ihtiyaçlarını karşılayan ve yaşlılığında destek olan evladına minnet duygusuyla taşınmaz devretmesi hâlinde, Yargıtay kararlarında bu durumun muris muvazaası oluşturmadığı kabul edilmektedir. Türk toplumunun örf ve adetleri gereğince anne ve babaya bakmak, onları gözetmek ve ihtiyaçlarını karşılamak önemli bir ahlaki ve sosyal sorumluluk olarak görülmektedir. Bu nedenle Yargıtay, minnet borcu ile yapılan devirleri hukuka uygun görmektedir.

Muris Muvazaası Davası Üçüncü Kişiye Karşı Açılabilir Mi?

Muvazaalı olarak devralan kişinin taşınmazı daha sonra üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde, davanın bu üçüncü kişiye karşı açılabilmesi için üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunun ispat edilmesi gerekir. Üçüncü kişi taşınmazı iyiniyetli olarak edinmişse, Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi gereğince tapu siciline güven ilkesi kapsamında korunur ve kural olarak tapu iptali ve tescil davası açılamaz. Buna karşılık üçüncü kişinin muvazaayı bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispatlanırsa, dava üçüncü kişiye karşı da yöneltilebilir.

Email : av.cerenyanik@hotmail.com

Avukat  Ceren Yanık     /     AVRUPAPRESS

Devamını Oku

KARACALAR’DA BACI SULTAN VUSLAT YILDÖNÜMÜNE YOĞUN İLGİ

KARACALAR’DA BACI SULTAN VUSLAT YILDÖNÜMÜNE YOĞUN İLGİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Emirdağ’ın Karacalar Köyü’nde düzenlenen geleneksel Bacı Sultan Vuslat Yıldönümü Anma Programı, protokol üyeleri, gurbetçiler ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Karacalar Köyü’nde düzenlenen Bacı Sultan Vuslat Yıldönümü Anma Programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Manevi atmosferin hâkim olduğu programa Emirdağ Kaymakamı Adem Topaca, AK Parti Emirdağ İlçe Başkanı Emrah Mola,Ekisehir Emirdaglılar Federasyon Başkanı Ahmet Eryürük  Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu ile birlikte yurt içinden ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda vatandaş katıldı.
Bacı Sultan’ın manevi mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen programda dualar edilirken, birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları ön plana çıktı. Katılımcılar, uzun yıllardır sürdürülen bu anlamlı buluşmada bir araya gelerek hem manevi atmosferi paylaştı hem de hasret giderdi.
Program kapsamında vatandaşlarla yakından ilgilenen Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, özellikle Avrupa’dan memleketlerine gelen gurbetçi vatandaşlarla sohbet ederek talep ve görüşlerini dinledi. Koyuncu, sıla-i rahim amacıyla gerçekleştirilen ziyaretlerin ve bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.
Karacalar halkının misafirperverliğinin takdir topladığı etkinlikte, protokol üyeleri vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Her yıl farklı şehirlerden ve Avrupa ülkelerinden çok sayıda kişinin katıldığı Bacı Sultan Anma Programı’nın, kültürel ve manevi değerlerin yaşatılmasına önemli katkı sunduğu belirtildi.
Gurbetçiler ile memleket arasındaki bağları güçlendiren program, edilen duaların ardından sona erdi. Yetkililer, geleneksel hale gelen bu tür kültürel ve manevi etkinliklerin gelecek yıllarda da aynı coşku ve katılımla devam edeceğini vurguladı.
Bilgin   Ozcifci           /         AVRUPAPRESS
Devamını Oku

KÜRTLERİN TEVFİK’İN AĞIDI ve HİKAYESİ

KÜRTLERİN TEVFİK’İN AĞIDI ve HİKAYESİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Bilgin  Ozcifci  /EMIRDAG
Bir gün Emirdağı çalkalanıyo, “Aptil Ağanın oğlunu (Kürtlerin Tevfik’i) vurmuşlar, cenazesi geliyomuş.” diye.
Söylenti doğru çıktı. Tevfik Ertorun’un cenazesi Denizli’den geldi. İnsanlar kulaktan duyma şeylerle, gerçeği yaşamadan bilmeden hakkında çok dedikodu yaptılar.
Tevfik rahmetlinin vurulup geldiği yılın ertesi sene, vurulduğu, olayın geçtiği, Çivril’in Çıtak Kasabası’na Hamdi Ağa’nın biçerine ekin bitene kadar şöfor olarak gittim. Ben biçerdöğeri hazırlarken baktım Çıtaklılar yanıma toplandılar. Biçer sahibinin oğlu Hüseyin Oruç da vardı. Hüseyin Oruç, Çıtaklı hemşerilerine, “Geçen sene Başçavuşun vurduğu adamın hemşehrisi.” diye beni tanıttı.
Çıtaklılar:
-Öyle mi? Hiç uğruna, vuruldu. diye konuşmaya başladılar.
Ben de merak ettim. Bir taraftan biçerin ayarlarını yapıyom, bir taraftan da anlatılanları dinliyom.
Anlattıklarına göre, Karakol Başçavuşu ile Çıtaklı Faik Bey diye bir zat varmış. İkisi çok samimi imiş. Aralarından su sızmazmış. Tevfik rahmetlinin vurulduğu gün Başçavuş kahveye geliyo, elinde mavzer ilen. Çok sevdiği sıkı dostu Faik Bey’e kalabalığın içinde bir el ateş ediyo, vuramıyo. Kahvede kim varsa çil yavrusu gibi korkudan sağa sola kaçışıyo. Ortalıkta kimsecikler kalmıyo.
Başçavuş kahveden çıkıp, elinde mavzer, Hamdi Ağa’nın dükkanın yanına bir sandalye çekip oturuyo. Hamdi Ağa’nın dükkanının karşısında iki katlı bir oda var. Millet odanın yanına, arkasına sığınmış. Bir kısmı Çivril’e Jandarma Komutanına telefon etmişler, Jandarma Komutanını bekliyolar.
Halkın korkup canını korumak için kaçtığı saklandığı odanın arkasından Çivril, Çal, Denizli yolu geçiyo. İşte tam bu olay üzerine o yoldan Rahmetli Tevfik ve Aptil Öztekin geliyo. Kalabalığın yanından geçiyolar. Sonra merak edip, oturan Başçavuşun önünden harmanlayıp, başçavuşu sol arkasına alıp, geri geri gelerek pikabı durduyo. Tevfik Rahmetli kapıyı açıp iniyo. Başçavuş’a bişeyler soruyo. Başçavuş elinin tersiye git diye işaret ederken, sol eliyle pikabın kapısından tutup, nişan almadan tetiğe basıyo. Tevfik Rahmetli oraya yığılıp kalıyo. Aptil Öztekin’de üzerine yığılıp şok geçiriyo, bayılıyo. O korkup kaçan halk, Başçavuşun üzerine atlayıp silahı elinden alıp yakalıyolar, bağlıyolar. Hatta ben:
-Bu insan vurulmadan önce niye yakalayıp bağlamadınız? Pikap harıl harıl yanınızdan geçiyo, niye uyarmadınız? diye tepki gösterdim.
Çoğu:
-Kumandanla Faik Bey’in meselesi, bizle bir sorunu yoktu ki. Birde kafayı tırlattığını, hemşehrini vurunca anladık, uyandık ama iş işten geçti.” dediler.
Sonra Çivril’den Jandarma Komutanı askerlerle geliyo. Kalabalığa:
-Kim bağladı ulan Başefendiyi! diye bağırıyo.
Çivrilliler, “Biz de ona bağırdık.” dediler. “Şu yerde kanlar içinde yatan Babayiğide bak!” diye.
Allah kimseyi akıldan yoksun etmesin. Başçavuş’un piskolojisi çok bozulmuş. Halüsülasyonlar görmeye başlamış. Kendi kendine kurup çözüp zihninde beyninde senaryolar kurmaya başlamış. “Faik Bey benimle niye dost? Bu benim hanım için dost…” diye akıl hastalığına yakalanmış. Bu düşünceyi, endişeyi içinde büyütüp çıkmaza girmiş ve bu yüzden ne yaptığını bilememiş. Tevfik rahmetli biçer çalıştırmak için geldikleri Denizli Çıtak’ta başçavuşun hastalığının kurbanı olmuş. Çıtaklılar, “Başçavuş hapiste dahi yatmamış.” demişlerdi.
AĞIDI
Ekinler geldi biçer yürüdü,
Denizli’yi Karaduman ( Aydın Ovasını da duman) bürüdü,
Vurdu başçavuşta omzum çürüdü,
Sebebim sebebim biçer sebebim.
Emirdağına acenta açtım,
Ecelin elinden Denizli’ye kaçtım,
Çıtak ovasına kanımı saçtım,
Sebebim sebebim biçer sebebim.
Adımı sorarsan Tevfik Ertorun,
Mezara sığmıyor salıncak boyum,
Vurdu başçavuşta akıttı kanım,
Sebebim sebebim biçer sebebim.
(Refikalem böyle yazmış yazımı.)
Kaynak: Halis Erenoğlu Anıları
Devamını Oku

TÜRK’ÜN UĞURLU AYI AĞUSTOS

TÜRK’ÜN UĞURLU AYI AĞUSTOS
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Ağustos ayında  milletimizin gerçekleştirdiği zaferler;
26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi
11 Ağustos 1473 Otlukbeli Zaferi
23 Ağustos 1514 Çaldıran Zaferi
24 Ağustos1516 Mercidabık Zaferi
29 Ağustos 1521 Belgrad’ın Fethi
29 Ağustos 1526 Mohaç Zaferi
1 Ağustos 1571  Kıbrıs’ın Fethi
5 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi
23 Ağustos 1921 Sakarya Meydan Savaşı’nın başlaması
26-30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz …
Türk milleti geçmişinde Ağustos ayını zafer ve fetihlerle süslemiştir.
Bir Ağustos gününde Sultan Alparslan’ın emir komutasındaki Türk askerleri Anadolu’nun kapı kilidini açarken yine bir Ağustos gününde Gazi Mustafa Kemal’in emir komutasındaki Türk askerleriyle kazanılan zaferle Anadolunun kapı kilidi düşmana tamamen kapatmıştır. 30 Ağustos 1922 günü kazanılan zafer sonunda Lozan Antlaşması yapılmış ve Anadolu Türkiye Cumhuriyetine ilelebet tapulanmıştır. Topraklarımızda kirli emelleri olan devletlerin tamamı kurucu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra boş durmamışlardır. Anadoluyu parçalama hayallerinden hiç bir zaman vaz geçmeyen emperyalist batılı devletler tekrar Anadolu’nun kilidini Türklerin elinden almak ve hain emellerine ulaşmak için türlü entrikalara baş vurmaya devam etmişlerdir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşının baş aktörlerinden olan emperyalist ABD Ortadoğu’da kurduğu  siyonist soykırımcı İsrail ile planlarını uygulamaya devam etmektedir. Bölgemizdeki ülkelerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamış, avını yormuş, avlanma becerisini geliştirmiş ve kendini tatmin ede ede avını yemiştir. Hedefindeki ülkelerle de oynamaya devam etmektedir. Planlarını zamana yayan emperyalist ve siyonistler ülkemizde de Kurtuluş Savaşı sürecinde oluşan milli ruhu, Türklük şuurunu yok etmek için oyunlarına devam etmektedirler. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş sürecinde tekrar hatırlanıp pekiştirilen kavramları bir bir yok etmek için her yolu denemektedirler. ‘Türk, Türk Milliyetçiliği, Atatürk, Atatürk Milliyetçiliği, Ulus Devlet’ kelimeleri ve kavramları onları çok rahatsız etmektedir. Türk toplumundaki bu kavramlara inanmışlığı yavaş yavaş yok etmeye çalışıyorlar. Ne kadar başardıklarını siz değerli okurlarımın yorumuna bırakıyorum. Oyun oynadığı hedef ülkelerden biri olan Türkiye Cumhuriyetini yutmak için düğmeye basan emperyalist ve siyonistler 15 Temmuz 2016’da Türk milletinden okkalı bir şamar yediler ve 30 Ağustos 1922’ de kaybettikleri gibi yine kaybettiler.
Sorumuz şu dostlar: Bizim üzerimizdeki emelleri bitti mi?
Tabiki hep birlikte bitmedi diye haykırıyoruz. Dünya üzerinde milyonlarca insanın ve müslümanın kanını akıtarak soykırım yapan, oyun oynamaya, kendini tatmin etmeye devam eden hain emperyalist ve siyonist soykırımcıların taktiklerinden biriside ülkelerde besledikleri hainlerle bu amaçlarına ulaşmaktır. Büyük Kürdistan projesini hayata geçirip Ortadoğuda ikinci bir İsrail yaratmak isteyen emperyalistler Irak’ta ve Suriye’de bu amacına büyük ölçüde ulaşmıştır. İran’da ve Türkiye’de bu amacına ulaşmak için oyun oynamaya devam etmektedir. Hain Abdullah Öcalan ve kanlı terör örgütü PKK bu projenin en önemli maşasıdır. Emellerine ulaşmak için oyun kurmayı çok iyi bilen emperyalist, siyonist ve soykırımcı ABD ile İsrail, kurdukları oyunun oyuncağı olan Abdullah Öcalan ve PKK ile oyunlarına devam etmektedirler. Avı yorup, avlanma becerilerini geliştirip kendilerini tatmin ettikten sonra avlarını yemeyi düşünüyorlar. Bu nedenle Türk milleti olarak uyanık olmalıyız, değerlerimize sıkıca sarılmalıyız. Ruhlarımızdan yok edilmeye çalışılan ‘Türk, Türk Milleti, Türk Milliyetçiliği, Atatürk, Atatürk Milliyetçiliği, Ulus Devlet’ kavramlarına sım sıkı sarılmalıyız. Yol yakınken sarılmaya devam etmeliyiz ki oynanan ve bundan sonra oynanmaya devam edilecek oyunların bize zararı olmasın. Yol uzaklaşırsa dostlar üzgünüm ki tekrar Ağustos zaferlerini yaşamak zorunda kalacağız.
Recep Cansu            /           AVRUPAPRESS
Devamını Oku

Belçika’da 1 Ağustos 2026’dan İtibaren Neler Değişiyor?

Belçika’da 1 Ağustos 2026’dan İtibaren Neler Değişiyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bilgin  Ozcifci// BELCİKA

Enerjiden iş sözleşmelerine, logopedi hizmetlerinden spor yayınlarına, Brüksel’de çevre ve kamu düzenini bozan davranışlara uygulanacak ağır vergilere kadar birçok yeni düzenleme 1 Ağustos’ta yürürlüğe giriyor. Bazı değişiklikler Belçikalıların günlük yaşamını, bazıları ise doğrudan bütçesini etkileyecek.

Belçika’da hemen her ayın başında olduğu gibi, 1 Ağustos 2026 itibarıyla da bir dizi yasal, idari ve ticari düzenleme yürürlüğe giriyor. Bazı değişiklikler enerji ve çalışma hayatı gibi ülke genelini ilgilendirirken, bazıları hastaları, VOO abonelerini veya yalnızca Brüksel Belediyesi sınırları içinde yaşayanları ve kenti ziyaret edenleri ilgilendiriyor. Peki, 1 Ağustos’tan itibaren neler değişiyor?

1. Doğalgaz ve kalorifer yakıtında vergi artıyor, elektrikte düşüyor
Ağustos ayının en dikkat çekici değişikliklerinden biri doğrudan hanelerin enerji faturalarını ilgilendiriyor.

1 Ağustos 2026’dan itibaren federal hükümet enerji üzerindeki vergi politikasını değiştiriyor.

Doğalgaz ve kalorifer yakıtı üzerindeki özel tüketim vergileri artırılırken, elektrik üzerindeki vergi yükü azaltılıyor.
Hükümetin amacı, fosil yakıt kullanımını kademeli olarak daha az cazip hale getirirken elektrik kullanımını teşvik etmek. Özellikle ısınma sistemlerinin gelecekte daha fazla elektrik temelli hale getirilmesi hedefleniyor. Yeni düzenlemenin ortalama bir aile üzerindeki etkisi ise şöyle hesaplanıyor: Yılda yaklaşık 17 MWh doğalgaz tüketen bir hanenin doğalgaz faturası yıllık yaklaşık 18,17 € artacak.

Buna karşılık yılda yaklaşık 3,5 MWh elektrik tüketen aynı hane, elektrik vergisindeki indirim sayesinde yaklaşık 12,64 € tasarruf edecek.

ki değişiklik birlikte değerlendirildiğinde, örnek bir hanenin toplam enerji faturasında yıllık yaklaşık 5,50 € net artış yaşanacak.

Dolayısıyla kısa vadede mali etkisi sınırlı görünse de düzenlemenin asıl önemi hükümetin uzun vadeli enerji politikasında yatıyor. Belçika, enerji üzerindeki vergi yükünü kademeli olarak fosil yakıtlardan elektriğe geçişi teşvik edecek şekilde yeniden düzenliyor. Reformun daha önce yürürlüğe girmesi planlanmıştı ancak parlamentodaki yasama sürecinin uzaması nedeniyle uygulama 1 Ağustos’a ertelendi.

2. Yeni işe başlayanlar için ilk altı ayda ihbar süresi bir hafta
Çalışma hayatındaki değişiklik ise yaz döneminin en önemli sosyal düzenlemelerinden biri.

1 Ağustos 2026’dan itibaren uygulanmaya başlayan iş sözleşmelerinde, çalışma ilişkisinin ilk altı ayında ihbar süresi bir hafta olacak.
Yeni düzenleme hem işveren hem de çalışan açısından geçerli olacak.

Bugüne kadar ihbar süreleri çalışanın kıdemi arttıkça kademeli biçimde yükseliyordu. Örneğin çalışan kendi isteğiyle işten ayrıldığında ilk üç ay içerisinde bir haftalık ihbar süresi uygulanırken, üç ila altı aylık kıdem arasında bu süre iki haftaya çıkabiliyordu. Yeni sistem çok daha basit:

İlk altı ay boyunca ihbar süresi: 1 hafta.

Düzenleme 21 Mayıs 2026’da kabul edildi, 15 Haziran 2026’da Belçika Resmî Gazetesi’nde yayımlandı ve 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giriyor.
Deneme süresi geri mi dönüyor?
Yeni uygulama şimdiden tartışmalara neden olmuş durumda. Bazı sendikalar ve sosyal taraflar düzenlemeyi, Belçika’da 2014 yılında işçi ve memur statülerinin uyumlaştırılması kapsamında kaldırılan deneme süresinin dolaylı olarak geri dönüşü şeklinde değerlendiriyor.
Ancak iki sistem arasında önemli bir hukuki fark bulunuyor. Eski deneme süresinin geçerli olabilmesi için iş sözleşmesinde açıkça belirtilmesi gerekiyordu. Yeni sistem ise şartları karşılayan iş sözleşmelerinde doğrudan yasadan kaynaklanıyor.

Federal hükümet, özellikle gençlerin işe alınmasını kolaylaştırmayı, işverenlerin yeni personel istihdam etme konusundaki çekincelerini azaltmayı ve art arda yapılan geçici sözleşmelerin önüne geçmeyi amaçladığını savunuyor. Sendikalar ise çalışanların kariyerlerinin ilk aylarında daha güvencesiz hale gelebileceği görüşünde.
3. Logopedi seansları artık görüntülü görüşmeyle de yapılabilecek

Belçika’da sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesi devam ediyor.
1 Ağustos 2026’dan itibaren logopedistler belirli koşullar altında hastalarıyla görüntülü görüşme yoluyla seans yapabilecek.

Covid-19 salgınından bu yana doktorlar uzaktan görüşme sistemini yaygın biçimde kullanıyordu. 1 Temmuz 2026’dan itibaren fizyoterapistler ve ebeler için de belirli uzaktan sağlık hizmetleri kalıcı hale getirilmişti. Şimdi bu sisteme logopedi de dahil oluyor. Ancak uygulamanın önemli şartları var.
lk görüşmenin mutlaka yüz yüze yapılması gerekiyor.

Daha sonra hasta art arda en fazla 10 seansı görüntülü görüşme yoluyla gerçekleştirebilecek.
Dört yaşından küçük çocuklar için uzaktan logopedi seansı yapılamayacak. Ayrıca şu işlemlerin yüz yüze yapılması zorunlu olacak: değerlendirme seansları, bilanço ve durum tespit seansları, grup seansları. Hastanın uzaktan tedaviyi kabul edip etmeme konusunda seçim hakkı da korunuyor. Federal Sağlık Bakanı Frank Vandenbroucke’a göre yeni sistem, özellikle ulaşım veya yoğun program nedeniyle randevuya gelmekte zorlanan hastaların tedavisinin kesintiye uğramasını önlemeye yardımcı olacak. Aynı zamanda sağlık çalışanlarının karşılaştığı randevuya gelmeme sorunlarının da azaltılması hedefleniyor.
4. Brüksel’de çevreyi kirletmenin bedeli ağırlaşıyor: Kaçak çöpe 1.000 €, sokağa idrar yapmaya 400 €

Brüksel’deki değişiklik ise kurallara uymayanların cebini ciddi biçimde yakabilir. Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor:

Yeni tarifeler Brüksel Bölgesi’nin 19 belediyesinin tamamında değil, yalnızca Brüksel Belediyesi sınırları içerisinde uygulanacak.

1 Ağustos 2026’dan itibaren Brüksel Belediyesi, kamu temizliği ve çevreyi kirleten davranışlara karşı çok daha ağır vergi tarifeleri uygulamaya başlıyor.

Kaçak çöp

Standart kaçak çöp dökme tarifesi:

500 €/m³’ten 1.000 €/m³’e yükseliyor.

1.000 €/m³ yerine 2.000 €/m³ uygulanacak.

Kurallara aykırı çöp torbaları
Kamuya açık alana izinsiz veya uygun olmayan bir çöp torbası bırakmanın bedeli:

150 €’dan 400 €’ya yükseliyor.

Yasal çöp torbasının yanlış yerde veya izin verilen saatler dışında çıkarılması durumunda ise:

torba başına 200 € uygulanabilecek.

Kurallara aykırı şekilde bırakılan kartonlar için de m³ başına 200 € alınabilecek.

Grafiti

İzinsiz grafiti ve tag uygulamalarının bedeli iki katına çıkıyor:

500 €/m² yerine 1.000 €/m².

Kamuya açık alanda idrar yapmak

Sokakta veya kamuya açık başka bir alanda idrar yapmanın bedeli de:

250 €’dan 400 €’ya yükseliyor.

Sigara izmariti, sakız ve tükürmek

Yere sigara izmariti veya sakız atmak ya da kamuya açık alana tükürmek ise

200 €’ya kadar mal olabilecek.

Brüksel Belediyesi bu sertleşmeyi, kent temizliğinin giderek artan maliyetiyle gerekçelendiriyor. 2025 yılında atıkların temizlenmesi ve işlenmesinin belediyeye yaklaşık 2 milyon € maliyeti olduğu belirtiliyor. Bunun yaklaşık 600.000 €’luk bölümü, toplam 1.891 ton kaçak atığın kaldırılması için harcandı. Yeni yaklaşım aslında oldukça basit bir mesaj içeriyor: “Kirleten öder.”

5. VOOsport ve VOOsport World sona eriyor: Orange Sports geliyor

Sporseverleri ilgilendiren önemli bir değişiklik de televizyon yayınlarında yaşanıyor.

1 Ağustos 2026’dan itibaren VOO’nun VOOsport ve VOOsport World paketleri sona eriyor.

Bu paketlerin yerini:

Orange Sports alacak.

Yeni spor paketinin oldukça geniş bir yayın içeriğine sahip olması planlanıyor. Bunlar arasında:

Belçika Jupiler Pro League,

İngiltere Premier League,

Almanya Bundesliga,

İspanya La Liga,

İtalya Serie A,

Fransa Ligue 1,

NBA,

NFL,

ATP 500 ve ATP Masters 1000 tenis turnuvaları,

hokey,

golf,

boks

ve çeşitli uluslararası spor organizasyonları bulunuyor.

Orange Sports’un açıklanan abonelik fiyatı:

aylık 25 €.
Ancak VOO müşterileri için başlangıçta ücretsiz bir tanıtım dönemi uygulanacak.

Orange Sports, 30 Eylül 2026 dahil olmak üzere ücretsiz sunulacak.

VOOsport veya VOOsport World paketine hâlihazırda abone olan müşterilerin ise kendi abonelik koşullarını kontrol etmelerinde yarar var. Geçiş koşulları mevcut abonelik türüne göre farklılık gösterebilir.

6. 2 Ağustos’ta Avrupa Yapay Zekâ Yasası’nda yeni dönem

Bu değişiklik tam olarak 1 Ağustos’ta değil, 2 Ağustos 2026’da yürürlüğe Avrupa Birliği’nin yapay zekâyı düzenleyen kapsamlı mevzuatı AI Act – Avrupa Yapay Zekâ Yasası’nın yeni hükümleri uygulanmaya başlanıyor.

elçika da diğer tüm AB üyesi ülkeler gibi bu düzenlemelerden doğrudan etkileniyor. Yeni dönemde özellikle bazı yapay zekâ sistemleri ile yapay zekâ tarafından üretilen veya manipüle edilen içeriklere ilişkin şeffaflık yükümlülükleri önem kazanıyor.

Şirketler, kamu kurumları, medya kuruluşları, dijital platformlar ve yapay zekâyı profesyonel amaçlarla kullanan kuruluşlar açısından Ağustos 2026, Avrupa’nın yeni yapay zekâ hukukunun aşamalı olarak uygulanmasında önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.

Peki asgari ücret?

Burada sıkça karıştırılan bir konuya da açıklık getirmek gerekiyor.

Belçika’da garantili ortalama aylık asgari gelir – RMMMG gerçekten de: aylık brüt 2.233,61 €’ya yükseltildi.

Ancak bu artış 1 Ağustos’ta değil, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi.

Dolayısıyla asgari ücret artışını 1 Ağustos’ta başlayan yeni bir düzenleme olarak sunmak doğru değil. Çalışanlar elbette Ağustos ayında da yeni tutardan yararlanmaya devam edecek.

Özetle: Ağustos Belçika’da neyi değiştiriyor?

1 Ağustos 2026, Belçika’da günlük yaşamı doğrudan ilgilendiren bir dizi değişikliğin başlangıcı olacak. Enerjide vergi politikası, doğalgaz ve kalorifer yakıtı gibi fosil kaynaklardan elektriğe geçişi teşvik edecek şekilde yeniden düzenleniyor.

Çalışma hayatında yeni işe başlayanlar açısından ilk altı aylık dönem daha esnek hale geliyor ve iş sözleşmesinin sona erdirilmesinde bir haftalık ihbar süresi uygulanıyor. Sağlık sektöründe logopedi hizmetleri dijitalleşerek görüntülü seans dönemine giriyor. Brüksel Belediyesi ise kaçak çöp, grafiti, uygunsuz çöp torbaları ve kamuya açık alanlarda çevreyi kirleten davranışlara karşı çok daha ağır bir mali yaptırım politikası uygulamaya koyuyor.

Spor yayınlarında VOOsport dönemi kapanırken Orange Sports dönemi başlıyor. Bir gün sonra, 2 Ağustos’ta ise Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Yasası’nın yeni hükümleri devreye giriyor. Bu değişikliklere tek tek bakıldığında bazıları teknik düzenlemeler gibi görülebilir. Ancak hepsini bir arada değerlendirdiğimizde daha geniş bir dönüşüm ortaya çıkıyor:

Enerjide elektrifikasyonu teşvik eden, iş piyasasında esnekliği artıran, sağlık hizmetlerini dijitalleştiren, çevreyi kirletenlere “kirleten öder” ilkesini daha sert uygulayan ve dijital ekonomiyi yeni kurallarla düzenleyen bir Belçika.

Bilgin  Ozcifci          /          AVRUPAPRESS

 

Devamını Oku