DOLAR 47,2402 0.04%
EURO 54,0195 0.17%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 3104660-0,50%
Ankara
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
Hamam Mahallesinde Bizim Evdeki Hayalet
326 okunma

Hamam Mahallesinde Bizim Evdeki Hayalet

ABONE OL
juillet 23, 2026 09:17
Hamam Mahallesinde Bizim Evdeki Hayalet
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Bilgin Ozcifci   /   BAYAT
Babam Almanya’da çalışır, yaz aylarında yıllık izne gelirdi. Onun geleceği günü neredeyse bir yıl boyunca beklerdik. Tarih yaklaştığında ev baştan aşağı temizlenir, en güzel elbiselerimiz hazırlanırdı. Babamın geleceği gün hepimiz bayram sabahı gibi erkenden kalkar, özenle giyinir ve heyecanla yolunu gözlerdik.
Ben daha çocuktum. Babam her gelişinde bana sanki başka bir adam gibi görünürdü. Yüzü tanıdık, sesi tanıdıktı ama uzun süre ayrı kaldığımız için ilk günlerde ona biraz çekinerek yaklaşırdım. Tam babama alıştığım, yanında rahatça oturup konuşmaya başladığım günlerde ise izni biter, yeniden Almanya’ya dönme vakti gelirdi.
Yine de o evdeyken kendimi çok güçlü hissederdim. “Babam geldi!” diye sokaklarda başım dik yürürdüm. Sanki babamın gelmesiyle yalnızca evimiz değil, bütün mahalle değişirdi. Dünyanın en güçlü, en güvende çocuğu benmişim gibi gelirdi.
Bir akşam erkenden yatmıştık. Ağabeyimle ben aynı yastıkta, aynı yorganın altında uyurduk. Ben genellikle ortada yatardım. Dışarıda yağmur yağıyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde büyük bir şimşek çaktı, ardından gök öyle bir gürledi ki korkuyla uyandım.
Odanın içi alaca karanlıktı. Annemle babamın yattığı odaya gitmek için yorganın altından çıktım. Tam kapıya doğru yönelecekken duvarda duran bir şey dikkatimi çekti.
Şapkalı, ceketli ve pantolonlu bir adam bana bakıyordu!
İlk anda onun babam olduğunu sandım. Fakat adamın ayakları yere basmıyordu. Yerden yarım metre kadar yukarıda, duvarın üzerinde öylece duruyordu. Kollarım, bacaklarım titremeye başladı. Ne bağırabiliyor ne de yerimden kıpırdayabiliyordum. Karşımda gerçekten bir hayalet olduğuna inanmıştım.
Sabah olunca korktuğum şeyin sırrı ortaya çıktı. Meğer babam pantolonuyla ceketini duvardaki askıya asmış, askının üzerine de şapkasını koymuştu. Gecenin karanlığında, şimşeklerin aydınlattığı odada elbiseler bana duvarda asılı duran bir adam gibi görünmüştü.
O gece evimizde hayalet yoktu belki… Ama uzun zaman sonra evine dönen babamın ceketi, pantolonu ve şapkası, küçük bir çocuğun hayalinde unutulmaz bir hayalete dönüşmüştü.
Aradan yıllar geçti. Şimdi o geceyi hatırladığımda korkudan çok içimi sıcak bir özlem kaplıyor. Çünkü duvardaki o “hayalet”, aslında babamın eve geldiğinin, evimizin yeniden tamamlandığının sessiz bir işaretiydi.
Mustafa ARI
Bilgin  Ozcifci       /      AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP