DOLAR 47,2053 0.06%
EURO 53,9612 0.1%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 31265373,29%
Ankara
26°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
Şualar….
1549 okunma

Şualar….

ABONE OL
juillet 20, 2026 13:21
Şualar….
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Yani: Herşeye kadîr öyle bir kudreti var ki; bütün eşyayı ihata etmiş ve Zât-ı Vâcibü’l-Vücud’a lüzum-u zâtî ile ve fenn-i mantık tabirince zaruriyet-i nâşie ile lâzımdır, vâcibdir, infikâki muhaldir, imkânı yoktur. Madem böyle bir lüzumla böyle bir kudret Zât-ı Akdes’tedir, elbette onun zıddı olan acz hiçbir cihetle içine giremez, Zât-ı Kadîr’e ârız olamaz. Madem birşeyde mertebelerin bulunması, onun zıddı içine girmesi iledir. Meselâ; hararetin derece ve mertebeleri soğuğun girmesi ve güzelliğin ise çirkinliğin müdahalesi ile olması ve bu zâtî kudrete zıd olan acz, ona yanaşması hiçbir cihetle imkânı yok. Elbette o kudret-i mutlakada mertebeler bulunmaz. Madem mertebeler onda bulunmaz; elbette o kudrete nisbeten yıldızlar, zerreler müsavi ve cüz’ ve küll ve bir ferd ve bütün nevi o kudrete karşı farkları yoktur. Ve bir çekirdek ve koca ağacı ve kâinat ve insan ve bir nefsi diriltmesi ve haşirde bütün zîruhların ihyası, o kudrete nisbeten müsavidirler ve kolaydır. Büyük-küçük, az-çok; farkı yoktur. Bu hakikata kat’î şahid, hilkat-i eşyada gördüğümüz kemal-i san’at, nizam, mizan, temyiz, kesret, sür’at-i mutlakada suhulet-i mutlaka ve tam kolaylıktır.
Şualar – 657
Sevket Hoca       /        AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP