Yeniden Büyük Türkiye’nin kurulmasında vazife alacak 4. kütle ise Teknik Elemanlarımızdır. Bunlar: Mühendisler, Ekonomistler, Maliyeciler bütün bu teknik elemanlar Yeniden Büyük Türkiye’nin Kuruluşunda çok önemli rol oynayacaklardır.
Müslümanlardanım demek, ispat ister. Bu ispatla ilgili esas şudur.
Nisa 135:
« Ey îman edenler, adaleti titizlikle ayakda tutan (haakim) ler ve Allah için şâhidiik eden (insan) lar olun. (O hükmünüz veya şâhidliğiniz) velev ki kendinizin veya ana ve babalar (ınız) ın ve yakın hısımlar (ınız) ın aleyhinde olsun, (isterse onlar) zengin veya fakir bulunsun. Çünkü Allah ikisine de (sizden daha) yakındır (ve hallerini sizden iyi bilicidir). Artık siz (hakdan) dönerek (keyf-ü) hevanıza uymayın. Eğer dilinizi eğib büker (hakkı olduğu gibi söylemekden çekinir) veya (büsbütün ondan) yüz çevirseniz şübhe yok ki Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdârdır. »
Nisa 135: “Ey iman edenler; Allah adına Kur’an’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler, Allah için doğruları konuşan şahitler olarak, sosyal, siyasi, ekonomik ve idari düzeni adaletle yaşatan, ayakta tutan, sosyal adaleti, sosyal güvenliği sağlayan, refah payını artırarak dengeli dağıtan kıvamda bir topluluk olun. Kendinize, yandaşlarınıza, anne ve babanıza, akrabalarınıza da, aleyhinizde olsa bile, İslam’ın kurallarını aksatmadan uygulayın. Zengin ve fakir de olsalar uygulamada ayırım gözetmeyin; şunu bilin ki, Allah onlara sizden daha yakındır. Haktan ve adaletten ayrılarak şahsi arzu ve ihtiraslarınızın esiri olmayın. Dilinizi eğip bükerek, doğru, adil idarecilik ve şahitlik etmezseniz; idarecilikten ve şahitlik etmekten çekinirseniz, bilin ki, Allah işlediğiniz gizli açık bütün amellerden haberdardır.” Hak ve adaleti gözeten, İslam’ca düşünüp, İslam’ca olan bir düzeni ayakta tutmak için mücadele eden kıvamda bir topluluk olmak “Müslümanlardanım” demenin en güçlü ispatıdır. Eğer Müslümanlar, böyle kıvamda bir topluluk değillerse, “Müslümanlardanız” demelerinin hiçbir anlamı olmaz. Müslüman bir toplumun kıvamda bir ümmet olması yedi şeyle mümkündür. Kıvamda Müslüman bir toplum; 1. Materyalist değil maneviyatçı olur. 2. Faizci Kapitalist düzeni değil, Adil Düzeni benimseyip savunur ve ikamesi için cihat eder. 3. İslam temeline dayanan bizim medeniyetimizin diğer medeniyetlerden, Batı medeniyetinden üstün olduğunu bilir. 4. Yeni bir saadet dünyasının İslam ile kurulmasını zorunlu görür. 5. Bulunulan tarihi noktada Türkiye’nin tarihteki şerefli yerini yeniden alması şuuruna sahiptir. 6. Uyanık ve şuurlu olur, işbirlikçilere destek olmaz. 7. Güncel yanılgıya aldanmaz, güncel yanılgının AKP’nin de maneviyata hizmet ettiği zannına kapılmak olduğunu bilir ve tedavisi için gece gündüz çalışır.
İslam, insan için en büyük saadettir. İslam’ın getirdiği hak, adalet ve ahlâk prensiplerini hayata ikame etmek dışında bütün yollar, insanı helak olmaya götürür.
Bayram,Allah’tan kuluna en büyük ikramdır. Bayramımız
Metabet saadetimize ve vuslatımıza vesile olsun. Bütün yıl boyunca bütün hayırlar sizin olsun.
« TEMEL ESASLAR ŞUNLARDIR;
Bir kavim saadet bulamaz kendisini ıslah etmedikçe.
Aziz Milletimize sesleniyorum. Eski devir kapandı. Futbol takımı tutarmış gibi sen sağcısın ben solcuyum bu boş lafları bırakın. Hak’ta birleşelim. Geliniz insanlığa en hayırlı hizmeti yapalım.
İkinci temel esas şudur:
Bir kavmin içinde Hak’kı tebliğ eden, Hak’kı tebliğ eden bir zümre bulunursa, Allah (c.c.) o zümreye hidayet verir. Onların yüzü suyu hürmetinede o kavme saadet verir. Bundan dolayıdır ki inananların Hak’kı tavsiye eden sıfatını kazanmaları gerekir. Buda ancak canla başla çalışmayla mümkündür.
Üçüncü temel esas şudur:
Üzülmeyin, gevşemeyin inanıyorsanız üstünsünüz. Bundan dolayıdır ki bâtılların hepsi yok olacaklardır. Biz burda değişmez kanunları konuşuyoruz. İnanıyorsanız üstünsünüz yoksa başkasını taklid ediyorsanız uşaksınız.
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.
Dördüncü temel esas da budur.
Beşinci temel esas da:
Allah (c.c.) nurunu tamamlayacaktır. »
Milli Görüş Saadet Partisi Genel Başkanı
Cennet Mekan
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
ŞİFA KERVANI
SELAMET KERVANI
UMUT KERVANI SAADET
Her dakika dünyada bin bir türlü vahşetle haksızlık ve zulümlerle karşılaşıyoruz ve bir insan bir müslüman olarak içimiz sızlıyor değil mi.? İşte bu manzara karşısında kayıtsız kalamayacağımız için, bu hususta bizim davamızın asıl gayesi, bu çirkinlik adına ne varsa hepsini yeryüzünden kaldımaktır. Hakkın dünyaya hakim kılınıp kimsenin acı çekip haksızlığa zulme uğramamasıdır. Aslında bu cihaddır ve ALLAH her müslümana bu görevi vermiştir.Bizim bu çabamız hakkın bize verdiği görevi yerine getirme, onun rızasını kazanma ve insanlığı da saadete kavuşturma çabasıdır. Peygamberimizin tarif ettiği gibi biz bir bedenin azaları gibiyiz. Biz bir bedeniz Gövdemiz Türkiye, başımız Filistin, kollarımız Suriye, Irak, Doğu Türkistan ayaklarımız Myanmar ve Arakan. Nerde bir acı nerde bir haksızlık zulüm varsa bizim bir yanımızdır orası. Bu yüzden Bedenimiz sıhhatta değil, heran acı ve sızı içinde kıvranıyoruz. Bu acı ve sızılar içinde kanayan yaralarımızla biz bir kervan yürütmeye çalışıyoruz bu kervan ki ulaştığı yere şifa götürsün. Selamet ulaştırsın insanlığa bu dünyanın varoluş gayesi iyiliğe yelken açan insanlık için, ve gittiği yerlere insanlık demek varmış dedirtsin, Umut güvercinleri uçurtsun seviç çığlıkları attırsın.Ve bununla birlikte hayat ve sonsuz saadet islamlaymış dedirtsin insana ve toplumumuza. Hatta tüm toplumlara zarar veren, tüm insanlığın kanser hücresi (zina, faiz, livata, içki, kumar v.b.)
olan zararlı unsurlarla savaşan, Irkçılıkla savaşan bir kervan.
İŞTE BU KERVAN SAADET KERVANIDIR.
Gelin kardeşler hepbirlikte yürüyen bu kervana katılıp dünya ve ahiret saadetine kavuşabilelim. Bu kervanda benimde katkım olsun yarın ahirette ALLAH teala sorunca sana verdiğim hak dava mücadelesi, yani cihad davasında ne yaptın dediğinde benimde şu kadarcık payım oldu rabbim, diyebilmek için elimizi uzatalım. Hak dava hep garip gelmiş garip gidiyor. Hz. Adem’den bu yana hakka sahip çıkanlar hep azınlıkta kalmamış mı? Yolumuz doğru, yolumuz hak olsunda varsın azınlık olsun. Gelin bizde azınlığa girelim, gelin infak edelim bu yolda canımızla infak, malımızla infak.Yeterki rabbimize verecek sağlam bir cevabımız olsun. kervanımıza bütün iman edenleri davet ediyoruz. Bu bir NUH’un gemisi misali ahir zamanda bir kurtuluş kervanıdır. Haydi hep birlikte katılalım bu kervana.Sizi bu yolda infak etmeye ALLAH’ın emrine davet ediyoruz. O zamanlar Nuh’un gemisine binenler kurtulmuştu, bu zamanda ise hak davaya maddi manevi katkısı olanlar kurtulabilir. Kullar arasında bu imtihanı kazanmak için çalışanlar olduğu gibi kaybetmek için yorulanların olduğuda bir vâkadır.
Bu imtihanın sahibi Allah(c.c.)’dır, dersi İslamdır, kitabı Kur’an-ı Kerim’dir, öğrencisi insandır, öğretmeni ise Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ‘dir.
Bu imtihanda başarımız Allah(c.c.)’ın rızasını kazanmaktır. Beraatimiz ise müslüman olarak ölebilmektir. Çünkü emir böyledir.
Bütün insanlığın ve İslâm aleminin ve izzetli milletimizin Kurban Bayramı mübarek olsun.
Selam ve dua ile.
Muharrem Bozçal
Saadet Avrupa
Brüksel Bölgesi
Halkla İlişkiler ve STK Başkanı
Allah(c.c.), günün feyzi, bereketini size ve ailenize ihsan eylesin. Sağlıklı, hayırlı ve müreffeh bir hayat ihsan eylesin.
Muharrem Bozçal
Makale Yazısı
AvrupaPress
11 Haziran 2024
Yeniden Büyük Türkiye Serisi