DOLAR 46,2563 0.07%
EURO 53,6270 -0.14%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 29328003,87%
Ankara
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
Bebeklikten Yetişkinliğe Bağlanma
2285 okunma

Bebeklikten Yetişkinliğe Bağlanma

ABONE OL
janvier 27, 2022 21:46
Bebeklikten Yetişkinliğe Bağlanma
1

BEĞENDİM

ABONE OL
 Merhaba Sevgili Okur,
   İlk yazımı psikoloji bölümünü okurken en çok dikkatimi çeken ve hepimizi ilgilendiren bir konu hakkında yazmak istedim: bağlanma. Peki nedir bağlanma ve bizi nasıl etkiler? Gelin bunu beraber inceleyelim.
   Bağlanma bebeklikte birincil bakıcının -bebeğin bakımını üstlenen kişi, ki bu genelde annedir- dokunmasıyla başlayan ve yaşam boyu devam eden duygusal bağa denir. Oluşan bu bağ bebeğin hayatta kalabilmesi için önemlidir. Çünkü insanoğlu doğar doğmaz kendi gereksinimi karşılayabilecek şekilde dünyaya gelmemektedir. Bu süreçte onu koruyabilecek, gereksinimini yerine getirecek birine ihtiyaç duymaktadır. Ona ilgi ve sevgi duyan birincil bakıcı ve onunla kurduğu bağ onun hayatta kalmasını sağlamaktadır, böylelikle bebeğin ihtiyaçları da karşılanmaktadır. Bağ kurduğu kişinin ilgisi, sevgisi, gereksinim karşılama ve davranışlarındaki tutarlılığı bu süreçte önemlidir. Bebek için gerginlik yaratan ve stresli durumlarda, bebeğin anne tarafından rahatlatılması bebeğin güven duygusunu ve kendini sevilmeye değer görmesini olumlu yönde etkilemektedir. Aksi durumda ise bebeğin güven hissi olumsuz yönde etkilenir ve değersizlik hissi taşımasına neden olabilmektedir.
   Bağlanma; güvenlik duygusunu ve kişiliğin gelişimini etkilemektedir. Birincil bakıcının -anne- ilgisi, bebek ile göz kontağı kurması, dokunması, bebek ile kurduğu sözlü ve sözsüz iletişimi, ses tonu, ihtiyaçlarını giderme ve bunda tutarlı olması güvenli bağlanma için önemlidir. Bunları yapmayan/ yapamayan anne veya bebeğin ihtiyacına uygun olmayan şekilde karşılık verme güvensiz bağlanmaya neden olur.
   Kurulan bağın niteliği; ilerleyen zamanlarda kişinin kendini değerlendirişinde, arkadaşlık ve romantik ilişkilerinde, kişilik bozukluklarında, yeme bozukluğu, kaygı bozukluğu, depresyon gibi birçok alanda etkisini göstermektedir. John Bowlby (1907-1990) güvensiz bağlanmanın ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek rahatsızlıklarda belirleyici olabileceğini düşünürken, güvenli bağlanmayı ise sağlıklı olduğu şeklinde değerlendirilmiştir. Yapılan bazı araştırmalar, bağlanmaya dair görüşle; maddeyi kötüye kullanım, depresif bozukluk, kişilik bozukluğu, yeme bozukluğunun ilişkili olduğunu göstermiştir. Obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, sosyal fobi, panik bozukluk ile güvensiz bağlanma arasında bağ olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur. Türkiye’de yapılmış bir araştırma, borderline -sınırda- kişilik bozukluk ve depresyon olgularının erken dönemde güvensiz bağlanmış kişiler olduğunu göstermiştir. O nedenle kurulan bağın güvenli olması bebeğin sonraki dönemleri için de önemlidir.
Güvenli bağlanma görülen kişilerin ilişkilerinde doyum vardır ve ilişki içerisinde rahat hissederler. Güvensiz bağlanan kişiler ise, problemlerden sürekli bahsedebilir, duvar örme davranışında bulunabilir, ilişki içerisinde yoğun kaygı hissedebilir, yapışma davranışı gösterebilir. Bazı çalışmalar bebeklikte kurulan bağ ile yetişkinlikte kurulan bağın paralellik gösterdiğini söylemektedir.
Dünyayı tanımamızı, anlamlandırmamızı ve güvende hissetmemizi sağlayan, ilgi ve şefkat gösteren, en önemlisi bunlarda tutarlı ve süreklilik sağlayan annelerimize teşekkürler. Bir sonraki yazımda güvenli ve güvensiz bağlanmanın türleri ve bu konudaki deneylerden bahsetmek istiyorum.
Sevgiyle kalın.
Merve KON  /  AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP