Sigorta şirketleri, sigortalı araçların karıştığı trafik kazaları sonucu oluşan zararlardan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sorumlu olup bu zararları gidermekle yükümlüdür. Bu alacaklar temelde “Araç Değer Kaybı Tazminatı” ve “Hasar Tazminatı ile Bakiye Hasar Tazminatı” olarak sınıflandırılabilir. Yazımızın birinci bölümü araç değer kaybı tazminatı hakkındadır.
Araç Değer Kaybı Tazminatı
Kazaya karışan aracın kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki farklılıktır . Türkiye sigorta sektöründe 2011 yılından itibaren ilgi duyulan bir alan olmaya başlamıştır. Hasar görmüş motorlu bir araç, tam ve uygun onarılsa dahi orijinal özelliklerine kavuşamayabilir yada gizli hasarlar kalabilir ve gelecekte kendini gösterecek kusurlar için onarım masrafları doğabilecektir. Araçların karıştığı kaza olayları tramer kayıtlarına işlendiği için gizli hasar kalmasa dahi gizli hasar kalmış olabileceğine dair oluşan algı, haklı olarak piyasadaki benzer şartlardaki kazasız bir aracın tercih edilmesine yol açar. Bu sebeple tercih skalasında geri planda kalan hasarı onarılmış araç ile hiç hasar almamış araç arasındaki bedel farkı, değer kaybı olarak değerlendirilir. Başka bir deyişle, değer kaybına uğradığı ileri sürülen hadise nedeniyle piyasadaki emsalleri ile hasarı onarılmış araç arasında oluşan ve objektif ölçütlere göre belirlenen değer eksilmesidir. Yargıtay’ın yerleşik, istikrarlı içtihatlarına göre; Motorlu aracın kaza öncesindeki hasarsız piyasa rayiç değeri ile onarım piyasa rayiç değeri ile onarım sonrası piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak belirtildiği bilinmektedir.
Araç değer kaybı tazminatının talep edilebilmesi için, kazaya karışan diğer aracın kusurunun bulunması gerekmektedir. Kusur oranı kazaya karışan diğer araç/lar ile paylaşılıyorsa; değer kaybına konu miktar, kusur oranıyla orantılı olarak talep edilebilecektir. Talepte bulunan tarafa kusur atfının %100 olmaması kusur şartının sağlanması için yeterlidir. Başka bir deyişle %90 kusurlu olan tarafın dahi araç değer kaybı talebinde bulunması mümkündür çünkü %10 kusurlu olduğu tespit edilen karşı aracın sigorta şirketi, değer kaybı iddiasında bulunan tarafın aracının değer kaybı tutarının %10’unu karşılamakla mükelleftir.
Kaza sonucu aldığı hasar sebebiyle değer kaybına uğradığını iddia eden tarafın aracının, daha önce başka bir kazada aynı yerden hasarlanmamış olması gerekmektedir. Başka bir kaza sonucu onarılan parçaların tekrar onarılması halinde araç değer kaybı oluşmayacaktır.
Tek taraflı trafik kazalarında araç değer kaybı tazminatı talep edilmesi mümkün değildir. Zira uygulamada tek taraflı kazayı gerçekleştiren aracın tam kusurlu olduğu kabul edilir.
Araç değer kaybı tazminatı alacağına kavuşmak için tahkim ya da adli yargı gibi yasal süreçlere dahil olmak isteyen alacaklının ilk adımda sigorta şirketine talebini içerir yazılı bir başvuruda bulunması gerekir. Araç değer kaybı tazminatı, bir başvuru aracılığıyla talep edilmediği takdirde tahsil edilemez. Tazminat talebini haiz başvuru vekil aracılığıyla yapılabileceği gibi bizzat talep sahibi tarafından da yapılabilir.
Örnek kabilinden açıklamak gerekirse;
02.12.2021 tarihinde gerçekleşen çift taraflı bir kazada; (A) aracının %25, (B) aracının ise %75 kusurlu olduğunu varsayalım. (B) aracının sigorta şirketi, (A) aracının kaza sonrası misal 10 günlük tamir süresinde tamamen onarılmasını sağlamış ve gerekli onarım masraflarını karşılamış olsa dahi; araç değer kaybı tazminatını kusur oranınca ödeme yükümlülüğü devam edecektir. (A) aracının kazadan bir gün önce yani 01.12.2021 tarihlinde ikinci el araç piyasasındaki değerinin 100.000,00-TL olduğu, 10 günlük onarımdan sonra 12.12.2021 tarihinde ikinci el piyasasındaki değerinin 90.000,00-TL olduğu tespit edildiğinde aradaki 10.000,00-TL’lik düşüş farkı (A) aracının kabaca araç değer kaybıdır. Kusur oranları dikkate alındığında 10.000,00-TL değer farkının ancak %75’i (B) aracının sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamındadır. Bu sebeple (A) aracı 7.500,00-TL tutarında araç değer kaybı tazminat alacağını (B) aracının sigorta şirketinden talep edebilecektir.
Aracının değer kaybına uğradığını iddia eden tarafın yasal haklarını kullanabilmek adına Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde sigorta şirketine başvuruda bulunması gerekmektedir. Yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde sigorta şirketleri başvuranın taleplerine ilişkin bir cevap vermek zorundadır. 15 gün içinde cevap verilmemesi hali zımnen ret ile talebin kabul edilmediği anlamını taşıyacağından yasal sürecin önü açılmış olur. Sigorta şirketinin başvuruya olumlu cevap vermesi halinde ise 8 gün içinde ödeme yapma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Uygulamada sigorta şirketleri, gelen araç değer kaybı taleplerine istinaden çoğu zaman cevap vermemekte ve ödeme yapmamaktadır. Ödeme yapılan durumlarda ise genellikle ödenen tutar gerçek tazminat tutarının %5-6’i gibi çok küçük bir bölümüne tekabül etmektedir. Sigorta şirketlerinin fiiliyattaki bu tutumu sebebiyle alacağına kavuşamayan araç sahipleri için yasal sürece başvuru bir zaruret haline gelmektedir.
Özellikle kısa sürede sonuç vermesi sebebiyle tercih edilen tahkim sürecinde bilirkişiler aracılığıyla incelemeye konu aracın marka ve modeli, üretim tarihi, trafiğe çıkış tarihi, kaza anındaki kilometresi, kaza tarihi itibariyle muadillerinin ikinci el piyasasındaki rayiç değeri, hasar geçmişi ve niteliği, boyanan / değişen parçaları dikkate alınarak; “Baz Değer Kaybı = Aracın Rayiç Değeri x %19”, “Total Değer Kaybı = Baz Değer Kaybı x Hasar Boyutlu Katsayısı x Araç Kullanılmışlık düzeyi (Km) Katsayısı” gibi formüllerle yapılan hesaplamalar doğrultusunda verilen hakem kararlarıyla araç sahipleri araç değer kaybı tazminatını tahsil edebilmektedir.
Yazımızın ikinci bölümü trafik kazası sonucu sigorta şirketlerinden talep edilebilecek bir diğer tazminat alacağı olan “hasar tazminatı ile bakiye hasar tazminatı” hakkında olacaktır.
Av. Ayşenur Yıldız / AVRUPAPRESS
AVRUPA
19 avril 2026AVRUPA
19 avril 2026AVRUPA
19 avril 2026AVRUPA
19 avril 2026AVRUPA
19 avril 2026AVRUPA
19 avril 2026AVRUPA
19 avril 2026