Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan halkımız, köle koşullarında yaşam sürerken üç beş kişi ne yazık ki, hak hukuk demeden bir eli yağda bir eli balda yaşam sürmektedirler. Hukuksuzluk ülkemizde bir akım oldu çıktı. Halka yalan söyleyerek oy almaya çalışanlara şimdi halkımız dişlerini sıkarak bakıyorlar. Ama nedense yine susuyorlar.
Ortadoğu’da Türkiye emperyalizmin oyuncağı oldu susuyoruz!
Devlet tarımı yok etti susuyoruz!
Ülkede üretim yok susuyoruz!
Milli kaynaklarımız satıldı susuyoruz!
Emperyalizm ve kapitalizm insanımızı satın aldı yine susuyoruz!
Susun, kuytu hendeklere saklanın. Hiç unutmayalım, bizlerde cumhuriyete ihanet edenler ve düşman kesilenler kadar suçluyuz. Ulu Önder, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bakın ne diyor. Korkma!.. Çünkü bir kez korkarsan, mutlaka o korku seni esir alır ve artık ondan sonra senin kabusun olarak sürer gider.
Akıl sustu, hukuk sustu!
Gel isyan etme? Arkadaş, bu ülkenin hukukçusu, savcısı ve hakimi vicdanlarının sesini hiç dinlemezler mi? Ya Atatürk’ün meclisinde oturan maaş tüccarlarına ne dersiniz? Bu ülkede köylü bırakmadınız. Çiftçi bırakmadınız. Hayvancılık yok. Artık aya sekiz şeritli yol yapıp uçaklar inip kalkacak.
Bu ülkenin insanları, örgütlenme, sorgulama, itiraz edebilme, yanlışları protesto edebilme şansı var mı? Hani ileri demokrasi ülkesinde yaşıyoruz ya! İşte bu nedenle ülkemizde onurlu hukukçulara ve onurlu gazetecilere büyük görevler düşüyor. Sömürüye ve baskılara karşı daha önemlisi emperyalizme karşı daha dikkatli ve cesaretli olmalıyız. Yanlışları halkımıza bıkmadan usanmadan anlatmalıyız ve yazmalıyız.
Bu ancak Atatürk’ün ilkelerini yaşama geçirmek ve onları tamamlamakla olur.
Bilmem sizler ne dersiniz?
Abdülvahap ULUDÜZ
AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.