DOLAR %
EURO %
ALTIN
BIST %
BITCOIN 3744013-1,70%
Ankara
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
TEMİZ SİYASET, TEMİZ TOPLUM (1 Sayfa) SİYASİ AHLAKTAN KATILIMCI DENETLENEBİLİR DEMOKRASİYE
  • AvrupaPress
  • Avrupa
  • TEMİZ SİYASET, TEMİZ TOPLUM (1 Sayfa) SİYASİ AHLAKTAN KATILIMCI DENETLENEBİLİR DEMOKRASİYE
1343 okunma

TEMİZ SİYASET, TEMİZ TOPLUM (1 Sayfa) SİYASİ AHLAKTAN KATILIMCI DENETLENEBİLİR DEMOKRASİYE

ABONE OL
août 25, 2026 11:53
TEMİZ SİYASET, TEMİZ TOPLUM (1 Sayfa) SİYASİ AHLAKTAN KATILIMCI DENETLENEBİLİR DEMOKRASİYE
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk siyasetinde siyasi ahlak, liyakat, denetim, hesap verebilirlik, kurumsallaşma ve siyasi vesayet üzerine yapılan tartışmalar değerlidir. Geçmişte siyaset kurumunda sorumluluk üstlenmiş kişilerin bugün sistemin yanlışlarını ifade etmeleri, özeleştiri yapmaları ve çözüm önermeleri de siyasi tecrübemiz açısından önemlidir.
Ancak temiz siyaset, insanları “temiz”, “kirli” veya “siyasi parazit” olarak sınıflandırmakla kurulamaz. Asıl ihtiyaç; yanlışı önleyen, tespit eden ve kim tarafından yapılırsa yapılsın aynı kurallarla değerlendiren demokratik bir sistemdir. Temiz siyaset; şeffaflık, hesap verebilirlik, siyasi ahlak, liyakat, bağımsız denetim ve hukukun üstünlüğüyle güvence altına alınmalıdır.
Değişim önce siyasi partilerin kendi içinden başlamalıdır. Genel Başkanlık, Parti Meclisi, Parti Yürütme Kurulu, Disiplin, Denetim, İstişare ile Siyasi Ahlak ve Etik organlarının yetkileri ayrılmalı; denetleyen ile denetlenen aynı iradeye bağımlı olmamalıdır. Etik ve hesap verme sorumluluğu genel başkan dâhil herkese eşit uygulanmalıdır.
Delege sistemi yeniden değerlendirilerek üyelerin teşkilatlarını ve yöneticilerini mümkün olan en geniş ölçüde doğrudan belirleyebildiği demokratik modeller geliştirilmelidir. Üye yalnızca seçim döneminde çalışan, seçmen ise yalnız sandıkta hatırlanan kişi olmamalı; tabandan tavana gerçek bir katılım kültürü oluşturulmalıdır.
“Ben ne dersem doğrudur” siyaseti artık geride kalmalıdır. Siyasi yönetimler ülkenin ihtiyaçlarını akıl, bilim, pozitif ilim, güvenilir veri ve uzmanlıkla belirlemeli; geliştirdikleri politikaları Millete açıkça anlatmalı ve ülkenin geleceğini etkileyen önemli kararlarda toplumsal rızayı aramalıdır.
Liyakat vazgeçilmezdir; ancak tek başına yetmez. Sadakat kişilere değil Millete, Cumhuriyetin temel değerlerine, hukuka ve kamu yararına olmalıdır. Manipülasyon ve medya gücü vatandaşla kurulacak gerçek ilişkinin yerini tutamaz. Türkiye’nin üyesi ve seçmeniyle bütünleşen siyasi partilere ihtiyacı vardır.
Türkiye’nin; toplumla bütünleşen, koordinasyon gücü yüksek, bilim ve ilmi temel alan, farklı inançlara saygılı ve devlet yönetiminde bütün inançlara eşit mesafede durabilen halk adamlarına ihtiyacı vardır. Gerçek halk adamlığı; halkı dinlemek, sorunlarını bilmek, bilimle çözüm üretmek ve Milletin iradesini karar mekanizmalarına taşıyabilmektir.
Seçmen yaralıdır. Siyasetin öncelikle Millet yararına çalıştığına ilişkin güven zayıflamakta; vatandaş artık yalnızca “Kimi seçmeliyim?” değil, “Kimi seçersem gerçekten ne değişecek?” sorusunu da sormaktadır. Seçmen; daha demokratik, adil, şeffaf, hesap verebilir, kendisi gibi yaşayan ve kendisini karar süreçlerine katan yeni bir siyaset aramaktadır.
Geçmişte siyaset yapmış olmak bir kusur değildir; siyasi tecrübe değerlidir. Ancak siyasi tecrübenin gerçek değeri geçmişi savunmakta değil, geçmişten öğrenerek geleceği daha doğru kurabilmektedir.
O hâlde geçmiş siyasi tecrübeleriyle yeniden Milletin karşısına çıkanlara soruyoruz:
Geçmişinizden ders çıkarıp; gücü tek elde toplamayan, denetlenebilir, hesap verebilir ve gerçekten daha demokratik bir teşkilatlanmayı kurabilecek misiniz? Milletle bütünleşip, seçmeni karar süreçlerinin ortağı kabul ederek; kişisel ve siyasi çıkarların önüne Milletin menfaatini koyan, sadece Millete hizmet edecek politikalar üretebilecek misiniz?

ANADOLU ÇINARLARI PARTİSİGenel Başkan Hüseyin AKIN

 

Hüseyin AKIN.        /        AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP