Dili olsada konuşsa şu SILA yolu , Elden Düşme , Mihatı dolmuş , Çekişten düşmüş , eski bir » Opel Record’un içi » Şu Babama , şu Anama , şu Kardeşime , şu Bacıma , şu Teyzeme, şu Halama , şu Emmime , şu Dayıma , şu Komşuma , şu Arkadaşıma derken dolmuştu , Hemen üzerine bir Bagaj takar , 3/4 , 2×3 Naylon Halıları atar , onun üzerinede , hoş geldine gelen Komşulararın Kimine Masa örtüsü , kimine Sofra altı , kimine Havlu , kimine baş örtüsü , verilmek üzere Bagajın üzerine güzel bir şekilde dizilirdi . Arka Bagajı » Kirko »nun yanına Takım Anahtarını koyar , onun yanınada Belçikanın HAS Domatesini Kasayla koyar ve Abıla Kadın , Değerli Eşim , olmazsa, olmazımız , Torba Yoğurdunu unutmazdı Bulgur , Erişte , seyyar Aygaz tüpünü kor , yola koyulurduk
Brükselden çıkınca ilk Molayı » Münih » yakınlarında , verirdik . Hemen bir BULGUR Pilavı pişirir Hanım, yanınada Salata ve bir Ayran içer yatar ,
Ver Elini Avusturya Sazburg , ikinci Molayı Avusturyada Yüce Dağın başındaki Tavukçuda verirdik , Çocuklar Tavukçuda » Friti » görünce Bayram ederler , Kızarmış Tavuğu gözleri görmezdi .
Oradan da çıkınca , Kapıkuleyi geçer , Soluğu Edirnenin içindeki ikinci Selimin » Mimar Sinana » yaptırdığı
ve Mimar Sinanın » Ustalık Eserim » dediği » Selimiye » Camisinin önünde alırdık.
O yıllarda » E5 » Kara yolu Edirnenin içinden geçiyor , Edirne KARPUZUNU, KAVUNU,
Hormonsuz Domatesini bol, bol tüketiyorduk .
« Çifteleri » geçipte , Emirdağa yaklaşınca , Tam » Boz Çal’ın » orada
» Emirdağ 16 Km yazar , yazar ama seninde » Yüreğin Ağzına gelir çünkü , Brükselden çıkalı 3500 Km lik yolda ilk defa » Sofya » yı geçince bir » İstanbul » Levhası , Kapıkuleyi geçince de , taa Emirdağa yaklaşınca bir » Emirdağ » levhası gördüm.
4 gündür , üzeri bagajlı , Kılimasız 1900 Opel Recort , bir Araba da 3 çocukla yol geliyoruz , yol yorgunluğu birtaraftan , Sevdğin insanları, Ananı, Babanı , Bacını , Kardeşini , Komşunu , Arkadaşını , görme heyecanı bir taraftan , varır Ana, Baba ocağının
Kapısına durursun , yolunu bekleyenler bir
» Çığlık » atarlar » aa Abim gelmiş , Dayım gelmiş » diye . İlk iş » HAMAMA gidip yıkanıp , durulanırsın , sonra Anana » Göz Aydınına » gelir Komşular , Elinden geldiği kadar , hediyelerini verir , gelenleri gönüllemeye çalışırsın . Akşam olurken Anam Bahçemizden kopardığı » Hormonsuz Taze Fasulye yi Etsiz pişirir , yanına da » Yoğurtlu bir
« DUTMAÇ » ( Yaz yemeği) kor Diz çöker sallarsın Kaşığı , Ardına da » yerli Bostan çıkmıştır , » HELAN’ IN Heybe Karpuzundan , Averenin Heybe Kavunundan keser yersin.
Sonra Davetler başlar
» Beni istek yap , bende gelmek istiyorum » diyenler , TAVUK , HOROZ kesip Pirinç Pilavı ve Türkmen » TAHRANASI eşliğinde seni davet ederler
Sonra » bölüne , bölüne
» KUŞ » Yuvası kadar kalmış » ARA KAFE » ziyareti ve Arkadaşların
» Dimitlerin ASIMA » yaptırdıkları lezzetli Emirdağ Güveci »
Diğer günler ya bir Cenazeye veya bir Düğüne katılırsın , sayılı gün değilmi , dönüş başlar. Yaşamayan bilmez , Şimdi şöyle bakıyorum da » Yıldız Tepeyi » aşınca » Korucudan Eşeğini kurtaramaz 4 tane » GEDE » kendini bilmez , Avrupalı , yerli diyerek, insanlara Şaşı bakıyorlar. Haydin ordan , insanları soğutmayın Memleketten .
Nasıl Emirdağlı olunur?
« Goma gedeye demeden
Köpeğe HAY vermeden
Dolgulu Köfte yemeden
Emirdağlı olunmaz.
Heyikleyip bakmadan
Belinleyip kalkmadan
Ödünç Altın takmadan
Emirdağlı olunmaz.
Söz : Merhum Halil Erenoğlu
25/ 8 / 2026 Brüxelles
Rüstem Çekiç. / AVRUPAPRESS
AVRUPA
25 août 2026AVRUPA
25 août 2026AVRUPA
25 août 2026AVRUPA
25 août 2026AVRUPA
25 août 2026AVRUPA
25 août 2026AVRUPA
25 août 2026