HABER / FOTOĞRAF: ERTUĞRUL ALTINEL – BİLGİN ÖZÇİFTÇİ – AVRUPA PRESS – BELÇİKA
ESVAK Eskişehir Şube’sinde, Eskişehir’de ‘Maden ve Nadir Toprak Elementleri’ konulu konferans verildi.
Konferansı; Eskişehir Mezunları ve Eskişehir’den Yetişenler Vakfı (ESVAK)’ düzenledi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) MMF. Maden Bölümü Öğretim Üyesi, Cevher Hazırlama Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muammer Kaya konferansta yaptığı konuşmasında, ‘’Eskişehir’de uzun yıllardır varlığı bilinen yeraltı kaynakları ile özellikle Nadir Toprak Elementleri (NTE), hem bölgesel hem de ulusal ölçekte stratejik bir önem taşımaktadır. Bu rezervlerin mevcut durumu işlenebirlik seviyeleri, uluslararası madencilik piyasasında Türkiye’ye sağladığı olası avantajlar ve dışa bağımlılık üzerindeki etkileri kamuoyunda olduğu kadar akademik çevrelerde de yoğun biçimde tartışılmaktadır. Söz konusu alanların etkin şekilde değerlendirilmesi, yalnızca ekonomik bir potansiyel değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını ve endüstriyel gelişmesini doğrudan etkileyen bir stratejik gereklilik olarak görülmektedir. Bu nedenle cevher biliminde yapılacak disiplinler arası katkılar, ülkemizin maden varlıklarının geleceğine yön verecek niteliktedir’’ dedi.
Alanın önde gelen isimlerinden biri olan Prof. Dr. Muammer Kaya; Türkiye’nin maden politikalarına bilimsel katkılarıyla tanınan, mevcut rezervlerin belirlenmesinde aktif olarak görev almış bir akademisyen olarak önemli değerlendirmelerde bulunmuştur. Eskişehir özelinde NTE çalışmalarının tarihsel gelişimi, mevcut durumu ve gelecek perspektifine ilişkin kapsamlı bir çerçeve sunmuştur.
Konferansta; Eskişehir’in Beylikova ve Kızılcaören sahalarının barındırdığı NTE potansiyeli üzerinde durulmuştur. NTE rezervlerine ilişkin veriler, Türkiye’nin madencilik alanındaki konumunu yeniden yorumlamayı mümkün kılacak niteliktedir.
1970’li yıllarda; yaklaşık 1 milyon ton olarak tespit edilen rezerv miktarının, 1980-90’lı yıllara gelindiğinde yapılan bilimsel çalışmalar ve detaylı saha araştırmalarıyla 30 milyon ton seviyesine çıktı. Günümüzde ise gerçekleştirilen modern jeolojik analizler sonucunda; Beylikova bölgesinin 694 milyon ton gibi oldukça yüksek bir NTE rezervine sahip olduğunun altı çizilmiştir. Bu olağanüstü artışın belirlenmesinde ve rezervlerin dünya literatürüne kazandırılmasında Prof. Dr. Muammer Kaya’nın yürüttüğü ve öncülük ettiği araştırmaların kritik bir rol üstlendiği vurgulanmıştır. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca uluslararası literatür de NTE bakımından ‘sıfır kaynak’ şeklinde gösterilmesi, asıl potansiyelin ortaya çıkarılmadığını göstermekte; bugün gelinen noktada bu eksikliğin hızla giderildiği belirtilmektedir.
Konferansta; ayrıca ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün bu sürecin en kritik kurumsal aktörü olduğu ifade edilmiştir. ETİ Maden; yalnızca işletme kapasitesi ile değil, aynı zamanda NTE hazırlama, ayrıştırma, saflaştırma ve ileri teknoloji uygulamalarında geliştirdiği süreçlerle Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücüne yön veren bir kuruluş niteliğindedir. Prof. Dr. Muammer Kaya; üniversiteler ile ETİ Maden arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesini, madenlerin işlenmesi sürecinde bilimsel bilgi birikiminin sanayiye entegre edilmesini ve yerli teknolojilerin geliştirilmesini zorunlu bir gereklilik olarak değerlendirmektedir.
Konferansın önemli bir bölümü; Beylikova sahasında bulunan toryum rezervleri üzerine yoğunlaşmıştır. Türkiye’nin sahip olduğu toryum miktarının geleceğin enerji teknolojileri açısından büyük bir avantaj oluşturduğu ifade edilmiştir. Toryumun yalnızca depolanan bir kaynak olarak değil, ileri teknoloji gerektiren Th-yakıt çevrimi ile enerji üretiminde kullanılabilir bir forma dönüştürülmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur. Bu dönüşüm sürecinin en etkili yöntemlerinden biri olarak ergimiş tuz reaktörleri gösterilmiş; toryumun bu teknolojiyle işlenmesi hâlinde Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde dışa bağımlılığını azaltabilecek, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir enerji kaynağına sahip olacağı belirtilmiştir.
Prof. Dr. Muammer Kaya’nın değerlendirmeleri; Eskişehir ve Beylikova bölgelerinin yalnızca Türkiye’nin değil, dünya madencilik piyasasının da dikkatle izlediği sahalar hâline geldiğini göstermektedir. Mevcut rezervlerin doğru yönetilmesi, operasyonel süreçlerin bilimsel temellere dayandırılması ve ileri teknoloji kullanımının artırılması hâlinde Türkiye’nin NTE alanında uluslararası ölçekte güçlü bir aktör hâline gelmesi mümkündür. Bu süreçte; ülkemizin madencilik politikalarının bilimsel verilerle desteklenmesi, Ar-Ge yatırımlarının genişletilmesi ve uluslararası rekabet gücü sağlayacak teknoloji kapasitesinin geliştirilmesinin önemine vurgu yapmıştır.
Sonuç olarak konferans; Eskişehir’deki maden ve Nadir Toprak Elementleri potansiyelinin tarihsel, bilimsel ve stratejik bir çerçevede ele alınmasını sağlamış; Türkiye’nin bu alandaki konumunu güçlendirecek politika ve uygulamalara ilişkin önemli öneriler ortaya koymuştur. Prof. Dr. Muammer Kaya’nın analizleri; hem bölgesel kalkınma hem de ulusal teknoloji politikaları açısından yön gösterici nitelikte olup, geleceğe yönelik stratejik planlamalara katkı sunabilecek bilimsel bir temel oluşturmaktadır.
Program sonunda; Prof. Dr. Muammer Kaya’ya plâket takdim edildi.
HABER / FOTOĞRAF: ERTUĞRUL ALTINEL – BİLGİN ÖZÇİFTÇİ – AVRUPA PRESS – BELÇİKA