DOLAR 45,9320 0.06%
EURO 53,5516 0.2%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 3225130-4,04%
Ankara
20°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
MANEVIYATIN DEĞERLERİNDEN MAHRUM BIRAKILAN HER GENCİN SONU HÜSRAN OLUR!…
1577 okunma

MANEVIYATIN DEĞERLERİNDEN MAHRUM BIRAKILAN HER GENCİN SONU HÜSRAN OLUR!…

ABONE OL
décembre 19, 2021 06:20
MANEVIYATIN DEĞERLERİNDEN MAHRUM BIRAKILAN HER GENCİN SONU HÜSRAN OLUR!…
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Önce, İnsanoğlunun birinci ve asli vazifelerinden olan ve yüce Allah’ın bizlere şeref ile bahşettiği dini Mübin olan İslam dinimizin ön gördüğü bütün temel ve esaslarıyla bütünleşen manevi değerlerine çokça hamd edip ve evlatlarına da harfiyen aktarması gerekir. Aksi halde bu değerlerden mahrum bırakılan her bireyin ne imanı kamil olur, ne de olgunlaştığı söylenebilir. Özellikle şu son günlerde sıkça rastladığımız bir konu, ebeveynler ne zaman evlatları üzerinden bir öz eleştiri yapsa, ne hikmetse ilk günah keçisi evlatlar oluyor. Oysaki burda bir suçlu aranacaksa, en başta yaşam tecrübesi olan ve o tecrübeyi de tam  hakkıyla aktarmayan aile reisleridir. Aslında insanoğlunun yaradılışı gereği İslam fıtratı üzerine doğar ama atasından da neyi görüp öğrenirse, ancak onu yaşar ve yaşatır. Onun için hiç kimse kusura bakmasın, topu (Z) kuşağı diye adlandırılan günahsızlara da  atmasınlar. Eğer bizler atalarımızdan miras aldığımız manevi değerleri düzgün bir şekilde evlatlarımıza aktarmış olsak, bugün ne laylalom bir nesil olurdu, ne de şükürsüz bir ırk haline gelen şımarık bir gençlik ile karşı karşıya gelirdik…
Bakınız, durumun hassasiyet derecesi o kadar vahim boyuttaki, herkes kendi çocuğuna sahip çıksa, bu tarz durumlar sirayet etmeyecektir. Aksi halde kimimizin çocuğu ya terörist olacak, ya feminist veya ateist, ya da şu ist bu ist olacaktır. Geçenlerde sosyal medyada gezinirken bir muhabirin sokak röportajı dikkatimi çekti ve inanın ki içim sızladı. Dedim ki kendi kendime biz ne ara böyle dinden imandan uzaklaşır olduk. Peki o zaman ecdadımız Çanakkale de Dumlupınar da Malazgirt te sarı kamış ta ve yurdun bir çok yerinde boşuna mı canlarını verdiler. Biz, böyle serseri main gibi onun bunun uşağı olalım diye mi mücadele ettiler. Oysa ki burası hem Müslüman diyarı ve hemde İslamiyet’in edep ve adabına göre yaşanılmalı. Vallahi aksi halde yarın yevmül kıyamet gününde hem ecdadın, hemde o (Z) kuşağı dediğimiz evlatlar bizden davacı olacaktır. Onun için hal vaziyette böyle olunca bakıyorsun endamlarına, oh ne güzel hey maşallah hepsi Müslüman evladı diyorsun. Ama bir salavat-ı şerifi dahi telaffuz edemeyecek kadar aciz ve anlatırken de bir o kadar hem cahil hemde ukala olan bir gençlik ile karşı karşıyayız. Muhabirin, bir salavat getirir misiniz sualine, ne yazık ki kimse cevap bile veremedi. İşte durum tamda bu kadar acı ve vahim derecededir…
Bakın, şayet bizler bu ciğer parelerimize sahip çıkmazsak, biz bunlara İslam ahlakını ve sünneti seniyeyi yaşamlarına nakş etmezsek, inanın ki Allah’a yarın misyoner cinin birisi çıkar onu en iyi hal ile nefsine hoş gelecek şekilde ya çarpıtılmış bir din koyar önüne, ya da bir tozcu veya bir başka deyim ile bir suç çetesinin mensubu olur. Peki sorarım size ey efendiler, hangimizin gönlü buna rıza gösterir ? Bir salavatı dahi öğretemediğimiz göz bebeklerimize yarın ruzi mahşerde hangi yüzle Fahri Kainat efendimizden şefaat talebinde bulunacaklar ? En sonunda o mahşer olacak değil mi ? Peki, ölüm hangimizden uzak ?  O zaman yine diyoruz ila ahiri kelam ile yüce Allah, cümle ümmeti Resulullah’ın  şefaatinden mahrum bırakmasın efendim. Selam ve dua ile huzur içinde kalın selametle…
“SAYGILARIMLA WESSSELAM”
Abdullah Taskin  /  AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP