Uzay çalışmaları yapan bilim insanları yıllardır dünyanın sonunu neyin getireceğiyle ilgili teoriler
ortaya atmaya devam ediyor. Artan Güneş radyasyonu nedeniyle Dünya’da yaşamın bir milyar yıl
sonra yok olacağını hesapladı. Göktaşı çarpması, küresel ısınma, iklim krizi, nükleer savaş, uzaylı
istilası…
Dev göktaşları, yok olan hayvan türleri, tahrip edilen yağmur ormanları, küresel ısınma, iklim krizi,
nükleer savaş tehdidi… İnsanlık tarihinin başından beri dünyanın sonuna hiç bu kadar yakın
olmamıştık.
Dünya’nın sonu ne zaman ve ne şekilde gelecek? NASA, bir yandan uzayda yaşamın izlerini ararken
bir yandan da dünyanın yok olacağı tarihi ve bu yok oluşun nasıl gerçekleşeceğini hesaplamaya
çalışıyor.
NASA’da bu konuda araştırma yapan ekip dünyanın sonunun güneşte artan radyasyondan geleceğini
açıkladı ve Güneş’in zamanla Dünya’daki oksijeni tüketerek yeryüzünün yaşanamaz hale geleceğini
tespit etti.
Peki bu korkunç son ne zaman gerçekleşecek? Araştırma ekibinin sonuçlarına göre Dünya’nın
sonunun gelmesine bir milyar yıl var.
Araştırmada oluşturulan modellemelere göre günümüzden tam 1 milyar yıl sonra yani tarihler
1,000,002,021’i gösterdiğinde dünyadaki oksijen miktarı yaşanamayacak seviyelere inecek.
Çalışma sonucunu gösteren makaleye göre aslında bu süreç günümüzde de yaşanmaya devam ediyor,
her gün güneş ışınları nedeniyle yerküre oksijenleniyor. Ancak oldukça yavaş olan bu süreç günlük
yaşamı etkilemiyor.
Ancak bilim insanları bu iddialarına rağmen dünyanın geleceği konusunda en büyük tehlikenin küresel
ısınma ve iklim krizi olduğunun altını çiziyor.
Kovid-19 salgınının etkisiyle gerileyen küresel ısınmanın tekrar eski haline döndüğünü belirten
uzmanlar bu konuda ciddi önlemler alınmazsa yaşayacağımız felaketler konusunda uyarıda
bulunmaya devam ediyor.
Dünyamız artık 100 yıl öncesine göre 1,5 derece daha sıcak. Küresel ısınmanın devam etmesiyle
birlikte dünyayı bekleyen en büyük tehlike bu olacak.
1 milyar sonra gerçekleşecek oksijensizleşme sonucu yok oluş kaçınılmaz olsa da küresel ısınma
nedeniyle gerçekleşecek felaketleri önleyebilmek hâlâ elimizde…
AYŞENUR GÖZKESER / AVRUPAPRESS
AVRUPA
18 avril 2026AVRUPA
18 avril 2026AVRUPA
18 avril 2026AVRUPA
18 avril 2026AVRUPA
18 avril 2026AVRUPA
18 avril 2026AVRUPA
18 avril 2026