Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ile Brüksel’de görüştü. Türkiye’nin Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirlerindeki konumu, Gümrük Birliği, yeşil dönüşüm ve AB’nin yeni sanayi politikaları ele alındı. Görüşmenin arka planında, Avrupa’nın sanayi düzenlemelerinin Türkiye ile mevcut ekonomik entegrasyonu nasıl etkileyeceği sorusu öne çıkıyor.
BRÜKSEL – Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geleceği, Brüksel’de gerçekleştirilen üst düzey temaslarda gündeme geldi. Türkiye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Avrupa Komisyonunun Temiz, Adil ve Rekabetçi Geçişten Sorumlu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ile bir araya gelerek iki tarafın ekonomik ilişkilerini ve Avrupa’nın değişen sanayi politikalarını değerlendirdi.

14 Ekim 2026 tarihinde görüşmeye ilişkin açıklama yapan Bolat, Türkiye-AB ekonomik ve ticari ilişkilerinin yanı sıra AB’nin rekabetçilik ve ekonomik güvenlik gündeminin, yeşil dönüşüm sürecinin ve yeni sanayi politikalarının ekonomik entegrasyona etkilerinin ele alındığını bildirdi. de temasların bu başlıklar etrafında şekillendiğini aktardı.
Gümrük Birliği ve tedarik zincirleri neden önemli?
Görüşmenin öne çıkan başlıklarından biri, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi ve rekabetçilik politikalarının Türkiye ile AB arasında yıllar içinde oluşan üretim ve tedarik zincirlerine etkisi oldu
Bakan Bolat, AB’nin yeni politikalarının, Gümrük Birliği temelinde kurulan güçlü üretim ve tedarik ağlarını dikkate alan kapsayıcı bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Bolat, iki tarafın ortak rekabet gücünü artıracak ve ekonomik ortaklığını güçlendirecek iş birliği imkânlarının değerlendirildiğini ifade etti.
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği, sanayi ürünlerinde ticaretin önemli bir bölümünü kolaylaştıran mevcut ekonomik çerçevenin temelini oluşturuyor. Düzenlemenin son aşaması 1 Ocak 1996’da uygulamaya girdi. Ancak mevcut yapı, hizmetler ve kamu alımları gibi alanların tamamını kapsamıyor. Avrupa Komisyonu da Gümrük Birliği’nin modernleştirilmesini uzun süredir gündeminde tutuyor. bu çerçevenin kapsamını ve modernizasyon sürecinin geçmişini ortaya koyuyor.
AB’nin yeni sanayi düzenlemeleri Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?
Brüksel’deki temasların önemini artıran başlıklardan biri de AB’nin sanayi politikalarında gündeme gelen yeni düzenlemeler. Özellikle Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı (Industrial Accelerator Act), Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyon bakımından yakından takip ediliyor
Avrupa Birliği, sanayi üretimini güçlendirmeyi, temiz teknolojilere yatırımı artırmayı ve küresel rekabet gücünü korumayı hedefliyor. Ancak yeni sanayi kurallarının kapsamı ve uygulanma biçimi, AB ile Gümrük Birliği ilişkisi bulunan Türkiye’deki üreticiler açısından da önem taşıyor.
Türkiye’nin Avrupa’daki üretim ve tedarik ağlarının dışında kalmasına yol açabilecek düzenlemeler, iki taraf arasındaki ticari ilişkiler bakımından yeni sorunlar doğurabilir. Bu nedenle Ankara, yeni sanayi politikalarının Türkiye-AB ekonomik ortaklığını ve mevcut üretim bağlantılarını dikkate alması gerektiğini savunuyor.

Ticaret Bakanlığının 14 Ekim tarihli açıklamalarında da Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı konusunda Türkiye ile AB arasındaki sanayi entegrasyonunun gözetilmesi gerektiği vurgulandı. bu konudaki Türkiye’nin beklentilerini ayrıntılı biçimde aktarıyor.
vrupa ekonomisinde Türkiye’nin yeri
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkiler, yalnızca gümrük işlemleri ve mal ticaretinden ibaret değil. Otomotiv, makine, tekstil, kimya ve diğer sanayi sektörlerinde iki tarafın üretim süreçleri birbirine bağlı durumda
Avrupa Komisyonunun 13 Ekim 2026 tarihli ticaret diyaloğuna ilişkin açıklamasında, AB ile Türkiye arasındaki mal ticaretinin 2025 yılında yaklaşık 218 milyar avroya, hizmet ticaretinin ise 40 milyar avronun üzerine çıktığı belirtildi. Komisyon ayrıca AB’nin Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımların yarısından fazlasını sağladığına dikkat çekti.
Bu veriler, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik bağların büyüklüğünü ortaya koyarken, sanayi politikalarındaki değişikliklerin neden iki taraf için de önem taşıdığını gösteriyor.
Yeşil dönüşüm ve rekabetçilik de gündemde

Bolat ile Ribera arasındaki görüşmede yeşil dönüşüm ve ekonomik güvenlik başlıkları da değerlendirildi.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerinin ilerletilmesi, sanayinin karbonsuzlaştırılması, temiz teknolojilere yatırım yapılması ve Avrupa şirketlerinin rekabet gücünün artırılması gibi alanlardan sorumlu.
Bu politikalar, Avrupa pazarına üretim yapan Türk şirketlerini de yakından ilgilendiriyor. Üretimde enerji verimliliği, çevre standartları ve temiz teknoloji yatırımları, şirketlerin Avrupa pazarındaki konumlarını etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Görüşmede ele alınan konuların, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin yeni sanayi ve çevre politikalarıyla nasıl uyumlu hâle getirilebileceği açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Brüksel’deki geniş kapsamlı temasların bir parçası
Ömer Bolat’ın Teresa Ribera ile görüşmesi, 13-14 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen daha geniş kapsamlı Brüksel temaslarının bir parçasıydı.
13 Ekim’de Bolat ile AB Komiseri Maroš Šefčovič eş başkanlığında Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu’nun üçüncü toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı, sınır ötesi elektronik ticaret, dijital dönüşüm ve ticaret politikası savunma araçları ele alındı.
Görüşmenin sonucu açısından önemli ayrıntı: Bolat ile Ribera’nın buluşmasına ilişkin açıklamada, yeni bir anlaşma imzalandığına veya somut bir karar alındığına dair bilgi verilmedi. Açıklanan başlıklar, görüşmenin gündemini ve Türkiye’nin beklentilerini ortaya koyuyor.
Türkiye açısından temel hedef, Avrupa’nın yeni sanayi politikaları oluşturulurken mevcut üretim ve tedarik zincirlerindeki konumunu korumak ve AB ile ekonomik iş birliğini geliştirmek. Brüksel’deki temasların bu hedefler doğrultusunda nasıl sonuçlar doğuracağı ise önümüzdeki dönemde şekillenecek düzenlemelere ve taraflar arasındaki müzakerelere bağlı olacak.
AVRUPA
14 octobre 2026AVRUPA
14 octobre 2026AVRUPA
14 octobre 2026AVRUPA
14 octobre 2026AVRUPA
14 octobre 2026AVRUPA
14 octobre 2026AVRUPA
14 octobre 2026