DOLAR 47,3873 0.02%
EURO 54,0488 0.07%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 30676490,07%
Ankara
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
Erkekler de Ağlar….
1532 okunma

Erkekler de Ağlar….

ABONE OL
juillet 27, 2026 20:25
Erkekler de Ağlar….
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Gece, dünyanın bütün seslerini usulca içine çektiğinde, insan yalnızlığının gerçek yüzüyle karşılaşır. O vakit ne kalabalıklar kalır yanında ne alkışlar ne de yıllarca peşinden koştuğu unvanlar… Bir pencerenin önünde oturur gibi oturur insan ömrünün karşısına; sessizce, uzun uzun seyreder geride bıraktıklarını.
Meğer hayat, geriye dönüp bakabilme cesaretiymiş.
Şimdi yılların ardından gözlerimi kapattığımda ne ilk gençliğimi görüyorum ne de geçtiğim yolları… Önce çocuk sesleri geliyor kulağıma. Tebeşir tozuna karışmış kahkahalar, masum bakışlar, « Öğretmenim… » diye yüreğime dokunan o tertemiz sesler…
Bir ömür insan yetiştirdim.
Belki ders anlattım, belki kitap açtırdım; ama aslında her gün kendi kalbimden bir parçayı çocuklarıma emanet ettim.
İnsan, yüreğini bıraktığı yerleri ömrü boyunca özlermüş.
Sonra hayat beni başka bir kapının önüne götürdü. Memleketime hizmet etmek nasip oldu. Bayat’ın sokaklarında yürürken her taşın altında bir umut, her yüzün ardında ayrı bir hikâye gördüm. Sevinçler yaşadım, hayal kırıklıkları tattım, teşekkür de duydum, sessiz vefasızlıklar da…
Ama hiçbir kırgınlık, bir çocuğun içten gülüşü kadar güçlü olamadı.
Çünkü iyilik, unutulsa bile insanın ruhunda yaşamaya devam eder.
Şimdi anlıyorum…
Ömür dediğimiz şey, aslında biriktirdiğimiz ayrılıklarmış.
Her vedada biraz daha eksilmişiz.
Her kayıpta biraz daha susmuşuz.
Her hasrette biraz daha yaşlanmışız.
Ve fark etmeden, içimizde kimsenin göremediği kocaman bir yalnızlık büyütmüşüz.
Bazen gecenin en sessiz saatinde uyanıyorum.
Sanki zaman durmuş oluyor.
Bir sınıfın kapısı yeniden açılıyor.
Çocuklar ayağa kalkıyor.
Gözlerime umutla bakıyorlar.
Ben yoklama defterini açıyorum…
Tam isimlerini okuyacakken rüzgâr bütün sayfaları kapatıyor.
Bir anda anlıyorum…
O sınıf artık sadece hatıralarımda yaşıyor.
İşte insan o an ağlıyor.
Sessizce…
Kimseye belli etmeden…
Çünkü bazı gözyaşlarının şahidi yalnızca Allah oluyor.
Hayat boyunca doğru bildiğim yoldan yürümeye çalıştım.
Belki çok şey kaybettim.
Belki yanlış anlaşıldım.
Belki yalnız bırakıldım.
Ama vicdanımı hiçbir zaman kaybetmedim.
Çünkü insanın geceleri rahat uyuyabilmesi, dünyadaki bütün makam ve servetlerden daha büyük bir nimettir.
Şimdi ömrümün akşamında, geçmişin penceresinden usulca dışarı bakıyorum.
Her mevsim benden bir şey alıp gitmiş.
Dostlar eksilmiş…
Çocuklar büyümüş…
Saçlar beyazlamış…
Yollar uzamış…
Ve ben, ardımda kalan sesleri dinleyerek yürümeyi öğrenmişim.
Bir gün ben de bu dünyanın sessiz yolcularından biri olacağım.
Adım belki taşlara yazılmayacak.
Fotoğraflarım solacak.
Sesim unutulacak.
Ama eğer bir öğrencim, hayatın zor bir anında benim öğrettiğim bir doğruyu hatırlarsa…
Eğer Bayat’ın bir sokağından geçerken bir yaşlı, içinden bana bir Fatiha okursa…
İşte o zaman ömrüm, toprağın altında bile yaşamaya devam edecek.
Çünkü insanı ölümsüz yapan, yaşadığı yıllar değildir.
Bir tek yüreğe bile iyilik bırakabilmiş olmasıdır.
Ve şimdi bütün suskunluğumun içinden, yıllardır söyleyemediğim o cümleyi usulca fısıldıyorum:
Evet…
Erkekler de ağlar.
Çünkü erkek de özler…
Erkek de kırılır…
Erkek de geceleri geçmişine sarılarak sessizce ağlar.
Ve bazı gözyaşları, yanaktan değil…
Doğrudan kalpten akar.
Mustafa Arı         /        AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP