DOLAR 45,9108 0.04%
EURO 53,4327 0.09%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 3466466-1,87%
Ankara
23°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
İşarat-ül İ’caz
1554 okunma

İşarat-ül İ’caz

ABONE OL
mars 29, 2026 17:20
İşarat-ül İ’caz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cenab-ı Hak verdiği cüz’-i ihtiyarî ile ef’al-i ihtiyariye âlemini kesbiyle teşkil etmeğe insanı mükellef kıldığı gibi, ruh-u beşerde vedia olarak ekilen gayr-ı mütenahî tohumları sulamak ve neşv ü nemalandırmak için de beşeri teklif ile mükellef kılmıştır. Eğer teklif olmasaydı, ruhlardaki o tohumlar neşv ü nema bulamazdı. Evet nev’-i beşerin ahvaline dikkatle bakılırsa görülür ki; ruhun manen terakkisini, vicdanın tekâmülünü, akıl ve fikrin inkişaf ve terakkisini telkîh eden yani aşılayan, şeriatlardır; vücud veren, tekliftir; hayat veren, peygamberlerin gönderilmesidir; ilham eden, dinlerdir. Eğer bu noktalar olmasaydı, insan hayvan olarak kalacaktı ve insandaki bu kadar kemalât-ı vicdaniye ve ahlâk-ı hasene tamamen yok olurlardı. Fakat insanların bir kısmı, arzu ve ihtiyarıyla teklifi kabul etmiştir. Bu kısım, saadet-i şahsiyeyi elde ettiği gibi nev’in saadetine de sebeb olmuştur. Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarı ile küfrü kabul ve tekâlif-i İlahiyeyi reddetmişlerse de, teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî vesaire güzel şeyleri aldıklarından, teklifin o nevilerini zımnen ve ızdıraren kabul etmiş bulunurlar. İşte bu itibarla, kâfirin her sıfatı ve her hali kâfir değildir.
İşarat-ül İ’caz – 164

 

Sevket  Hoca        /         AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP