DOLAR 43,6257 0.03%
EURO 51,9928 -0.03%
ALTIN 7.043,85-1,02
BIST %
BITCOIN 30688230,27%
Ankara

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
GRUP VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİNİN GENÇLERİMİZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
  • AvrupaPress
  • Avrupa
  • GRUP VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİNİN GENÇLERİMİZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
1193 okunma

GRUP VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİNİN GENÇLERİMİZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

ABONE OL
janvier 17, 2026 20:42
GRUP VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİNİN GENÇLERİMİZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bizler insan olarak diğer mahlukata göre taklit etme yeteneğine en fazla sahip olan varlıklarız. Babamızı ve annemizi taklit etmekle başlayan çocukluk yıllarımızdan sonra, ayaklarımız üzerinde durmayı öğrendikten sonra, evdeki abi ablalarımızdan sonra mahallede, apartmanda ve sokakta tanıştığımız kendimize rol model olarak seçtiğimiz abi ve ablalarımız sayesinde yavaş, yavaş kişiliğimizi belirleyip bir karakter oluşturmanın çabası içine gireriz. Onlar gibi davranmak, konuşmak ve hareket etme içgüdüsüyle bizimle hiçbir alakası olmayan bu karakterleri üzerimize kumaş olarak biçmeye gayret ederiz. Eğer ki o kumaş üzerimize kip oturmazsa da birtakım nahoş işler yapmaya yelteniriz. Çünkü artık sizi sizden alan bir grubun üyesi olmuşsunuzdur ve o grubun sizden beklentisi onlara uymanız istemeleri olacaktır. Onlarla birlikte hareket etmenizi sizden bekliyor olmalarıdır. Kişi genelde bireysel davranışlar da bulunurken kişilerden bağımsız hareket ettiği için kendi kimliğinin farkında olarak sürü içinde kaybolur gider. Tıpkı yağmur damlası üzerimize yağarken birbirinden bağımsızken bıraktığı etki gibi düşünebiliriz. Çünkü fark edilmezler. Bugün okullarda veya kışlada marş okunduğunda kimin okuyup okumadığının belli olmadığı gibi, kişiler de tek başlarınayken kitlelerden bağımsızdırlar. Yalnız, grupla hareket ettiklerinde o gruplar gibi davranma zorunluluğu hissedersiniz. Bazen de şaha kalkıp kendinizi grup lideri olarak görüp insanlara belki de yön vermeye dahi kalkabilirsiniz. Oysa kitlesel hareketlerin amacı belli değildir. Bir konuya odaklılarmış gibi görünseler de asıl amaçlarının dışına da çıkabilirler. İşte burada bize veren fikir şu ki en zor ve başa iş açan kısmıdır burası. “Şuursuzca hareket etmek.” Son birkaç yıldır gençler gelecek kaygısını bir kenara bırakmış, isim yapma peşindeler. Bu da gençlerin gruplar halinde hareket etmesidir. Göze kestirilen diğer gençler üzerinde kurmak istedikleri egemenlik sistemini sağlamak. Asırlar önce devlet olmanın ne olduğunu bilmeyen birçok Avrupa ülkesi derebeyliklerle yönetilirken bir anda krallıklarını ilan ettiler. Bizdeki ağalık sistemin de olduğu gibi. Hep ezen ezmek içinde güç kullanan bu kavimler geliştirdikleri sömürü düzeni sayesinde krallıklarını kurmuşlar. Ya peki mafya dediğimiz illegal grupların başındaki uyanık kaşarlanmış liderlerin yaptıkları hırsızlık ve soygunlarla anılırken şu an hepsi birer iş adamı olmuşlar devletten ihale almak peşindeler. Bunun tek bir sebebi olabilir; insan psikolojisini çözmüş olmalarıdır. Devletimiz acil olarak eğer bu konuya el atmazsa bu iş çığırından çıkacak. Sokakta ailesinin sahiplenmediği çocuklarımızı bu uyanıkların sırtını sıvazladığı çocuklarımız suç işlemeye devam edecekler. Okul ve parklardaki bu illegal işlerle uğraşan çocukların gruplar halinde bir araya gelmesinin önü kesilmeli. Sokakta iki gencin yanında bir üçüncüsü olmaması için yasal düzenlemelerin yapılması bir gereksinim haline geldi. Ben İçimdeki Yalnızlığımda da yazdım. Okullara sosyal hizmet ve psikolog ataması yapılması artık bir zarurettir. Öğretmenlerin izlenimlerini alan sosyal çalışmacılar ve psikologların evlere giderek evler de aile ile çocuk hakkında bilgi alması şart. Gençler sabun olmuş ailenin elinden kayıp gitmekte. Eğitim öğretim unutulmuş gençlerimiz gayrimeşru hayatların peşinden gider olmuşlar. Türkçe de bir tabir vardır “Çakal” olmuşlar. Şimdi bana şöyle diyeceksiniz belki de “Dışarıda çocukları iki kişi olmaları konusunda uyardı, peki kapalı alanda bunları nasıl engelleyeceğiz” diye. Bu da mümkün kapalı alanlarda da kafe bar gazino gibi ortamlarda işletmeciler bilgilendirilmeli. Aksi durumda gelecek kaygısı taşımayan nesil yetişmekte. Okul önlerine tıpkı kurum ve kuruluşlarda olduğu gibi bilgisayarlı görüntülü taramalar yapılarak çantaları ve üstlerinde getirdikleri kesici aletlere el konulabilir. Eğer bu kadar kanları kaynıyorsa devlet bunları silahlı kuvvetler emrine versin iyi birer vatanperver olarak yetiştirilip vatanına faydalı işlerde kullanılsınlar. Cezai muideler değiştirilerek, cezalar da artış yapan kanun ve yasalar bir an evvel çıkarılması acilen şart olmuştur. Gözü yaşlı anneler bu suç makinası çocuklar birkaç yıl yatıp çıksınlar diye mi çocuklarını dünyaya getirdiler. Artık bunu iyi anlamak gerekli. Bir zamanlar bu küçük çocukların ellerine tutuşturulan silahlarla önemli insanlar öldürülerek “senin yaşın küçük vur sana az ceza verirler; ben de sen dışarı çıkıncaya kadar seni aslanlar gibi orada beslerim” denilerek suçsuz günahsız aydın ve gazetecinin yanında çek senet mafyasının ölümüne neden oldukları insanları da göz ardı etmemiz mümkün değil. İnsan olarak çocuklarımızı zorlayıp baskı altına aldığımız müddetçe

çocuklarımız günah keçisi olacaklar. Arkadaşlarının kim olduğuna bakmazsanız, onlarla doğru iletişimi kurma yöntemi olarak baskı ve dayağı seçtiğiniz müddetçe bu çocuklar mutluluğu dışarıda arayacaklar. Kendisini yanında güvende gördüğü gayrimeşru insanların koltuğunun altına girerek huzur arayacaklar. Sizler çocuklarınıza mutsuzluğu verdikçe onlar sizden bir adım öteye kaçacaklar. Ortalık ahlak yoksunu, hayattan beklentisi olmayan binamus insanlarla dolu. Birlikte oturun sohbet etmeyi deneyin, beraberce tiyatro sinema gibi faaliyetleri yapın. Derslerini beraber yapın veya onlar derslerini yaparken yanında durun ki sizi yanında gördüğü için mutlu olsun ve daha çok eğitimine önem versin. Futbol maçlarına birlikte gidin. Çıkınca da statların yanındaki köfteci tezgahından birer ekmek arası köfte alıp gülerek yiyip maçın kritiğini yapıp sohbetler edin. Onlar sizin evlatlarınız. 9 ay annesinin karnında doğmasını heyecanla beklediğiniz yavrunuz. Ekonomik koşullar biliyorum ki sizin daha fazla çocuk yapmanızın önünde büyük bir engel… Ama şunu unutmayın ki siz cebinize giren paranın miktarını hesaplarken, o tek yavrunuz yalnızlığına kılıfı dışarıdaki saçma sapan insanların uydurması sonucu uyuşturucu dahil her yolu kendisine mubah görmüş olacaktır. Bugün sigara satışı 18 yaşından küçüklere satışı bildiğim kadarıyla yasak. Peki sokaklarda çocuklar sigara içerken müdahale ediliyor mu? işte o zaman insafsızların kendilerini yoldan çıkarmasına da kurban etmiş olursunuz. Bu sözlerim biliyorum ki saçma gelecek size! Ama şunu unutmayın ki sizin dünyaya getirdiğiniz her çocuk bir sonrakine örnek teşkil edecektir. Biz insanlar bahanelerin arkasına sığınarak yaşamayı çok severiz. Yalnız şunu iyi bilmelisiniz ki çocuk yapmamanın bahanesi sizin elinizden düşürmediğiniz telefon ve tabletleriniz kadar absürt. Çocuklar bakıyorum, bugün annelerin özellikle üzerinde koca bir yük olmuş. Alıştıkları rahatlıkları bozulmasın diye çocuk eğitimini telefon ve tabletlere değişir hale geldiler. Haaa şu da bir gerçek anneler çocuklar belli bir yaşa gelene kadar evden çalışır gibi çocuklarının eğitimi, gelişimi ve öğretimi için devlet maaşını evden ödeme yapması icap eder. Kreşlere verilen çocukların agresif olduğu gerçeğini unutmamalıyız… sözlerime son vermeden önce şunu da belirtmem de yarar olacağı kanaatindeyim. “Unutmayın insan önce kendisi ailesi ve çocuklarının iyiliği ve yetişmesi için yaşamayı öğrenmeli. Aksini yaptığı müddetçe kendisine faydası olmadığı gibi çevresindekilere de faydası dokunmadan ölüp gidecektir.”

 

 

Davut İzol    /    AVRUPAPRESS

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP