en iyi bahis siteleri
1xbetbetpasmariobet
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
DOLAR 43,2789 0.22%
EURO 50,2002 -0.1%
ALTIN 6.374,59-0,30
BIST %
BITCOIN 4115778-0,24%
Ankara
-2°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
Mecliste Bir Cesaret Duruşu, Doğuş Derya’dan Alınacak Dersler
  • AvrupaPress
  • Avrupa
  • Mecliste Bir Cesaret Duruşu, Doğuş Derya’dan Alınacak Dersler
1412 okunma

Mecliste Bir Cesaret Duruşu, Doğuş Derya’dan Alınacak Dersler

ABONE OL
juin 14, 2025 20:49
Mecliste Bir Cesaret Duruşu, Doğuş Derya’dan Alınacak Dersler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mecliste Bir Cesaret Duruşu, Doğuş Derya’dan Alınacak Dersler…

Kıbrıs Meclisi’nden yükselen bir kadın sesi, sadece adanın değil tüm coğrafyanın vicdanına dokunuyor: Doğuş Derya, korkusuzca konuşarak susturulanlara umut oluyor.
Meclis kürsüleri, çoğu zaman koltuk korkusuyla susanlarla doludur.
Oysa halk adına konuşmanın, vekil olmanın gereği; gerektiğinde çoğunluğa rağmen hakikati söyleyebilmektir. İşte tam da bu noktada, Kıbrıs’tan bir kadın vekilin sesi sınırları aşıp Türkiye Meclis salonlarına kadar ulaşmalı: Doğuş Derya.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Doğuş Derya, sadece Meclis’teki sözleriyle değil, duruşuyla da fark yaratan bir siyasetçi. Kadın hakları, demokrasi, ifade özgürlüğü gibi konularda çoğu zaman rahatsız edici gerçekleri korkusuzca dile getiriyor. O sadece konuşmuyor; konuşurken sarsıyor. Kıbrıs’ın siyasi geleneğinde alışık olunmayan bir netlikle, ama son derece tutarlı ve ilkeli bir biçimde halkın hakkını savunuyor.
Üstelik bu sesi güçlü kılan şey yalnızca içerik değil, yüreklilik. Doğuş Derya’nın gündeme getirdiği konular, çoğu siyasetçinin bilinçli şekilde uzak durduğu başlıklar: kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, militarizm, barış süreci, adaletsizlik, tarihi travmalar… Tüm bunları korkmadan, açık açık dile getirebilmek, gerçek anlamda cesaret ister. Bu, bir milletvekilinin sadece siyasi değil, aynı zamanda ahlaki sorumluluğudur.
Türkiye’de ise milletvekilleri çoğunlukla suskun. Muhalefet eden bile genellikle temkinli. Cesaret, kişisel riski göze almakla mümkündür; Doğuş Derya gibi isimler bu riski üstlenip topluma umut taşıyor. Konuşamayan, baskılar altında sinmiş birçok siyasetçiye Doğuş Derya’nın Meclis’te yaptığı konuşmalar adeta bir ders niteliğinde. Bu cesareti gösteremeyenler, susmanın sorumluluğunu da taşımak zorundadır.
Bir vekilin görevi sadece oy vermek değildir. Bir vekil, halkın vicdanı olmalıdır. Acıları dillendirmeli, adaletsizlik karşısında susmamalıdır. Doğuş Derya, sadece Kıbrıs halkı için değil, tüm bölgede susturulanlar için konuşuyor. O bir siyasetçiden öte, güçlü bir kadın figürü. Erkek egemen siyaset dilinin ve linç kültürünün karşısında dimdik duran, susmayan, geri çekilmeyen bir kadın.
Türkiye’de her gün biraz daha daralan ifade alanında, birçok milletvekili kürsüye çıkarken kırk kere düşünürken, ekranlara çıkmadan önce “Bu laf bana neye mal olur?” sorusunu sorarken; Doğuş Derya’nın dili, yüreğinden besleniyor. Konuşurken hesap yapmıyor. Çünkü o, koltuğunu değil, halkını temsil ettiğinin bilincinde. Önce kalbini, sonra gerçeği koyuyor ortaya.
Onun duruşu, sözleri, cesareti yalnız Kıbrıs Meclisi’ne değil; Türkiye’deki kadınlara, gençlere, hak arayanlara, susturulanlara da ses oluyor. Bu yüzden Doğuş Derya’nın varlığı sadece Kıbrıs siyaseti için değil, Türkiye’de susturulan vicdanlar için de büyük bir kazanımdır. Bu yüzden onun sözleri Meclis tutanaklarında kalmamalı; sokaklarda, okullarda, evlerde yankılanmalı. Çünkü bir kadın, korkmadan konuştuğunda sadece kendi zincirini değil, başkalarının da zincirini kırar.
Türkiye’de siyaset, çoğu zaman ezberin etrafında döner. Cesur çıkışlar ya susturulur ya da içi boş sloganlara indirgenir. Doğuş Derya gibi siyasetçiler ise bir hatırlatma yapar bize: Siyaset sadece partiler arası çekişme değil; bir halkın vicdanını temsil etme meselesidir. Adalet, eşitlik, ifade özgürlüğü gibi kavramlar ancak cesaretle var olabilir.
Onun Meclis’te yaptığı konuşmalar sadece Kıbrıs’taki kadınlar için değil; Türkiye’de konuşamayan, susturulan, yok sayılan binlerce kadın için de bir ilham kaynağıdır. Erkek egemen siyaset düzenine rağmen « susma » baskısını kabul etmeyen güçlü bir kadın örneğidir. O kürsüde konuşurken sadece kendi halkının değil, tüm kadınların sesi olur. Ve bu ses, hiçbir tehdit, linç kampanyası ya da medya sansürüyle kısılacak bir ses değildir.
Kıbrıs Meclisi’nde yankılanan o güçlü sesin, Türkiye’deki meclis koridorlarında da duyulması gerek. Çünkü bir söz, zamanında söylendiğinde bin suskunluğun zincirini kırar.
Halime Önen   /     AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP