DOLAR 46,5198 0.02%
EURO 52,8818 0.03%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 2847789-2,55%
Ankara
28°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
1598 okunma

ABONE OL
avril 7, 2025 18:15
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir Vasiyetin Ötesinde: Miras Sözleşmesi Üzerine Düşünceler

Hayatın bir gerçeği varsa, o da bir gün sona ereceğidir. Ancak biz insanlar, bu kaçınılmaz sonu kontrol altına alma çabamızla, ardımızda bıraktıklarımızın ne olacağına dair düzenlemeler yapma ihtiyacı hissederiz. İşte bu noktada miras hukuku devreye girer. Vasiyetnamelerle sıkça karşılaşırız; ama pek azımız miras sözleşmesinin ne olduğuna ve ne gibi özellikler taşıdığına dair bilgi sahibidir. Oysa Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen miras sözleşmesi, bazı durumlarda vasiyetten çok daha güçlü ve bağlayıcı sonuçlar doğurabilir.

Miras Sözleşmesi Nedir?

Miras sözleşmesi, miras bırakan ile bir veya birden fazla kişi arasında yapılan, ilerideki miras paylaşımını düzenleyen ve taraflara hak ve borç yükleyebilen bir ölüme bağlı tasarruf türüdür. Bu sözleşme ile mirasçı atanabilir, belirli mallar belirli kişilere bırakılabilir ya da mirastan feragat gibi düzenlemeler yapılabilir. Ancak bu tür bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için bazı sıkı kurallara uyulması gerekir.

Noter Önünde Yapılmalı

Türk Medeni Kanunu’nun 545. maddesi, miras sözleşmesi için kesin bir şekil şartı öngörür: Sözleşme,resmi şekilde yapılmalıdır. Yani bu sözleşme noter huzurunda düzenlenmeli,noter tarafından yazılmalı ve hem miras bırakan hem de sözleşme tarafı olan kişi(ler) ile noter huzurunda imzalanmalıdır. Tanıkların da bulunması gerekir. Şekil şartına uyulmaması, sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurur.

Herkes Miras Sözleşmesi Yapamaz

Miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tarafların hukuki ehliyete sahip olmaları gerekir. Miras bırakan kişinin, ayırt etme gücüne sahip olması ve reşit olması (18 yaşını doldurmuş olması)gerekir. Diğer tarafın ise ayırt etme gücü yeterli görülmektedir. Ancak sözleşmenin bağlayıcılığı göz önüne alındığında, her iki tarafın da iradelerinin özgürce oluştuğunun şüphe götürmemesi esastır.

Altsoyun Miras Hakkını Sınırlandırmak Mümkün mü?

En çok tartışılan ve uygulamada dikkat çeken konulardan biri, miras sözleşmesiyle alt soyun mirastan dışlanmasıdır.amada dikkat çeken konulardan biri, miras sözleşmesiyle alt soyun mirastan dışlanmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nda alt soy (çocuklar, torunlar) zorunlu mirasçı sayıldığından, onların saklı paylarını ihlal eden tasarruflar tenkis davasına

konu olabilir.

Ancak şu durumlarda alt soyun mirasçılık hakkı sınırlanabilir:

1. Miras sözleşmesi ile mirastan feragat:Alt soy ile yapılan bir sözleşme ile kişi, miras hakkından tamamen veya kısmen feragat edebilir. Bu sözleşme de noter huzurunda ve resmi şekilde yapılmalıdır. Feragat halinde alt soyun, mirastan yoksun bırakılmasına rağmen tenkis davası açma hakkı da ortadan kalkar.

2. Mirastan yoksunluk (ıskat):Kanunda sayılan sınırlı sebepler varsa (örneğin, miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlenmişse), mahkeme kararıyla alt soyun miras hakkı tamamen kaldırılabilir.

3. Tasarruf sınırına uyulması: Eğer yapılan miras sözleşmesi, alt soyun saklı payını ihlal etmeyecek şekilde düzenlenirse, yine bir sorun çıkmaz. Ancak uygulamada bu, ciddi hesaplamalar gerektirir.

Pratikte Neden Miras Sözleşmesine Başvurulur?

Miras sözleşmesi, özellikle önceden belirlenmiş aile içi anlaşmaların resmiyet kazanması,

gelecekteki olası ihtilafların önüne geçilmesi ve malvarlığının planlı şekilde devri için başvurulan etkili bir hukuki araçtır. Vasiyetnameye kıyasla daha bağlayıcıdır; zira miras bırakan, sözleşmeyle bağlı hale gelir ve tek taraflı olarak geri dönemez (sözleşmenin niteliğine göre değişmekle birlikte).

Ayrıca:

· İkinci evliliklerde çocuklar ve eşler arasında denge sağlamak,

· İşletmelerin(örneğin aile şirketlerinin) mirasla dağılmaması için önlem almak,

· Belirli bir çocuğa malvarlığı bırakılırken, diğer çocukların haklarının önceden belirlenmesi,

· Miras bırakanın bakımının sağlanması karşılığında mal devri yapılması gibi durumlarda miras sözleşmesi tercih edilir.

Tenkis Davasından Korunmak İçin Neler Yapılabilir?

Tenkis davası, saklı paylı mirasçılara tanınmış bir koruma mekanizmasıdır. Ancak miras bırakan kişi, aşağıdaki önlemleri alarak bu riskten büyük ölçüde korunabilir:

· Mirastan feragat sözleşmesi

ile alt soyun hakları gönüllü olarak sınırlandırılabilir.

· Saklı paya tecavüz etmeyecek şekilde tasarrufta bulunulabilir. Yani mirasın yalnızca saklı pay dışında kalan kısmı üzerinden tasarruf yapılır.

· Sözleşmeye dayalı tasarruflarda, karşı tarafın rızası ve noter huzurunda işlemler yapılması, olası davaların dayanaklarını zayıflatır.

Son Söz

Miras sözleşmesi, yalnızca bir ölüme bağlı tasarruf değil; aynı zamanda geleceğe dair stratejik bir plandır. Bu planın geçerli olabilmesi için şekil şartlarına, tarafların ehliyetine ve özellikle mirasçıların saklı paylarına dikkat edilmelidir. Hukuki danışmanlık alınmaksızın atılan adımlar, iyi niyetli bile olsa, ileride büyük ihtilaflara yol açabilir. Mirası sadece kime bıraktığınız değil, nasıl bıraktığınız da önemlidir.

 

Avukat Arabulucu Merve Hilal Çırkan     /     AVRUPAPRESS

 

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP