DOLAR 45,4389 0.02%
EURO 53,3761 0.18%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 3599380-2,15%
Ankara
18°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
« YARDIM ANCAK ALLAH’TANDIR »   MİLLÎ GÖRÜŞ ASİL DURUŞTUR
  • AvrupaPress
  • Avrupa
  • « YARDIM ANCAK ALLAH’TANDIR » MİLLÎ GÖRÜŞ ASİL DURUŞTUR
2192 okunma

« YARDIM ANCAK ALLAH’TANDIR » MİLLÎ GÖRÜŞ ASİL DURUŞTUR

ABONE OL
septembre 11, 2024 19:32
« YARDIM ANCAK ALLAH’TANDIR »   MİLLÎ GÖRÜŞ ASİL DURUŞTUR
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Liderlik kafilenin başıdır onun kafile üzerindeki etkisi çok büyük ve çok derindir.
Eğer liderlik ümitsiz ve pasif olursa bütün kafile ümitsizliğe ve pasifliğe maruz kalır.
Eğer o zorluklara karşı sertleşirse komplolara karşı sabitleşirse bütün fertlerin ruhlarında ümit yeşerir. Ve bütün kafile saldırıya geçer.
« İslâm hücum dinidir. İslâm savunma dini değildir. »
Asrın Lideri
Millî Görüş Lideri
Cennet Mekan Prof. Dr. Necmettin Erbakan
İslâm bugün hem iç hem dış düşmanla uğraşıyor. Bütün yönlerde sınırsız bir savaşa girmiş, bütün dünyaya karşı çetin bir mücadele veriyor. Durum böyle olunca savaştan sırt çevirip kaçmak asla caiz değildir.
Savaşta direnip bâtıla karşı çetin bir savaş vermek gerekiyor, bütün imkanları cihat uğrunda seferber etmek gerekiyor.
« Yeryüzünde fitne kalmayınca ve din yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla (kafirlerle) savaşın. » Enfal Suresi 39. Ayet
Peygamberin – İslâm tarihindeki- değişmez tutumu günümüzün çalışmalarında itibar edilmeli ve tamamen takip edilmelidir.
Bunun için bu eşsiz tarihi iyi araştırıp bilmeye çalışmalıyız.
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) daveti esnasında programlı birçok darbelere maruz kaldı.
Bu saldırılar esnasında müşrikler işkencenin eziyetin en korkunç çeşidine başvurdular.
Bütün bunlara rağmen Rasulullah yumuşaklık göstermedi.
O hiç yılmadı.
Rasulullah Müslümanlara yapılan bütün hakaretlere bütün işkencelere rağmen Allah’tan ümidiydi. O bu acılı günlerde bile ümit gözüyle olaylara bakıp Müslümanları gelecek zaferle müjdeliyordu.
O, Medine ablukaya alındığı zaman da da yine ümidini yitirmedi. Öyle ki münafıklar diyorlardı ki: « Biz korkudan evden çıkamıyoruz. Muhammed ise bize Kisra ve Kayser’in hazinelerini vaat ediyor. »
Allah’ın yardımına güvenen müminlerin çok farklı tavırları vardı. Kur’an-ı Kerim gururla tavırlarını şöyle naklediyor:
 « İşte Allah ve Resulünün bize vaat ettiği Allah ancak onların imanlarını ve Allah’a bağlılıklarını arttırmıştır. » Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimin sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir. KImi de (şehitliği) beklemektedir.
Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir. »  (Ahzab Suresi 22 ve 23 Ayetler )
İslâm bugün sonsuz saldırılarla başbaşadır.
Kavriyetçilikle, milliyetçilikle, yurtseverlikle, bölgecilikle, sosyalizm veya sosyal adalet uydurmalarıyla, inkarcılıkla, ilim ve medeniyet namındaki sömürgecilikle çetin bir savaş vermektedir.
İslâm bu çetin mücadelede güçleri seferber etmeli güven ve ümide dayanmalıdır.
« Yardım ancak Allah’tandır. »
 (Al-i İmran  Suresi 26. ayet)
Cennet Mekan
Prof. Dr. Fethi Yeken Büyük İslâm Alimi
Milli Görüş davasını bilip tabi olmak, telkin ettiği Adil Düzen’i, faizci kapitalist düzenin yerine ikame etmenin mücadelesini vermek, kolay mı sanırsın sen. Allah’a teslim olmak, hayatı Kur’an ve sünnet programına uygun olarak şekillendirmek, her işimizde Allah’ın rızasını gözetmek, ciddi bir şeydir. Kınanırsın, itilir ve horlanırsın, en yakınındakiler tarafından suçlanırsın, buna rağmen yeni bir saadet dünyasını kurmanın cihadını yaparsın. Bu imtihan çetindir. Erbakan Hocamızın tarihe not olarak düştüğü şu söz önemlidir: “Zor bir yolda yürümek mecburiyetinde olan insanlar, yolda yürümeye başlamadan önce, gönüllerinde ve zihinlerinde yürümek ve yol almak zorundadırlar. Evvela, bu yolu ben nasıl aşarım korkusundan kurtularak yola çıktıklarında görürler ki, yol zor da olsa bir müddet sonra aşılmış, yürünmüş ve hedeflenen yere gidilmiştir. İşte o zaman, insanların yüreklerinde, aslında yolun zannedildiği kadar zahmetli olmadığına ve bütün sıkıntılı yolların aşılabileceğine dair bir iman doğar.”
Adamın fikri kırık olunca, çoğunluğu hak sebebi sayıyor, zafere ulaşmayı çoğunlukta arıyor. “Nice az sayıda bir birlik, Allah’ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir” esasını unutmuş teslimiyet fukarası zavallılar, kerameti sıfatlarda, şan ve şöhrette, sayısal üstünlükte, uçuk fikirlerde arayarak sadece egolarını tatmin ediyorlar. Calut’a karşı mücadele eden Talut’un ordusunda asker olabilmek hidayet ve dirayet, iman ve itaat ister. Maharet, batıla hizmet eden çoğunluk olmakta değil, hakka hizmet eden şuurlu Müslüman bir topluluk olabilmektedir. Adam tutamıyoruz diye ortalığı yangın yerine çevirmeye çalışanlar, bilmelidir ki; Milli Görüş davasında herkes, başkasının zoruyla değil, kendi inancı ve teslimiyeti ile burada bulunuyor. Davamızda haram olmadıkça denileni yapmak, zillet değil, en büyük şereftir. Bir dava olarak İslam’da ittifak etmeyi emreden Allah’tır, bu ittifaktan uzaklaşan ise kullarıdır. İslam’da ittifak etmek; telkin ettiği Adil Düzen’i hayata ikame etmek, kötülükleri önlemek için; saf bağlayarak, tuğlaları birbirine kilitlenmiş muhkem bir bina benzeri teşkilat olmaktır. “O halde seninle beraber tövbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi istikamet sahibi ol” esasına itibar eden herkes, Milli Görüş içinde kendiliğinden yerini alır. İtikat ve düzen olarak İslam’ı bilinler, mecburen ittifak halinde olurlar. Burada bir kez daha Erbakan Hocamızın şu sözünü birlikte hatırlayalım: “Saadet Partisi, son imtihanı kazananların partisidir.”
Erbakan Hocamızdan biz şunu öğrendik: “İslam, bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman, İslam’a uymak mecburiyetindedir. Şu dünyaya gönderiliş gayemiz olan kulluk imtihanını başarabilmek için, üç tane temel ve birbirini tamamlayan esas vardır: 1-Her şeyden önce İslam’ı öğrenmek, İslam’ın her konudaki emrini bilmek. 2-Öğrendiğimiz İslami esaslara göre yaşamak, Kur’an’ın hükmünü hayatımıza tatbik etmek. 3-Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslam’a göre, yani İslam’ca düşünmek. Yani, itikat ve ilmihal konularını öğrendiği, bildiği ve bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde, ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında mümin sayılamaz. Müslüman’ca düşünmenin üç temel esası vardır:
1-Dünya hayatı, çok önemli bir imtihandır. Ahiret ise, dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı ve eksi puanların karşılığıdır. Nefeslerimiz sayılıdır, bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü ölüm bize, çok yakındır. 2-İslâm dini, Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve tastamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır. 3-İslâm dini, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona haktır, hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır. Çünkü İslâm, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.”
İslam, bilinmeden yaşanmaz. İslam bir hayat düzenidir. İslamsız saadet olmaz. Bunun için itikat ve düzen olarak İslam’a koşanlardan olmalıyız. İslam’a koşmak, Adil Düzen’in kurulması için disiplin ve ciddiyet içinde cihat etmektir.
Adil Düzen’den yana olanlar, bu yolda hakkını verecekleri bir mücadeleyi yapmak zorundadırlar. Erbakan Hocamız; bu mücadelenin esaslarını şöyle sıralamıştır: “Herhangi bir durumun oluşmasında ve gelişmesinde Müslümanların üç ayrı safhada, takınacağı, üç ayrı tavır vardır. 1-Önce emredilen ve yapılması gereken bir konuda, takatimizin sonuna kadar ceht, gayret ve her türlü esbaba tevessül etmek. 2-Olayın meydana gelişi sırasında, korku ve telaşa kapılmadan Allah’a teslimiyet ve tevekkül etmek. 3-Sonunda ise, takdire rıza ve ortaya çıkan neticenin hakkımızdaki en hayırlı durum olduğunu kabul etmek gereklidir. Biz bütün sebeplere tevessül etsek ve her türlü gayreti göstersek bile, Allah istediğimiz neticeyi vermeye mecbur değildir. Ancak sebeplere tevessül edilerek ve sünnetullaha uygun hareket edilerek yapılacak işlerin, genellikle başarıya ulaştırılması da adetullahın gereğidir.” Burada niçin “adetullah” bizi başarıya ulaştırmak şeklinde tecelli etmiyor, diye bir soru sorulabilir. O zaman biz kendimize dönerek; biz emredilen cihadı ne kadar “sünnetüllaha” uygun yapıyoruz sorusunu kendimize sorarız ve kapsamlı bir nefis muhasebesi yapmaya çalışırız. Çünkü biz, başkalarının değil, kendi muhasebemizi yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefiz. İçimizi ıslah etmeden, çevremizi ve dışımızı ıslah etmek mümkün olmaz.
Kardeşlik nedir? Kardeşlik, bir düzendir. Zor bir yolda yürüyenler, “kardeşlik düzenini” ikame etmeden, aralarında iç huzuru ve barışı sağlayamazlar. Bunu sağlayacak olanlar da, emir sahipleridir. “Lider kalkandır” esası, bu sorumluluğu onlara yüklemiştir.
MÜJDELERE KAVUŞMAYA ÇALIŞAN
MİLLÎ GÖRÜŞÇÜLERİN ÖZELLİKLERİ
Benlik(enaniyet), kibir taşımazlar.
Tefrika(bölücülük) yapmazlar.
Makam mevki hırsı, şahsi menfaat isteği yoktur.
Dedikoduya itibar etmezler ve her duyduklarını doğruymuş gibi başkalarına aktarmazlar, tenkitçilik yapmazlar.
İfrat (aşırıya kaçmak) yapmazlar, tefrit ( yapılması gerekeni yapmamak)  yapmazlar.
Su-i zanda bulunmazlar.
Tembellik, laf ebeliği yapmazlar.
Sonra yaparım düşüncesi, tehircilik yoktur.
Ümitsizliğe kapılmazlar.
Davasına ihanet etmezler.
« Siyasetle haklar alınamaz » demezler.
‘Değişiklik lazım, gençleşmek lazım » demezler.
« Parti içi demokrasi yok, istişare edilmiyor » demezler.
« İnsan haklarına karşı çıkanların diğer propagandaları »na kanmazlar.
Rakiplerin bizden istedikleri hakkı savunmaktan uzak durmamızdır.
Millî Görüşçüler  hakkı savunmaktan uzak durmazlar.
Zalim idareciye karşı hakkı söylemek en büyük cihaddır hadisi meşhurdur.
Sonunda hakkı savunanlar hep galip gelmişlerdir. Tarih boyunca çekilen  GÜÇLÜKLER ve neticede elde edilen  ZAFERLER ortadadır.
« Bir kere bölündünüz, toparlanamazsınız » diyenlere itibar etmezler.
Şunu hiç unutmamak lazımdır ki, imtihan süreklidir. Ömrümüzün sonuna kadardır. Bize düşen ayetin emri gereği gevşememek, karamsarlığa düşmemek, inanıyorsak neticede üstün gelecek olanın biz olduğumuzu bilmektir.
Aslolan İHLÂSLI olmak ve HAKKA « yani her şart altında doğru olana » bağlanmaktır. Hak gelince batıl yok olur. Refah’ta on yılda %4,2’den %22’ye, hatta mahalli seçimlerde %34’e nasıl çıktıysa şimdi de değişen birşey yoktur. Aynı şekilde bugün de daha büyük bir başarıya ulaşabiliriz. Yeter ki ihlâs ve sadâkatle çalışalım. Şevk ve heyecanımızdan bir şey kaybeymeyelim.
BİZ HER ZAMAN EN BÜYÜK PARTİYİZ
Biz her zaman en büyük partiyiz.Rakiplerimizin tanıklığıda bunu gösteriyor. Bizim en büyük parti oluşumuz mânâmızdadır. Çünkü biz milletin aslıyız, özüyüz. Herşey aslına döner. Büyüklüğün kalabalıklarda değil mânâda olduğunu her Millî Görüşçü çok iyi bilmektedir.
İslâm’ın insanlığın kurtuluş tohumu olduğunun idraki içerisindedirler.
Hep birlikte çalışırlar tefrika yapmazlar.
Fikir ve eylem birliği içinde davranırlar.
Kurtuluşa ermeye çalışırlar.
İşbirlikçilikle, taklitçilikle hayırlara ulaşılamaz gerçeğini çok iyi bilirler
Yahudi ve hristiyanlara benzemezler
Millî Görüş’ün en hayırlı topluluk olduğunun şuurundadırlar ve o şuurla hareket ederler.
Kötülüklerin sözle ortadan kaldırılamayacağını mutlaka iktidar gücü gerektiğini bilirler.
Bu yüzden iktidara gelmek için canla başla, ihlâsla çalışırlar.
Millî Görüşçüler olarak  bütün gücümüzle hakkı tebliğ çalışmasını  yapmakla görevli olduğunu bilirler. Bu çalışmanın adı da CİHAD’dır.
Değerli Kardeşlerim insanların yasa yaptığını herkes biliyor da yasaların insan yaptığını pek az kişi biliyor.
Er geç ama er geç mutlaka zafer gelecek.
Allah’ın yardım edip de başarılı olmamış hiçbir durum yoktur.
Yarım yamalak inanmış insanlarla bu iş olmaz
Düşüncesi yarım yamalak olan, eylemi yarım yamalak olan insanlarla bu iş olmaz.
Yasa,  yasama yapılandırmacıdır.
Toplum da söylemlere bakıyor fakat kalıcı ve İnşa edici olan yasalardır. Piyasalar etkilidir, meclis etkilidir. Toplum uykudadır, narkozdadır.
Allah yolunda cihad aşıkları şunu da unutmayınız namazı terk edene İslâm yoktur.
Cihadı terk eden dünya imtihanını kazanamaz.
Tâkatimizin sonuna kadar cihad edeceğiz, onun adı aşktır, cihadın adı aşktır…
Cihat aşkıyla bu çalışmaları yapacağız  İnşaAllah.
BİRLİKTE RAHMET AYRILIKTA AZAP VARDIR.
BU BİR İMTİHANDIR.
BU BİR SÜREÇTİR.
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’Yİ VE YENİ BİR SAADET DÜNYASI’NI KURMA SÜRECİDİR. TIPKI ASR-I SAADET GİBİ YENİ BİR SAADET DÜNYASI KURULACAKTIR. ALLAH’IN İZNİ İLE.
Allah(c.c.), günün feyzi, bereketini size ve ailenize ihsan eylesin. Sağlıklı, hayırlı ve müreffeh bir hayat ihsan eylesin.
Muharrem Bozçal
11 Eylül 2024

AvrupaPress

Muharrem Bozçal     /     AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP