en iyi bahis siteleri
1xbetbetpasmariobet
DOLAR 32,8567 0.01%
EURO 35,7026 0.04%
ALTIN 2.553,330,34
BITCOIN 2179356-0,31%
Ankara
30°

AÇIK

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

NAMAZ KILAN KÖLELER OLMAYACAĞIZ. ÜLKEMİN ÜRETEN EVLATLARININ GAYRETLERİYLE  YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
  • AvrupaPress
  • Avrupa
  • NAMAZ KILAN KÖLELER OLMAYACAĞIZ. ÜLKEMİN ÜRETEN EVLATLARININ GAYRETLERİYLE YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
1142 okunma

NAMAZ KILAN KÖLELER OLMAYACAĞIZ. ÜLKEMİN ÜRETEN EVLATLARININ GAYRETLERİYLE YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE

ABONE OL
juillet 2, 2024 19:13
NAMAZ KILAN KÖLELER OLMAYACAĞIZ. ÜLKEMİN ÜRETEN EVLATLARININ GAYRETLERİYLE  YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE
0

BEĞENDİM

ABONE OL

NAMAZ KILAN KÖLELER OLMAYACAĞIZ.

ÜLKEMİN ÜRETEN EVLATLARININ GAYRETLERİYLE  YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE HEPBİRLİKTE AZİMLE ÇALIŞARAK KURULACAKTIR.
ÇALIŞANLARIMIZ, İŞÇİMİZ, KÖYLÜMÜZ, MEMURUMUZUN GAYRETİYLE YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE  KURULACAKTIR.
MİLLÎ GÖRÜŞ, SALİHLERİN VE ARİFLERİN YOLUDUR
MİLLÎ GÖRÜŞ’ÜN SAVUNDUĞU DÜZEN ‘ADİL DÜZEN’DİR.
SAVUNDUĞU MEDENİYET PROJESİ İSLÁM BİRLİĞİ »DİR.
BU PROJE ÜÇ AŞAMALIDIR.
D-8’LER, D-60’LAR VE D-160’LARDIR.
MİLLÎ GÖRÜŞ’ÜN HEDEFİ İSE YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE,
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE,
YENİ BİR DÜNYA İNŞA ETMEKTİR.
Ve nihayet bir diğer kütlede çalışanlarımızdır,  yani işçimiz, köylümüz, memurumuz, böylece ‘Yeniden Büyük Türkiye’ işte bu söylediğimiz evlatlarının gayretiyle kurulacaktır.  86 milyonun şuurlanıp tek vücut olarak aynı hedef ve istikamette çalışması sureti ile kurulacaktır
Milli Görüş’ün savunduğu düzen « Adil Düzen' » dir. Savunduğu medeniyet projesi ‘İslam Birliği” dir. Bu proje üç aşamalıdır. D-8’ler, D-60’lar ve D-160’lardır. Milli Görüş’ün hedefi ise Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya inşa etmektir.
Allah rahmet eylesin ne diyordu
Asrın Lideri, Efsane Başbakan, Millî Görüş Lideri, Saadet Partisi Genel Başkanı, Cennet Mekan  Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız: « Namaz kılan köleler ! » diyordu.
Namaz kılan köle, namazını kılar ama o bozuk düzenin ekonomisine müdahale etmez, faize karışmaz,  faizle sömürülmeye devam eder, köleleştirilmeye devam eder. Namazını kılar ama namaz kıldığı memleketteki « Siyasi Düzen’e » karışmaz.  O « Siyasi Düzen’in » onu sömürülmesine ezmesine, köleleştirilmesine hiç kesinlikle ve kesinlikle karışmaz.
Namaz kılar ama namazını kıldığı toplumdaki Medya Düzeni’ne karışmaz.
O Medya Düzeni’nin,  ahlâksızlıkla onu nefsine köle etmesine karışmaz. İşte bu namaz kılan köleliktir. Namazını kılar ama BOP projesine karışmaz. Büyük Ortadoğu Projesi’ne, 22 tane İslâm Ülkesi’nin sınırlarının değişmesi onun umurunda bile olmaz.
Neden !? Namaz kılıyor ama Emperyalizmin Projelerine köle olmuş. Namazını  kılar ama « Haim Nahum Projesi nedir  !?  bilmez.
Türkiye’yi;
İşsiz bırakacaksın !
Aç bırakacaksın !
Borca esir edeceksin !
Dininden ve ahlâkından uzaklaştıracaksın!
Böleceksin !
Parçalayacaksın !
Bölüp parçaladığın bu parçaları birbiriyle çatıştıracaksın !
Yumuşak lokma haline getirip yutacaksın !
Bu projenin etrafında bütün ülkelerde uygulandığını gördüğü halde namazını kılar ama bu projelere karışmaz. İşte bu namaz kılan köleliktir ! Namazını kılar ama ‘Paris İklim Anlaşması’ nedir !? karışmaz.
Ben çalışıyorum paramı da alıyorum. Evde de çocuklarımızla birlikte yemeğimizi de yiyoruz. Cumartesi AVM’ye, Pazar günü de pikniğe gidiyoruz. Haftada bir günde sohbete gidiyoruz zaten, ben ne bileyim hocam !  Seni Köleleştirme Projesi’, Seni ‘Eve Kapatma Projesi’, sana ‘Yapay Et Yedirme Projesi. Senin ‘Genetiğini Değiştirme Projesi’ senin ‘Çocuklarının Cinsiyetini Değiştirme Projesi’, ‘ »Doğacak Nesillerin Cinsiyetini Değiştirme Projesinin » en başat zorlayıcı projelerinden bir tanesi, şimdi bunları bilmezsen, bir müslüman olarak bunlarla ilgili bir çalışma yapmazsan, namazımı kılıyorum ama benim bunlarla bir alakam yok dersen, o aynen Asrın Lideri, Efsane Başbakan, Millî Görüş Lideri Cennet Mekan  Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın demiş olduğu gibi: ‘Namaz kılan köleler’ noktasına getirmiyor mu bizi kardeşlerim.
İman ve İslam, biri olmadan diğeri olmaz.İmana ulaşmadan Müslüman’ım diyenler bedeviler ve münafıklar olarak ikiye ayrılırlar. Bedeviler; çeşitli sosyal ve siyasal nedenler yüzünden imana ermeden İslâm’ın siyasal hâkimiyetine teslim olmuş insanlardır. Bunlar imanın ne olduğunu bilmezler. Münafıklar ise; kalben inkârcı olmalarına rağmen, dilden “Müslüman’ım” diyenlerdir. Münafıklar; imanın ne olduğunu bilirler, bilinçli olarak Batılı tercih ettikleri halde menfaatleri gereği zahiren Müslüman görünürler. Din, iman ve İslam’ın ortak adıdır. Çünkü iman tasdik, İslam uygulamadır. İman, kalbin ameli, İslam, bedenin imanıdır. İslam, fıkıh ve düzendir. İman ise, hakikattir. Hakikat, varlığını imandan, fıkıh ve düzen, meşruiyetini İslâm’dan alırsa makbuldür. Şuurlu olmanın gereklerinden marifet ve tasdik ile iman, ikrar ve amel ile de İslam ortaya çıkar. İman İslam’dan, İslam da imandan ayrılamaz. Mümin; Allah’ı ve Resulü’nü tasdik eden, müslim; Allah’a ve Resulüne itaat edendir. Bu açıklamadan sonra diyebiliriz ki Müslüman; batı ahlakı yerine Kur’an ve nebevi ahlakı, Yunan bilgisi yerine Kur’an ve sünnet bilgisini, faizci kapitalist düzen yerine adil düzeni, zulüm yerine adaleti, Avrupa Birliği yerine İslam Birliği’ni tercih eden kimsedir. Tasdike dönüşmeyen imandan, din ve düzen olarak yaşanmayan İslam’dan hayır gelmez.
Büyük oyun; nefislerini ilah edinip “üstün ırk, seçilmiş halk” inanışını din edinmişlerin fesat ve helak olma oyunudur. Kim bu oyunun küçük oyuncusu olursa, onlar da yok olup giderler.  Siyonizm, kapitalizm, materyalizm, Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği batıl olan şeylerdir. Bu batıl şeylerle insanlık saadet bulamaz. Bu değişmez gerçektir. İnkâra, şirke, nifak yoluna sapmak, yaratan, yaşatan, yöneten Cenab-ı Allah’ın gazap ettiği şeylerdir. Batıl olan şeylere iman ederek, batıl olmak bir şuursuzluk hastalığıdır. Şuur; bir varlığın içinde bulunduğu gerçeklik noktasıdır. İnsanın anlama kabiliyeti, idrak etme becerisi, hidayeti, feraseti, dirayeti sahip olacağı şuur seviyesine bağlıdır. O yüzden de varlıklar kendi gerçeklik dünyaları içinde yaşarlar ve ona göre hareket ederek, ona göre karar verirler. Bir varlığın “hakka ve gerçeğe” bağlanabilmesi için, çaba içinde olması çok mühimdir. Bu çaba olmaz ise insan kendisini batıl olmaktan kurtaramaz. Münafıklara; “yeryüzünde fesat çıkarmayın” dendiği zaman, “biz ancak ıslah edici kimseleriz” derler. Derler de onlar fesatçı şuursuzlardır. Münafıklar, işin nereye varacağını hak süzgecinden geçirerek tartan bir bilince sahip değildirler. Kibir ve gururları nefislerini şımartmaktadır. Gurur ve kibir manevi bir hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulmanın ilacı ise Milli Görüş’tür.
MİLLî GÖRÜŞ
Milli Görüş, salihlerin ve ariflerin yoludur. Milli Görüş mensupları siyaseti, hak ve adalet ölçüleri istikametinde insanlara hizmet etme işi olarak görürler. Ve bu anlayışları sebebiyle ABD ve İsrail’in oynadığı büyük oyunu Cenab-ı Hakk’ın inayetiyle bozmak için var güçleriyle mücadele etmektedirler. Milli Görüş’ün savunduğu düzen Adil Düzen” dir. Savunduğu medeniyet projesi ‘İslam Birliği” dir. Bu proje üç aşamalıdır. D-8’ler, D-60’lar ve D-160’lardır. Milli Görüş’ün hedefi ise Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya” inşa etmektir. Milli Görüş’ün ‘Adil Ekonomik Düzen” gibi, içinde faiz, haksız vergi, israf gibi haram ve şer şeylerin bulunmadığı bir iktisat düzeni vardır. “İslam Dinarı” ABD ve İsrail’in ürettiği zulüm parası “Dolar”a karşı en güçlü tekliftir. Sanayileşme, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi, manevi kalkınma, madenlerin işletilmesi hakkındaki görüşleri Milli Görüş’ü diğer görüşlerden ayıran önemli farkıdır. Saadet Partisi; Milli Görüş’ün bütün hedeflerini gerçekleştirmek için çalışan tek temsilcidir. Büyük oyun ancak Saadet iktidarı ile engellenebilir.
OYNANAN OYUN
Bir oyun oynanıyor. Ne oyunu oynanıyor biliyor musunuz? “Büyük İsrail” BOP oyunu oynanıyor. Bu oyunu tasarlayıp planlayan ırkçı emperyalizm, jandarması ise ABD’dir.  Bu oyun bir yerde ‘Mesih”in gelmesi için » tanrının elini kıyamete zorlama” oyunudur. Bütün savaşlar ve krizler, çıkarılmaya çalışılın “Büyük Savaş”ın hazırlık aşamalarıdır. Bu savaşın stratejik mekânlarından birisi de Kıbrıs’tır. Bütün bu hazırlıklar niçin yapılıyor? Akdeniz’de hâkimiyet kurup İsrail’in güvenliğini sağlamak, çıkarılacak doğalgaza el koymak, Akdeniz’deki enerji geçiş güzergâhlarını kontrol etmek, İslam dünyasına yönelik siyasi ve askeri kuşatmayı daha da güçlendirmek, hepsinden önemlisi Türkiye’yi tehdit ederek saf dışı bırakmak için yapılıyor.Tarihi, coğrafyayı bilen akıllı bir Müslüman, bu gerçeklere sağır kalarak dünyada ve bölgede meydana gelen olaylara duyarsız kalamaz. ABD, İsrail ve de AB; din ve düzen olarak İslam’ın ve samimi Müslüman toplulukların derin düşmanıdırlar. Derin düşmandan dost olmaz. Derin düşmanı dost ve veli edinenler bilmelidirler ki Allah’ın dostluğunu ve yardımını kaybederler.
MÜSLÜMAN’IN TARAFI
Müslüman; ‘hakkı üstün tutmanın, din ve düzen olarak İslam’ın” tarafındadır. Bunun için Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Müslüman kimdir? Müslüman; din ve düzen olarak İslâm’a sarılıp iman ve cihat yolunda olan, insanların elinden ve dilinden zarar görmediği, bireysel ve toplumsal barışın teminatı olan kimsedir.
Müslüman; açları doyuran, tanıdığına da, tanımadığına da “selâm” olandır.
ALDANMIŞ ADAMLAR
Adamlar ve adam, dünyaya dalmış gidiyorlar. Hem de gözü kara gidiyorlar. Yaptıklarının hesabını, hesap gününde Cenab-ı Allah’a vereceğini unutmuş olarak ölümüne gidiyorlar. Haramdan, soygundan, rüşvetten, faizden, kumardan beslenen adamlar ve adam; yoruyor, yoruluyor, aldanıyor ve aldatıyorlar. Boğazlarından geçen haram lokmalar, bu adam ve adamların hidayetlerini karartıyor ve onları azaba ve ilahi gazaba sürüklüyor. Haksız yere elde edilmiş servet ve saltanattın temelinde alın teri, emek ve üretim yok, mazlumun ve yetimin hakkı var. İslam’ı konuşuyorlar, ancak işlerine karıştırmıyorlar. Biz Müslümanların görevi samimi olmak, inancımızdaki sadakatimizi ortaya koymak, aldananlardan ve aldatanlardan olmamaktır. Herhalde Erbakan Hocamız: “Saadet Partisi; son imtihanı da kazananların partisidir” sözünün bu samimiyeti vurgulamak için söylemiştir.
Allah(c.c.), günün feyzi, bereketini size ve ailenize ihsan eylesin. Sağlıklı, hayırlı ve müreffeh bir hayat ihsan eylesin.
Muharrem Bozçal
Makale Yazısı

Yeniden BüyükTürkiye Yazı Serisi

 

Muharrem Bozcal    /     AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP