DOLAR 44,8901 0.05%
EURO 52,9956 0%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 33922021,33%
Ankara
11°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
MEDYA HAKKIN EMRİNDE
1518 okunma

MEDYA HAKKIN EMRİNDE

ABONE OL
juin 29, 2024 14:35
MEDYA HAKKIN EMRİNDE
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nevzat Laleli    /    AVRUPAPRESS

Medya, insanlar arasında haberleşme ve iletişimi kurmakta en önemli bir araçtır. Bir
haberi, bir konuyu, bir yorumu yüz binlere hatta milyonlara ulaştırarak onların bu haber ve
yorum etrafında toplanmalarını sağlar. Böylece aynı fikirde bir araya gelen insanlardan
oluşacak güç ile gündemdeki her konu halledilebilir.
Günümüzde medya başlı başına bir sanayi haline gelmiştir. Her bir medya organının
idarecileri, muhabirleri, fotoğraf ve film çeken kameramanları, bunları yayına hazırlayan
teknik ekibi, yayın koordinasyonu, sayfa veya program editörleri, yayınlayanlar, dağıtıcılar,
idari hizmetliler, servis ve nakliye hizmetleri gibi sahalarda yüzlerce ve hatta binlerce insan
çalışmaktadır.
Bunun yazılı olanlarına gazete veya dergi deniliyor. Görsel olanları ise başta
televizyon, internet ve sosyal medya, insanları etkilendirmeye yetmektedir. Özellikle sosyal
medya bu gün devletin bütün imkânlarını kullanan hükümeti bile sallamaktadır.

ekrem abi discord

MEDYANIN PATRONLARI

Ve maalesef bütün dünyada tirajı büyük medya organları “ırkçı emperyalizmin”emrinde, kumandasında veya kontrolünde bulunmaktadırlar. Elbette bazı fikirlerin ve
görüşlerin kendilerini ve çalışmalarını halka takdim edebilmek için çıkardıkları Milli medya
organları olsa da diğerlerinin yanında bunlar çok zayıf kalmaktadır.
Örneğin ABD’de bütün seçimlerin arka planda, adaylardan kimin kazanması
planlanmışsa büyük ABD medyası aylar öncesinden o şahıs ve gurup lehine, diğer şahıs ve
gurubu aleyhine yayınlar yapmaya başlamakta, Amerikan kamuoyu bu haber, yorum ve
makale bombardımanı altında sandık başına gitmekte ve sandıktan gelmesi istenen aday
seçilmektedir. Ne yazık ki halka oynanan bu oyunun adı ABD’de, “demokrasi ve serbest
seçimler”seçimler” olarak geçmektedir.
Seçilecek nice yetenekli insanlar medya desteğini sağlayamadıkları için halkın onları
tanımalarına mümkün olamamakta, fakat belli taahhütlerde bulunan vasat (orta) adamlar
yapılan reklâmlarla öyle bir hale getirilmektedir ki “on parmağında on hüner olan bir
adam…”gibi tanıtılmaktadır. Sanki bir daha bu adam gibi üstün kabiliyetli (yetenekli) bir
adam daha bulunmaz. Dün George W. Bush onların isteklerini yapıyordu ve çok becerikli bir
adamdı Ondan sonra halka başkan olarak Obama seçildiğine göre Obama çok marifetli bir
adamdır. Bunun başka istisnası da yoktur.
ekrem abi casino

HALKIN DURUMU

Irkçı emperyalistler (Siyonist Yahudiler) halkın durumuna, kendilerine destek
olacaklarsa ilgilenirler, onun dışında hiçbir isteğine ve derdine ilgi duymazlar. Halkı bir sürü
gibi yıllarca, sahibi oldukları medya gücüyle bir partiden diğerine yollar dururlar.
Halk, başındakilerden ağzı yanınca, Irkçı Emperyalistler hemen bir başka “işbirlikçilerini”devreye sokmakta böylece onlar Demokratlar olmazsa, Halkçılarla yollarına
devam etmektedirler.
Eğer idaredekiler bunların isteklerine cevap vermiyor veya çıkar çevrelerine ters
hareket ediyorlarsa hemen medya kuruluşları devreye girmekte ve yalan-yanlış ve değişik
haberler, yorumlarla iktidardakiler halkın gözünde yıpratılarak iktidardan düşmeleri
sağlanmaktadırlar. Veya yalan yanlış haberlerle bir takım etkili ve yetkili güçlerin harekete
geçmesi sağlanmakta ve iktidar üzerinde baskı kurmaktadırlar.
Bir hatırlayalım bakalım. 1997’de Refah-Yol hükümeti döneminde basın tarafından
ortaya atılan ve bir bardak suda fırtına kopartılan “Ali Kalkancı, Fadime Bacı,
Aczimendilerin zikir ayinleri…”gibi olaylar niçin çıkartılmış ve “Bir bardak su da…”
yaygaralar kopartılmıştı. Bu gün onlar nerede ve ne yapmaktadırlar? Bu adamlarla Refah
Partisinin ne alakası vardır?
BİR İNANCIN MEDYASI

Elbette bir inanç sahipleri de (özellikle Hak’kın hâkimiyetini sağlayacak olanlar)
mutlaka güçlü medyaya sahip olmak zorundadırlar. Tabii eğer bunlar iddialarında samimi
iseler… Yoksa “dostlar alış verişte görsün”kabilinden çıkardıkları medya organı gazete (70
bin diyelim) satıyorsa bununla bir yere varmaları mümkün değildir. Samandan bir gazete bile
1 milyon satmak için kampanyalar düzenliyor da Hak’ka tabi olduğunu söyleyen insanlar
bunu gerçekleştiremiyorlarsa daha çok çekeceğimiz var demektir.
Mazeret hazırdır.“Ama bizim gazetemiz, parti bülteni gibi çıkmaktadır. Bu
sebeple satılmamaktadır”Peki, sen ne istiyorsun? Gazeten, parti bülteni gibi olmasın,
gündem oluştursun, öyle mi?Bülten değil de gündem…
ekrem abi telegram

Bunun için şart, tek gazete olmaktan çıkacaksın ve en az 2 gazete olacaksın ki aynı
konuyu değişik yönleriyle iki gazetede birden yazacak. Böylece toplum üzerinde bir tesirin
olsun ve gündem oluşturasın. Bunun için önce mevcut gazetenin tirajını yükselteceksin ki
idarecilerin sana bir gazete daha yayınlamak için cesaret bulsunlar.

PEYGAMBER DE MEDYAYI KULLANDI

Medyanın önemi sadece zamanımıza ait değildir. Peygamberimiz Hazreti
Muhammed (s.a.v) henüz Mekke’de bulunduğu bir dönemde, Mekke yakınlarındaki (Safa
tepesi) bir dağ üzerine konmuş olan ve tehlike anında çalınması kararlaştırılan bir çanı,
normal bir günde çaldı. Çanın sesini duyan Mekkeliler gurup gurup çanın bulunduğu tepenin
altında toplandılar. Acaba ne gibi bir tehlike vardı, diye birbirlerine sordular.
Baktılar ki Peygamberimiz çanın yanında. Onların toparlanmasını sükûnet içerisinde
bekledikten sonra, onlara döndü;
“Ey Mekkeliler! Şu dağın ardında size gelmekte olan bir düşman ordusu vardır,
desem ne derdiniz?” Onlar da;
Mekkeliler; “Sana inanırız ya Muhammed” dediler. Çünkü sen,“Muhammed’ül
emin”emin bir insansın.
O zaman Peygamberimiz; “Öyleyse inanın ki Allah bir’dir ve ben onun kulu ve
resulüyüm (elçisiyim)” dedi.
O zaman Mekkeliler ve özellikle de Müşrikler (Allah’a şirk koşanlar) büyük bir öfke
içerisinde Hazreti Muhammed’e kızdılar, onu yalanladılar ve ona taş attılar.”
Mekkelilerin hepsinin bir araya gelmesini ve bir hitabın aynı anda bütün Mekkelilere
ulaşmasını sağlayan çan, o günün medyası olarak bizzat Peygamberimiz tarafından
kullanılmış ve Mekke halkına İslam’ın duyurulması gibi büyük bir görev başarılmıştır.

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP