Emin bey yılların duayeni. Gazete yazılarından takip edip “Bugün yine neler yazacak?” diye meraklandığımız bir gazetecimiz. Yazıları, genelde bardağın boş tarafını gösterip yandık bittik, türünden olsa da 31 Temmuz 2026 tarihli köşesinde “Size çok büyük bir müjdem var…” diyerek beklentimize tavan yaptırdı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın Türkiye Uzay Programı konusundaki açıklamalarını tîye alarak ironik bir dille eleştiren Çölaşan, bunun siyasi bir propagandadan öteye geçemeyeceğini ifade etmiş. Yani kısaca yapamazsınız demeye getirmiş.
Bu düşüncede olanlar sadece Emin Bey değil elbet. Ülkemizin aydın geçinen, geleceğini düşünen, düşündükçe kendini kahreden ve sonra da melankoliğe yakalanan birçok insanımız var. Bunlar olmasa Türkiye ilerlemez, yerinde sayardı. Her atılımda, her yenilikte “yapamazsınız, başaramazsınız!” dedikçe birileri hırs yaptı ve başardılar.
Aslında bu hikâye “…muhtar bile olmaz!” sözüyle başladı. Sonrasında “…yapamazsın, …yaptırmazlar, …beceremezsiniz” gibi söylemlerle devam etti. En sonunda da “…boyunuzu aşar, …uçak yapmak kolay mı? Ülkenin kaynaklarını heba ediyorsunuz! Güldürmeyin!” cümleleri ile devam etti.
Son olarak işi ironiye vurup, dalga geçerek itibarsızlaştırma seçeneğini tercih ettiler. Emin Bey ve benzerleri olmasa belki de görevinin başında olan siyasilerimiz bu sözleri gündemin yoğunluğundan unutup gideceklerdi. Fakat ‘yapamazsınız’ sözü damara dokundukça uçaklar, helikopterler, savaş gemileri, uzay araçları, tanklar ve daha birçok yapılamaz proje bir bir yapıldı. Sebebi de Emin Bey ve benzerlerinin bu ince(!) desteği olduğunu inkâr edemeyiz. Onlar gaz verdikçe memleketin evlatları Ay’a da gider, Mars’a Neptün’e de gider.
Bu duayen yazarımıza öykünerek bir müjde de ben vermek istiyorum: Türkiye İHA teknolojisine ilk başladığında nasıl içten ve dıştan köstek olmaya çalışanlara rağmen dünyanın bir numaralı üreticisi olduysa uzay teknolojisinde de rakiplerini geride bırakıp uzay madenciliğinde öncü ülkelerden biri olacağına inanıyorum. Yeter ki Emin Bey ve şürekası “yapamazsın” desin. Yeter ki pesimist düşüncelerini her yere saçarak siyasilerin gaflete düşmelerine engel olsunlar.
Türkiye’nin önündeki engeller bir bir kaldırılırken içte ve dışta başarısızlığımızı bekleyen odaklar her seferinde hüsrana uğramaya devam edecek. Vermediler, biz yaptık. Engellediler, daya iyisine ulaştık. Ambargo koydular, şimdi kapımızda dileniyorlar. “Taksim meydanında eşşek gibi anırırım,” diyenler ders almamış olmalı ki, görevlerini terk etmiyorlar. Biz bunları baş tacı yapmalıyız; ne kadar köstek o kadar başarı. Türkiye’nin yiğitleri her seferinde benzerlerinden birkaç adım önde Türkiye Yüzyılı’nı gelecek kuşaklara armağan ediyorlar.
Geleceğimiz artık içki masalarında şekillenmiyor. Bunu herkesin anlamasını beklemiyoruz. “Sizin hedefleriniz, bizim hayallerimize yetişemez.” Gelecek yüzyılda hatırlananlar, yapamazsın diyenler değil, yapanlar olacaktır.
Teşekkürler Emin Bey … ve diğerleri!
Saygılarımla.
![]()
Cüneyt Tüzel / AVRUPAPRESS
AVRUPA
14 août 2026AVRUPA
14 août 2026AVRUPA
14 août 2026AVRUPA
14 août 2026AVRUPA
14 août 2026AVRUPA
14 août 2026AVRUPA
14 août 2026