Ülkemizde artık kanayan yara olan Kadına Şiddet konusu
kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayatını oldukça kötü
etkilemektedir. Kadınlarımız çocuklarına veya aile bireylerine
karşı bir eylem gerçekleşeceği korkusuyla yaşamak zorunda
kalması hayatlarının çekilmez bir hale gelmesine neden
olmaktadır.
Hacettepe
Üniversitesi
Nüfus
Enstitüleri
tarafından
gerçekleştirilen çalışmaya göre Türkiye’de eşi veya birlikte olduğu
erkeğin fiziksel veya cinsel şiddetine maruz kalan kadınların yüzde
44’ü yaşadıkları şiddeti kimseye anlatamadıklarını belirtmişlerdir.
Çalışmaya göre şiddet gören kadınların yaklaşık yarısı ilk kez araştırma için yapılan görüşmeler sırasında başlarından geçenleri
dile getirdikleri görülmüş. Eğitim durumu olmayan her on
kadından yaklaşık altısı şiddeti kimseye anlatamamıştır.
Türkiye’de yaşayan kadınlar eş, sevgili, aile bireyleri
tarafından sürekli şiddete maruz bırakılmaktadır.
Kadına yönelik şiddet farklı şekillerde ortaya çıkabilir;
1.Fiziksel
2.Duygusal
3.Cinsel
4.Ekonomik olmak üzere dört tiptir.
Ülkemizde kadınların en çok maruz kaldıkları şiddet türü
FİZİKSEL ŞİDDETTİR.
Fiziksel şiddet mağduru kadınlar ruhsal problemlerin yanında
ciddi sağlık sorunlarıyla da karşılaşmaktadır. Kadına yönelik şiddet olgularının mağduru kadınlarda fiziksel
şiddet yaşamış kadınlarda şu bulgular gözlenmektedir:
1.Sıyrıklar
2.Ekimozlar3.Kemik çatlak ve kırıkları
4.İç organlarda yaralanmalar
5.Kanamalar Fiziksel şiddet, boşanmaların en temel sebebidir. Boşanmak
istemeyen eş, karısına fiziksel şiddet uygulamayı dahası öldürmeye
teşebbüs etmekten bile çekinmemektedir. Bundan dolayı;
saldırgan partnere boşanma kararı açıklanırken daha dikkatli
olunması gerekmektedir. Dünya Sağlık örgütü, kadının saldırgan partnerinden ayrılmayı
planladığı durumlarda, bu kararını partnerinin önünde açıkça
söylemesinin oldukça tehlikeli ve kritik olduğunu belirtiyor.
Kadınlar ayrılık kararını saldırgan partnerin olmadığı zamanda
evi terk ederek, not bırakarak, veya sonrasında telefonla
arayarak söylemelidir. Çünkü şiddet uygulayan erkekler,
kadınlardan ayrılık kararını duydukları zaman ciddi bir öfke
duyuyorlar.
Bunun en yoğun olduğu zaman ise ayrılık kararının kadınlar
tarafından iletildiği andır. Ayrılık kararını yüz yüze söylemek
yerine farklı yollarla iletmek, kadınları şiddetten ve cinayetten
koruyabilen bir unsur olarak ifade edilmektedir.
Şiddete uğrayan kadınların nereden yardım alabileceklerini
bilmelerinin bu durumla mücadele etmeleri açısından büyük
önem izah etmektedir. Bu yüzden bu yazımızda mağdur
kadınlarımız için hangi kurumlardan destek alması gerektiği
hakkında
bilgi
vereceğiz.
Şiddete uğrayan kadınların şu kurumlardan yardım almaları
mümkündür.
Şiddete uğradığınızda veya uğrama tehlikesi altındayken
başvurulabilecek olan kurumlar; kadın sivil toplum kuruluşları,
Kadın Konukevleri, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri,
KOZA- Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, Alo 183 telefon hattı,
Valilikler, Kaymakamlıklar, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Aile
Mahkemesi, Polis Merkezleri, Jandarma Karakolları, Sağlık kuruluşları, Belediyelerin Kadın Dayanışma Merkezleri, Baroların
Kadın Dayanışma Merkezleri ve Adli Yardım Kurullarıdır.
İçlerinde en önemlisi Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’dir.
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM); Şiddete uğrayan ve
şiddet uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri
ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişiler hakkında 6284
sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair
kanun kapsamında tedbir kararı talep edilebilir.
Şehrinizde bulunan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin yerini
bilmiyorsanız yaşadığınız yerin muhtarlığına veya kaymakamlığına
başvurarak ŞÖNİM’e ulaşım sağlayabilirsiniz.
ŞÖNİM’ler Barolarla koordinasyonlu bir şekilde çalışarak şiddete
uğrayan kadınları Baroya yönlendirmektedir. Baro tarafından
da mağdur kadınlarımıza ücretsiz avukat ataması yapılmaktadır.
Kadın Konukevleri Nedir?
Kadın konukevleri fiziksel, ruhsal, cinsel, ekonomik ve sözlü
istismara uğrayan kadın ve erkeklerin şiddetten korunması
psikososyal ekonomik sorunlarının çözülmesi güçlendirilmesi ve
bu dönemde varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının karşılanması
suretiyle geçici kalabilecekleri yatılı hizmet kuruluşlarıdır.
Kadın konukevlerinde barınma hizmeti 6 ay süreli ile
verilmektedir.
Ancak mağdur kadının özel durumlarına göre 6 aylık sürenin
uzatılması da mümkündür.
Kadın konukevlerinde psikososyal destek barınma dönemi süresi
içerisinde
sağlanmaktadır.
Bakanlık
tarafından
kadın
konukevlerinde kalan kadınlara maddi yardım verilmektedir.
Asgari ücretin yarısı tutarında kadınlara maddi yardım
verilmektedir.
Hukuki destek, Barolar tarafından verilir. Barınma süresi
içerisinde rehberlik yardımı kadın konukevinde çalışan meslek
elemanları tarafından verilir. Kadın konukevlerinde kalan çalışan
annenin çocukları için kreş hizmeti verilir. Kadınlara istihdam desteği verilir. Bu istihdam Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı meslek kursları aracılığıyla verilir. İşkur
desteğiyle kadınlarımız güçlendirmeye çalışılmaktadır.
Ankara’da yaşayan kadınlar için de Gelincik Merkezin’den yardım
alması mümkündür.
Ankara’da ikamet ediyorsanız Ankara Barosu Gelincik
Merkezi’ne de başvurabilirsiniz.
Ankara Barosu Gelincik Merkezi fiziksel şiddete, tacize, maruz
kalan kadın ve çocuklar için ücretsiz hukuki destekte
bulunmaktadır. Ankara Barosu Gelincik Merkezi, maddi durumu
bulunmayan kadınlarımıza ücretsiz avukat ataması yapmaktadır. 7/24 saat açık telefon numarası 444 43 06’yı arayarak yardım
talebinde bulunabilirsiniz.
Bunun yanında;
Kadına yönelik şiddete karşı destek telefon hatları
oluşturulmuştur. -ALO 183 SOSYAL DESTEK HATTI (7/24) -MOR SALKIM DERNEĞİ (7/24)
0531 033 88 44 -MOR ÇATI
0553 408 19 90 -ALO 155 POLİS (7/24) -ACİL İÇİ ŞİDDET -ACİL YARDIM HATTI
0212 656 96 96
0549 656 96 96
Şiddete maruz kalıyorsanız eğer bu telefon numaralarını
arayarak da destek talebinde bulunabilirsiniz.
Avukat Ceren Yanık / AVRUPAPRESS
AVRUPA
26 mai 2026AVRUPA
26 mai 2026AVRUPA
26 mai 2026AVRUPA
26 mai 2026AVRUPA
26 mai 2026AVRUPA
26 mai 2026AVRUPA
26 mai 2026