DOLAR 46,2856 0.01%
EURO 53,8018 0.31%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 30395911,95%
Ankara
19°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
ALİ MAHİR BEY’İN HATIRALARINDA ARİF BEY
1547 okunma

ALİ MAHİR BEY’İN HATIRALARINDA ARİF BEY

ABONE OL
décembre 24, 2024 17:34
ALİ MAHİR BEY’İN HATIRALARINDA ARİF BEY
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Arif Bey, İzmir’in işgali üzerine maiyetinde bulunan bir grup subay ve erle birlikte Bursa’dan Eskişehir’e, oradan da Emirdağ ve Afyon’ gelmiş, Milli Mücadele’ye fiili olarak katılmıştır. İzmir’in işgal günü olan 15 Mayıs 1919’ten şehadet tarihi 11-12 Mayıs 1920’ye kadar yaklaşık 1 yıla, sanki koca bir ömür sığdırmıştır. Onun mücadelesi, gayreti bu 1 yıl içinde bir destan vücuda getirmiştir. Onun bu destanı bugün hâlâ anlatılmakta, hatırası canlı tutulmaktadır.
Bu yazımızda Ali Mahir Bey’in hatıralarına yer vereceğiz: Arif Bey’in Afyon’da bulunduğu süre içerisinde yaptığı faaliyetleri Ali Mahir Bey 1934 yılında Taşpınar mecmuasının 22. sayısında yazdığı hatıralarında şöyle anlatır:
“İstiklal Savaşı’nın ilk safhalarında Afyon’da azimkâr bir Kuvay-i Milliye hareketi görüyoruz. Başında Afyon Karahisarlı bir kumandan merhum Kaymakam Arif Bey ve efradın hemen hepsi Afyon ve mülhakatından olan bu milis kuvveti milli savaşın başlangıcında çok mühim rol oynamıştır. İstanbul’daki vatansızların ve ecnebilerin tahrikiyle yurdun birkaç yerinde milli hükümete karşı patlak veren isyanları bastırmış. Afyon merkezi vaziyetinden istifade ederek nerede ihtiyaç olursa yetişmiş ve vazifesini yapmıştır. Bu teşekkülün ilk vücut bulduğu günlerde Afyon’u İngiliz, Fransız ve İtalyanlardan mürekkep mühim bir kuvvetin işgal ve tazyik altında bulunduğu ve İstanbul’un bilhassa seçip gönderdiği mutasarrıfın şiddetle Kuvva-yı Milliye aleyhtarı olduğu hatıra getirilmelidir. Arif Bey boynundan beline kadar bütün göğsü fişeklerle kaplı ve mavzerinin namlusuna küçük bir Türk bayrağı iliştirilmiş bir tek Kuva-yı Milliye süvarisinin İstasyon caddesinde Lise ve Dumlupınar mektebi binalarında oturan işgal kıtaları önünden meydan okuyarak geçişi o zaman görülmüş şeylerin unutulmayacak hatıralarıdır. Bu kuvvetin bütün masrafını ödemek suretiyle madden milli hareketi besleyen, Afyon, bir ay tutulmasından istifade ederek işgal kuvvetlerine mükemmel bir ihtar yaptı. Ay tutulduğu zaman beş on el silah atmak gibi şimdi terk edilmiş bir adet olan havaya silah atarak işgal kuvvetlerini telaşlandırdı. Ertesi gün onlarda talim bahanesiyle silah atıp gözdağı verdiler. Arif Bey, Erkmen’e yerleşti. Sık sık Afyon’a gelip işgal kuvvetleri önünde gösteri yapıyordu. İngilizlerin elinde bulunan istasyon Telgrafhanesini almak, mutasarrıfı uzaklaştırmak istedi. Çünkü bu telgrafhaneden Kuva-yı Milliye aleyhinde haberler İstanbul’a ulaştırılıyordu. Arif Bey, yaveri ve bir kaç gönüllüyü alarak Afyon’a geldi. Gece yarısı mutasarrıfın Mecidiye mahallesindeki evini santrala bağlayan telefon hattını kesti.
Bunu sezen mutasarrıf Mahmut Mahir, faytonla işgal kuvvetlerine sığındı. Bu adam zaferden sonra Avrupa’ya kaçmıştır. Ertesi gün Kadı Mustafa Hulusi Efendi Mutasarrıf alarak göreve başladı.
Daha sonra Etem Bey Mutasarrıf oldu. Arif Bey, Afyon’da liva muhasebecisi Reşit Bey’in kurduğu Redd-i İlhak Cemiyetinin faaliyetlerini hızlandırdı. Duygularını halka anlatmak için gazete çıkardı. İşgal kuvvetlerinin cephanelerine baskın düzenleyerek silah ve cephane kaçırdı. Redd-i İlhak Cemiyetinin Tahrirat müdürü vasıtasıyla elde ettiği bilgileri Ankara’ya ulaştırdı. Ayrıca mutasarrıfın İstanbul’a ulaştırdığı şifreli telgrafları elde ederek Kuva-yı Milliyecileri bilgilendirdi. Arif Bey, Karakeçili Milli Alayı ile Konya’daki I. ve II. Bozkır ayaklanmasını bastırdı. Daha sonra Bolu Düzce isyanlarının bastırılmasında büyük rol oynadı. Onun bu hareketi Ankara Hükümeti tarafından takdirle karşılandı.’’
Ahmet Urfali     /     AVRUPAPRESS

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP