Kırık dökük, eski model, yolcuları sadece kaptanın (Tek adam) insafına bırakılan ve kaptanın da gönülden bağlı bulunduğu amcasının isteğine göre otobüsü hep stabilize yollara sürdüğü, sık sık çekici (Kurtarıcı) çağırmak zorunda kalınan, otobüsün önünde oturanların tek tek oturduğu (Zenginin olduğu) ama arkasında oturanların ise sıkış tepiş birbirinin kucağında yolculuk etmek zorunda bırakıldığı ( Adalet, hak ve hukuksuz, eşit olmayan ücretlerle sınıf farkları özellikle yaratılmış.) otobüs zannettirilip, bu yolculara müstehak bulunmuş (Kurtarıcının kurduğu bu siyasi sistem) ve satın alınıp, okyanus ötesinden getirtilmiş, satın almak istemeyenlerin ise bir şekilde yok ettirildiği, bu çoook eski model, kaba saba ve işlevsiz, üstelik tamir etmekle baş olmayacak olan zannettirilen otobüs ile yeniden yola çıkılmaz ne yazık ki Orhan Keskinsoy!
*****
Orhan Keskinsoy ‘ dan,
SÖYLE, SÖYLE! HADİ SÖYLE!
KAPTANIN KİM?
KAPTAN işi kolay da ya bu OTOBÜS SAĞLAM MI?
Bir araç için kaptan aranıyor.
Kimse de kalkıp bu araç nasıl bir araç diye sormuyor!
Haydi ben söyleyeyim…
Buna ister DEMOKRASİ OTOBÜSÜ deyin,
isterseniz HALK OTOBÜSÜ…
Dönemsel, hep kaptan aranır bu otobüse!
Oysa otobüsün tekerlekleri çalınmış, aküsü satılmış, difransiyeli bozuk, şanzımanın mutlaka tamir edilmesi lazım, şarj basmıyor, frenler tutmuyor, direksiyon kırık, camlar çatlak, klima arızalı, daha da kötüsü, bir damla dahi yakıtı (mazotu) kalmamış!
Öncelikle bu otobüsün tamirini mi düşünülmeli, yoksa bu otobüse yeni kaptanlar mı aranmalı!
Altılı Masa
(CHP -İYİ -DEVA -GELECEK -DP -SP)
Bence MASA, doğru yapıyor..
Otobüsün öncelikle tamir edilmesi gerektiği için tamirinde, neler yapılması gerektiğinin saptanması lazım, bu konular tartışılıyor MASA’ da!
Otobüsün kaptanı, bundan sonra aranmaya başlanır, hatta birçok kaptan adayı bile bulunup, aralarından seçim dahi yapılır!
*****
Sokrates de aynen aşağıdaki gibi düşündü ve milattan çok önce bu zannedilen otobüsü eleştirip dedi ki:
‘Demokrasi çoğunluğun yönetimi olamaz, çünkü deniz yolculuğunda geminin kaptanı hayatını kaybederse gemidekilerden kaptan olmayan eğitim almamış kişiler, nasıl ve nereye götüreceğini bilemeyeceği için bir gemiye kaptanlık yapamaz ve de yapmamalıdır!’
Yani aynen « Benim oyum ile dağdaki çobanın oyu bir mi şimdi? » diyen zeki ve akıllı insanımız, Aysun Kayacı gibi!
« DEMOKRASİ diye birşey yok, işin, eğitim uzmanı kaptanları var! » söylemi yüzünden Sokrates’ e;
savunma yapmasına rağmen bu düşüncesi nedeniyle cahil bürokrat çoğunluk tarafından, sadece özür dilemediği için milattan çooook önce, Atina’ da zehir içirildi!
TÜLAY SÜKÜN / AVRUPAPRESS