AvrupaPress

Gülnaziğin Ağıdı…

Gülnaziğin Ağıdı…
Gülnaziğin Ağıdı
Kültürümüzde türkülerin ,ağıtların,bozlakların kısaca halk aydımı olarak bildiğimiz her türkünün bir hikayesi var.Çok büyük olaylar yada tarihi hadiseler karşısında yöre halkının mutluğunu,hüznünü,acısını,öfkesini,ümit veya ümitsizliğini,aşklarını ,kara sevdalarını konu alan adeta tarihi vesikalar gibidir dinlediğimiz bu halk şiirleri.İşte onlardan birisi şöyle rivayet edilir;
Yunan’ın Afyon ve yöresini işgal ettiği zamanlarda meydana geliyor.
Emirdağ’ın Suvermez köyünde dünyalar güzeli 15-16 yaşında bir kız var.
Güzelliği dillere destan.
Kızın güzelliğine bakan gözlerini alamıyor.
Dönüp bir daha bakıyor.
Zalim Yunan’ın işgal ettiği yerlerden birisi de Emirdağ’ın Suvermez köyü.
Yunan askerleri köyde ne kadar ev varsa, ahır, samanlık, ekmek odası her yeri ararlar.
Önemli ve değerli ne varsa savaş ganimeti olarak el koyarlar.
Evlerinin birinde değerli hiç bir şey yoktur.
Aile kıt kanat geçinen garip bir köylü ailesi.
Tek varlıkları çocukları.
İşte çocuklardan biri dünyalar güzeli Gülnazik.
Adı gibi gül gibi bir kız.
Daha 15-16 yaşında.
Gülnazik’in ailesi Yunan askerleri kızlarına göz koymasın diye yufka yaptıkları ocağın bacasının içine gizli bir bölme yapar.
Gülnazik o bölmenin içine gizlenir.
Kızın bir hafta yeme içme ihtiyacı azık olarak yanına konulur.
Kızın üzerinden duvar örülür ve saklanır.Duvar sıvayla kapatılır.Bir rivayete göre Kara imam lakaplı Hacı Arif yunan subayına bildirir.
(İşgalci Yunan subayı ocaklığa girdiğinde bakar ve ocağın önü yeni sıvanmış olduğunu görerek yıktırır ocağı).Gizli bölmenin içinde altın mal mülk beklerken dünyalar güzeli Gülnazik’i görünce kıza aşık olur.
Kızın güzelliğinden Yunan komutan neredeyse yere yıkılacak.
Dizlerinin bağı çözülür.
Aile şaşkınlık ve panik içinde gözyaşı dökmeye başlar.
Yunan komutan dünyalar güzeli Gülnazik’i kolundan tutar ve yanında götürmeye karar verir.
Kıza aşık olmuştur.
Gülnazil bir yandan anası, babası, kardeşleri diğer yandan feryat figan çığlıkları duvarda yankılanır.
Ama Yunan komutan hiç birine aldırmaz Gülnazik’i kolundan çekerek sürükleyerek alıp götürür.
İlk fırsatta kızı Yunanistan’a gönderir.
İşgal biter Yunan arkasına bile bakmadan kaçmak zorunda kalır.
Kaçarken arkasında ne varsa yakıp yıkar.
Yakılan yıkılan her şey onarılır.
Ama Emirdağ’ın Suvermez köyünde Gülnazik’in ailesinin dünyalar güzeli Gülnazik’in kaybının telafisi yoktur.
Aile yıllarca kızlarının hasretiyle yanıp tutuşur.
Derken yıllar geçer.
Yunan subay kaçırdığı Gülnazik ile evlenir.
3 çocukları olur.
Bir süre sonra Yunan subay hayatını kaybediyor.
Gülnazik vatan ve aile hasretine daha fazla dayanamaz.
Savaş ganimeti olarak kaçırıldığı Yunanistan’dan bir gemiyle Türkiye’ye doğru denize açılır.
Gülnazik, gemide ailem bu çocuklar Yunan diye kabul etmezler düşüncesiyle çocuklarını denize atmayı düşünür.
Ama bir türlü buna cesaret edemez.
Gece hava karardığında yanında çocukları ile dışarı çıkar.
Gözlerinden sicim gibi yaş gelir.
Yüreği yanar ama yinede çocuklarını Ege’nin karanlık sularına bırakacaktır.
Bu anlayan çocuklar Gülnazik’e yalvarmaya başlar.
“Ne olur yapma anne.
Anne atma bizi denize, götür bizi Türk dedemize” diye yalvarırlar.
Gülnazik kafasına koyduğunu yapar çocuklarını bir bir denize atar.
Ege’nin karanlık sularında çocukların çığlığı birkaç kez kulaklarında yankılanır.
Bağrına iki elini bastırarak kaçarak uzaklaşır.
Sonra aşağıda da yer alan ağıdı yakar.
ATİNA TÜRKÜSÜ
Otomobil boyandı
Atina’ya dayandı
Allı kızı görünce
Kafir Yunan dayandı.
Ah turnam allı turnam
Ben Atina’da durmam.
Atina’nın hamamı
İçindedir dumanı
Kimsecikten şüphem yok
Öldürsünler imamı.
Ah turnam allı turnam
Ben Atina’da durmam.
Yumurtanın sarısı
Yere düştü yarısı
Atina’ya gideli
Oldum Yunan karısı.
Turnam al beni turnam
Ben Atina’da durmam.
Top zülüfler yanımda
Tecellim var alnımda (Tecelli-Alin yazisi)
Çocuklarım sorarsan
Balıkların yanında.
Turnam al beni turnam
Ben Atina’da durmam.
Atina’nın üzümü
Ben tutmadım sözümü.
Çocuklarım atarken
Yumdum iki gözümü.
Turnam al beni turnam.
Ben Atina’da durmam.
Yumurtanın kulpu yok
Gözlerimde uyku yok
Çek kayıkçı kayığın
Yunanlıdan korkum yok.
Ah turnam allı turnam
Ben Atina’da durmam.
Atina’nın urganı
Kalın olur yorganı
Üç çocuğumu sorarsan
Balıkların kurbanı.
Turnam al beni turnam
Ben Atina’da durmam.
Gülnazik gene de memleketinde çok sıcak karşılanmaz.Yunan karısı gözüyle bakılır.Dayanamaz ve intihar eder.
Arkasında acıklı bir hikaye bırakır.
Birde bu ağıdı.
Ama işgüzarın biri bu ağıttan şen şakrak bir türkü çıkartmış.
Her yaşanılan böyle böyle nesilden nesile aktarılır.
En güzel hikayelerin en güzel kahramanları olmanız temennisiyle…
Kalın Sağlıcakla….
Pinar Tasci Yikilmaz / AVRUPAPRESS
Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ