DEPRESYON VE D VİTAMİNİ
Kış aylarında olmamız sebebiyle güneş ışınlarından faydalanmamız azalmaktadır. Besinlerden de tam kazanım olmadığı için D vitamini eksikliği çok daha fazla görülmektedir. Yapılan araştırmalar D vitamini ile depresyon arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir.
D vitamininden vücudumuzun faydalanabilmesi iki yolla olur. Birincisi vücudumuzda üretilerek ikincisi ise besinlerle alınarak. Bitkisel kaynaklarda bulunan D vitamini D2 formunda, hayvansal kaynaklarda bulunan D vitamini ise D3 formunda bulunmaktadır.
D vitamininin en bol bulunduğu besin kaynağı balık karaciğeri yağıdır. 100 gram balık karaciğeri yağı yaklaşık olarak 1000 IU D vitamini içermektedir. Balık tüketimi D vitamini ihtiyacını karşılama konusunda ne yazık ki aynı etkiyi göstermemektedir. Fakat haftada 1-2 kez balık tüketimi yeterli ve dengeli beslenme açısından önemlidir. Diğer hayvansal kaynaklara değinecek olursak 1 adet yumurta sarısı 20-100 IU, 100 gram karaciğer içeriğinde 100-400 IU, 1 litre sütte ise 3-10 IU miktarında D vitamini bulunmaktadır.
Tablo1: Yaşlara göre günlük D vitamini gereksinimi ( Baysal, Beslenme,2014,s:182)
|
YAŞ |
GÜNLÜK GEREKSİNİM |
| 0-1 yaş | 400 IU (10 mcg) |
| 1-18 yaş | 600 IU (15 mcg) |
| 19-70 yaş | 600 IU (15 mcg) |
| 70 yaş üstü | 800 IU (20 mcg) |
| Gebe ve emzikli | 600 IU (15 mcg) |
Tabloda verilen değerler normal olarak sağlık ve kemik gelişimi için gereken değerlerdir. Fakat yapılan çalışmalar D vitamininin kemik sağlığı dışındaki görevlerini yapabilmesi için 18 yaşından küçükler için günlük 1000 IU, yetişkinlerin ise günlük 1500-2000 IU alması gerektiği belirtilmiştir.
Besinlerden alım bu kadar azken birde yemek pişirme esnasında uyguladığımız pişirme yöntemleri -özellikle kızartma- besin içerisinde bulunan D vitaminini kaybettirmektedir.
Cilt rengimiz de D vitamininden faydalanmamız hususunda önem taşımaktadır. Melanin pigmenti UVB ışınlarını daha çok absorbe etmektedir ve bu pigment D vitaminin D3 formunun üretimini vücutta azaltmaktadır. Teni koyu olan bireylerde bu pigment daha fazla olduğundan D vitamini yetersizliği, daha açık tenli olanlara oranla daha fazla görülmektedir. Hatta yapılan bir çalışmada siyah tenli insanlar ile beyaz tenli insanların serum D vitamini -25(OH)D3- ölçülerek incelenmiştir ve koyu tenli 15-49 yaş arasındaki kadınların vitamin kaybı prevalansı %42.4, açık tenli aynı yaş grubundaki kadınların prevalansı ise % 4.2 olarak tespit edilmiştir.
Yaş faktörü de D vitaminin vücudumuzda üretilmesini etkileyen unsulardan biridir. Tahmin edileceği gibi gençlerde üretim daha fazladır. Yaşlı bireyler sadece gençlerin üretebileceği D vitaminin %25’ini üretebilmektedir. Bundan dolayı da yaş ilerledikçe günlük gereksinim artmaktadır.
İlaçlar vücudumuzun çoğu dengesini değiştirdiği gibi vitamin biyoyararlılığını da etkilemektedir. Antiasit grubunda değerlendirdiğimiz ilaçlar D vitamini emilimini engellemektedir. Zayıflatıcı ajanlar, nikotin, heparin, antikonvülsanlar, kortikosteroidler, simetidin kolestrol düşürücü ilaçlar, tiazid diüretikler ise vitamin metabolizmasını hızlandırmaktadır.
Depresyondaki bireylerde dopamin, serotonin ve norepinefrin düşük seviyelerde vücutlarında bulunmaktadır. Ayrıca tiroid hastalıklarının, depresyonlu bireylerde daha çok görüldüğü vücutlarındaki kortizol üretimindeki artışa bağlanmaktadır. Oranı ise %5-10’dur.
Katekolaminler vücutta böbreküstü bezleri, sinir dokuları ve beyinde sentezlenen nörotransmitter görevi yapan hormonlardır. Bu hormonlar ise epinefrin (adrenalin), norepinefrin (noradrenalin) ve dopamindir. Bu katekolaminler ise tirozin aminoasidinden üretilmektedir.
Depresyon ve D vitamini arasındaki ilişkiyi açıklayan bazı çalışmalar bulunmaktadır.
Yani depresyonlu bireylerde düşük konsantrasyonlarda görülen dopamin ve norepinefrin miktarında artış olmaktadır.
Depresyonlu bireylerde düşük konsantrasyonda bulunan dopamin üretimi artmaktadır.
Bu bilgi bize D vitamininin yeterli düzeyde alınmasıyla reseptörleri aktive edip vücutta fonksiyonunu göstermesini sağladığını açıklamaktadır.
Çoğumuzun D vitamini hakkındaki bilgisi kemik gelişime katkısı olduğuydu. Fakat görülen o ki D vitamini bundan çok daha fazlasını yapmaktadır. İlerleyen zamanlarda çalışmaların artmasıyla çok daha kesin ve detaylı bilgiye sahip olacağımız kesin. Tüm bunlar bize gösteriyor ki D vitamini yetersizliği ciddi problemlere neden olmaktadır. Alım düzeyimizin düşük olmasıyla beraber çevresel ve fiziksel faktörler de alımı ve emilimi etkilemektedir. Vücut fonksiyonlarımızın düzgün çalışabilmesi için vitamin ve mineral dengemizi düzenli aralıklarla kontrol ettirip destek almalıyız. Doktor ve diyetisyen iş birliği içerisinde eksiklikler giderilip yeterli ve dengeli beslenme programı oluşturulmalıdır.
Online diyet hizmetimden yararlanmak için bana whatsApp, instagram veya mail yoluyla ulaşabilirsiniz. Ayrıca sizler için instagram heabımda bir çekiliş düzenledim. 2 takipçime 2 ay boyunca ücretsiz beslenme danışmanlığı hizmetimi hediye etmek istiyorum. Daha detaylı bilgi için aşağıda bıraktığım linke tıklayınız…
whatsApp : +90 534 305 17 54
instagram: https://www.instagram.com/dyt.aysenurrabiaonen/?hl=tr
e-mail: rabia_onen@windowslive.com
DİYETİSYEN AYŞENUR RABİA ÖNEN
AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026AVRUPA
16 avril 2026