DOLAR 44,8835 0.01%
EURO 53,0702 0.08%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 34092012,57%
Ankara
14°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sevda Özen

Sevda Özen

21 février 2021 dimanche

Adı Ela!

Adı Ela!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sene 2001. Babam, ‘’Bu sene yayla şenlikleri erken olacak öyle karar aldık‘’ dedi. Babambelediyede gorevliydi ama kuçuk bir ilçe oldugumuz için biz köyde yaşıyorduk. Daha güzel ve daharahattı yeşilliklerin içindeydi evimiz. Çok şanslı bir çocuklugum olmuştu. Çünkü ben babamınprensesiydim. Birbirine saygısı olan bir ailenin içinde buyumuştum. Annemle babam benim ve abimindüşüncelerini saygıyla ve her zaman anlayışla karşımışlardı. Abim 21 yaşında ben ise 17 yaşındaydım.Çok iyi anlaşıyorduk abimle arkadaş gibiydik. Evet bahar gelmişti, papatyalar yeşil çimenlerinarasından çıkmaya başlamıştı, topragın ıslak kokusunu doyasıya içime çekiyordum, ağaçlar yeşilin herrengine boyanmış, denizin o muhteşem kokusu her şeye değer. Ne güzel bir gün insan hayatı doyadoya yaşamalı çünkü hayat çok güzel ve her zaman yaşamaya değer. Babam çok yoğundu yaylaşenlikleriyle ugraşıyor ben de okuldan sonra babama yardım etmeye gidiyordum. Abim bizimleyaşamıyordu. Ankara’ da bir öğrenci evinde kalıyordu ve son iki yılı kalmıştı. O yüzden elimdengeldiği kadar babama ben yardım etmeye çalışıyordum. ‘’Son bir ayımız var çok guzel geçecek, busene yayla şenlikleri çok sayıda ünlü gelecek, bu sene çok farklı olacak.‘’ diyordu babam . Benimokulumun bitmesine de cok az bir zaman kalmıştı. Tatil başlamak üzereydi ve günler su gibi geçiyorduson hazırlıklar yapılıyor. Babam ise çok heyecanlı var gücüyle bu program için çalışıyordu. Canımbabam geleceğimin kaderimin çizgisini çiziyormuş, bilseydi asla böyle bir şenliği düzenlemezdi. O gecebiz de eşyalarımızı toplayıp yayladaki evimize doğru yola cıktık. Sabahın erken saatlerinde vardık.Biraz dinlendikden sonra panayırın oraya gittik. Çok güzel bir köy kahvaltısıyla güne başladık. Artıkinsanlar da gelmeye başlamıştı. Yakın illerden otobüsler, özel arabalar, siyasetciler, sanatcılar, muhtişbir kalabalık olmaya başlamiştı. Biraz soğuk olsada guzel bir hava vardı. Ben de arkadaşım Buse`yibekliyordum. Buse`nin annesi ve babasıyla da ailecek görüşüyorduk. Çok seviyordum Kadir abiyi veElif ablayı. Buselerde gelmişti ve ben arkadaşimla dolaşmaya çıkmıştım. Yürürken Buse`yearkadasından biri seslendi, ‘’Merhaba Buse, görmeden geçiyorsun beni ‘’. Buse tanıyordu o gencİyanına gıttı ‘’Hoşgeldin Furkan‘’ dedi. Buse Antalya`ya tatile gittiklerinde tanimış Furkan`ı. Onlardatatile gelmiş Antalya`ya. Furkan`la biraz konuştuktan sonra Buse yanıma geldi ‘’çok iyi bir çocukFurkan. Tanıyorum onu ve ailesin‘’ dedi. Babamı da gormek istiyor en kısa zamanda Furkan. Birazdaha dolaştıktan sonra şenliklerin olduğu yere vardık. Öğle saatleri olmuştu annem, ‘’ hadi artıkyemeğe gelin acıktık‘’ dedi. Çok güzel bir masa hazırlamışlardı Elif ablayla annem. Buse yemekteFurkan`dan bahsetti. Buse`nin babası cok seviyordu Furkanı. Akşama konser vardı, Buse ile konseregidecektik. Hazırlanmaya Buselere gittik. Buselerin evi daha yakındı şenlik alanına. Hazırlandıktansonra şenliklerin olduğu yere tekrar gelik. Gençler toplanmış türküler söylüyorlardı sazınkemençenin eşliğinde. Bilde onlara kadıltık çok eğleniyorduk sahilin muhteşem dalgaları da eşlikediyordu bize. O sıra da furkanın sesini duydum. Buse ile konuşuyordu. Ben de arkamı döndüm.Furka`nın yanında daha önce hiç görmediğim bir arkadaşı vardı. İçimde öyle tuhaf bir duygu oluştu kisanki sıcak su döktüler. Buse ‘’Ela gelsene‘’ diye seslendi bana. İşte o an kalbim duracak gibiydi. Neoluyordu bana neden böyle olmuştum. Furka`nın arkadaşıda bana bakıyor ve gülümsüyordu.Yanlarına gittim, tanıştık. Adı Arif`ti ve ben daha once yaşamadıgım duygular yaşıyordum. Arif`inbakışlarından onunda bana karşı bir şeyler hissettiğini anlamiştım. Konserde çok eğlendik. Konserbitince beraber yürüdük. Biraz sonra yarın için bir plan yapıp ayrıldık. Buse ‘’Ela ne oluyor niyeboylesin Arif sana gore biri değil çünkü yurtdışından tatil için gelmiş Buraklara. Burak`ın arkadaşı ongün sonra dönecek ülkesine, lütfen Ela saçma sapan şeyler duşunme. ‘’ Evet saçma sapandı belki amaben kalbime söz geçiremiyordum, sürekli Arif`in gülüşü gözümün öğnüne geliyordu. Sabah olmuştuen güzel elbisemi giydim, saçlarımı yaptım, kahvaltıya indim. Sıcacık ekmek kokusu geliyordumutfaktan. Annem fark ettı bendeki heycanı, ‘’Hayırdır kızım bu mutluluğunu neye borçluyuz?‘’ dedi.Annecigim bir bilseydi içimde yaşadığım duyguları. Nasıl söylerim ben böyle bir şeyi anneme,imkansız. Kahvaltımızı ettikten sonra Elif ablara gittik. Annemle Elif abla otururken biz sahilearkadaşlarımızın yanına gidiyoruz diye çıktık. Furkan ile Arif sahilde bekliyordu bizi. Çok heyecanlıydımbiraz da belli ediyordum sanırım Arif ‘’Nasılsınız hanımlar, sizin için ne yapabiliriz, nereye gidelim? ‘’ dedi. Arif Fransa`dan gelmişti. Orda doğmuş bir firmada muhasebeci olarak çalışıyormuş on günlükizni varmiş. Sonra annesini babasını anlattı, yaşantısını. Tek çocuktu ve ailesiyle yaşıyordu. O kendinianlatırken ben onun ruhuna iniyordum sanki, Arif`i yaşıyordum. Galiba ben aşık olmuştum. Busefarkındaydı ve Arif`i çok sevmiyordu. ‘’Hadi Ela gidelim artık çok geç kaldık.‘’ dedi. Furkan ‘’Kadir abiyigöreceğim biz de sizinle gelelim.‘’ dedi. Hep beraber babamların yanına gittik. Kadir abi Furkan`asarıldı, ‘’Özlemişim seninle maç yapmayı.‘’ dedi şakalaştı Furkan ile. Babamla da tanıştı Furkan ve Arif.Furkan çok sevimli bir çocuktu ama maalesef Arif`i çok sevemediler. Onların sevemediği adama benaşık olmuştum. Furkan ve Arif vedalaşıp gitti. Üzgündüm babam ilk kez biri hakkında yorum yaptı,‘’Arif ile çok yakın olmanızı istemiyorum.‘’ dedi Buse ile bana. Çok üzülmüştüm babam Arif`isevmemişti. Ben nasıl anlatacaktım duygularımı şimdi babama. Sabah olunca tekrar şenlİklerin orayagittik. Çünkü turnuva vardı bügün. Arif ile Furkan`da ordaydı. Biz daha çok yaklaşmaya başlamıştıkArif`le. Buse surekli beni uyarıyor daha fazla kendini kaptırma uzuleceksin diyordu. Bense tümkalbimle bu adama aşık olmuştum ve hiçbir şeyi gözüm görmüyordu. Arif hafifçe eğilerek kulağıma‘’Seni seviyorum ve seninle evlenmek istiyorum‘’ dedi. Kalbim sanki yerinden çıkacaktı çokmutluydum ve ben bu evlilik teklifini kabul edecektim. Peki ya babam ne olacaktı nasıl soyleyecektimben evlenmeye karar verdim diye. Bir ay sonra daha on sekiz yaşıma yeni girecektim. Ama kararımıvermiştim ben bu adamla evlenecektim.İçimi hafif bir hüzün sarmıştı. Babam çok üzülecekti ama ben Arif’ten de vazgeçmeyecektim.Şenliklerin son günüydü herkes çok mutlu, çok iyi geçmişti , babam çok mutluydu hayırlısıyla bunu daatlattık, umduğumdan da güzel geçti. Arif ile buluştuk ayrılık vakti gelmişti. Çok üzgündüm Arif banabir ay sonra ailesiyle beni istemeye geleceğini söyledi, “Lütfen ailene bunu anlat, bize bir tarihversinler, hayırlısıyla bu iş olsun.” dedi. Çok mutluydum biraz da doğru muydu yaptığımbilemiyordum. Arif’in gidişine üzülüyordum , babam nasıl bir tepki verecekti anneme, abime nasılsöyleyecektim? Bu konuyu Elif ablaya anlatmaya karar verdim. Elif ablaya onunla konuşmakistediğimi, çok önemli olduğunu söyledim , Elif abla, “ Tabii ki ne zaman istersen konuşuruz Ela, birsorun mu var?” dedi. Biraz korkak biraz da ürkek bir şekilde, “Anlatacağım Elif abla.” dedim. İçimdeyayamadığım bütün duyguları anlattım, annem ve babamla konuşmasını rica ettim. Elif abla şokyaşıyordu, “Yanlış Ela, çok yanlış!” dedi. Ben kararımı verdim evleneceğim Arif ile.Elif abla ve Kadir abi bize geldiler aynı günün akşamı, ben ve Buse benim odama geçtik. Buse,yalvarıyordu “Yanlış yapıyorsun, hayatını da aileni de bitireceksin, yapma Ela” diyordu. Ama kimseninsözünü dinlemiyordum, evlenecektim! Salondan babamın sesi geldi, ”Ela çabuk buraya gel!”. Evetöğrenmişti babam yüz yüze gelme vakti gelmişti ve ben ne cevap vereceğimi bilmiyordum. Babamböyle bir şeyi asla kabul etmeyeceğini ve bu yanlıştan vazgeçmem gerektiğini söyledi. Çok kararlıydı,ilk kez babamı böyle sinirli, kızgın ve üzgün görmüştüm ama vazgeçmeyecektim, kararımı vermiştim.Babama da kararımı verdiğimi evleneceğimi söyledim ve odama çıktım. Aradan bir hafta geçti kimsebenimle konuşmuyordu, kötü bir hüzün kaplamıştı evin her yerini, mutluluk yerini üzüntüyebırakmıştı evimizde ve bende çok üzgündüm bu durumdan. İki hafta sonra abim de geldi. Abiminsınavları olduğu için kimse benim kararımdan ona bahsetmemişti.Sonunda babam ve annem abime anlatmış, “Yapamaz benim kardeşim böyle bir şey!” demiş. Abimsaatlerce konuştu benimle, ancak konuşması hiçbir şeyi değiştirmedi. Arif aradı ve haftayageleceklerini söyledi. Annem benimle çok konuşmuyordu bu yüzden Elif ablaya söyledim. Arifler haftasonu beni istemeye gelecekler diye gönülsüz hazırlıklar yapıldı ve Arif anne ve babasıyla beniistemeye geldiler. Yaşlıydı Arif’in ailesi ama iyi insanlardı. Arif’in babası konuyu açtı ve konuştu, Kadirabi, abim ve benim canım babamla. Hiçbir şey söylemiyordu babam sadece gözleri acı içindebakıyordu ve o gözler acı çekiyordu. Bu acıyı ona çektiren prensesiydi, benim de canım çok yanıyorduama Arif’ten de vazgeçemiyordum. İstemeyerek de olsa kabul etmişlerdi, bir hafta sonra yüzük takmaya geleceklerdi. Zaman su gibi akıp gitti buruk bir nikâh kına ve düğün hepsi olmuştu. Bir aysonra Fransa’ya gelin olarak gidecektim.Ayrılık vakti yaklaşmıştı vizem çıkmıştı. Arif beni almaya geldi, ayrılıyordum, veda ediyordum babama,anneme, abime, Buselere. Canım yanıyordu bir yanda da çok mutluydum çünkü Arif’i çok seviyordum.Canım babam, annem, abim, sol yanım, her şeylerim sizi de çok seviyorum beni affedin! Vedaedemedim, aileme küçük bir not yazıp çıktım evden. Biliyordum ben bu ayrılığa dayanamayacaktım,hazırdım gidiyordum sevdiğim adamla ve çok mutluydum. Havaalanına gittik, biletlerimizi öncedenalmıştı Arif. İki saat sonra gidiyorduk, son kez baktım doyasıya gözyaşım dinmiyordu. Arif, “Üç aysonra seni gönderirim, üzülme” diyordu. Uçağa bindik ve gidiyordum vedalaşmadan. Uçaktanindikten sonra Arif’in anne ve babasının yanına gittik ve beraber yemek yedik. Bana çok iyidavranıyorlardı, mutluydum onların yanında. Sonra kendi evimize geçtik, küçük bir apartmandairesiydi, dördüncü katın arka cephesiydi, olsun zamanla çıkarız şimdilik burası benim evim. Günlersu gibi geçiyordu, Arif sabahları gidiyor akşam beş gibi geliyordu bazen beni bir yerlere getiriyorbazen çok yorgunum yarın çıkarız diye geçiştiriyordu. Belli etmesem de sevmiyordum böyle yaşamayı.İki ay olmuştu geleli Arif değişmeye başlamıştı. Akşamları geç geliyor, benimle hiçbir şey yapmakistemiyordu ve her zaman bir bahanesi vardı. Evde çok bunalıyordum, alıştığım büyüdüğüm evlerböyle değildi ve ailemi çok özlemiştim. Hata yapmıştım evlenmekle ve hatamı kabul etmekistemiyordum. O akşam arif yine geç geldi eve, tartışmaya başladık. Arif’i hiç öyle görmemiştim.Üzerime yürüdü ve ben kaç yumruk yediğimi hatırlamıyorum, bayılmıştım. Sabah uyandığımda Arifgitmiş bense yerde kanlar içinde yatıyordum. Yüzüm tanınmayacak haldeydi. Biraz kendime geldiktensonra yaralarımı temizledim. Akşam olmuş Arif eve gelmişti, ben ise çok korkuyordum, hiçbir şeydemeden yatak odasına geçip odayı üstüne kilitledi. İki hafta geçti hiç konuşmuyorduk, bir gece yarısıiçkili halde geldi, ilk kez içtiğini görmüştüm. Yanıma yaklaştı ve saçımdan tuttu, cebinden çıkardığıjiletle saçlarımı kesti. Yalvarmam, ağlamam hiç önemli değildi onun için. Ben ne yapacağımıbilmiyordum, çok yalnız ve çaresizdim. Günler geçiyordu öğle vakti eve geldi, yemek istedi evde hiçbir şey olmadığını söyledim, çok kızdı, sigarasını yaktı ve yakıp yakıp vücudumda söndürdü. Camlarınkilitlerini, kapıların kollarını çıkardı, üzerlerini farklı şeylerle yapıştırdı. Kapıları kilitledi, hapsolmuştumartık bu kafese. Günler geçiyor her gün bir bahaneyle işkence ediyordu bana. Kaynar suya ellerimisokuyor, bacaklarıma ütü vuruyor, soğuk suyun altında saatlerce bırakıyordu ellerimi bağlayarak ,artık bitmiştim ve ölmek istiyordum. Kurtuluş yolu bulamıyordum ve çaresizlik içinde bekliyordumartık. Vücudum da bitmişti, tanınmayacak haldeydim, benim o halime bakıp gülüyordu. Ben birpsikopatla evliydim, yalnız ve çaresizdim. Evde yiyecek hiçbir şey yoktu sadece makarna yiyordum.Dört ay geçti böyle, çaresiz dört ay farklı işkenceler… Her seferinde sesim çıkmasın diye kapattığıağzım yaralar içindeydi, vücuduma attığı jiletlerin demirin ve sigaranın izleri geçmeden başkaişkenceler uyguluyordu. Bir gece sızmıştı içkiden yatak odasının arka camının yanına çekildim, karşıcamda bir el hayali gördüm. Bir şeyler yapıyordu , cama yapıştırdığı şeyi kazımaya başladım, yaşlı birkadın bana bir şeyler yapıyordu. Galiba bu kadın bana yapılanları görmüştü. Hayal mi görüyorum diyeduşundum. Acaba hayal miydi gördüklerim? Sabah uyandığımda evde yoktu Arif.Hemen arka cama gidip tekrar kazımaya başladım, çok az bir yer açabilmiştim ama yaşlı kadın camdayoktu , hayal mi gördüm diye düşündüm aradan bir saat geçti tekrar baktım ,evet kadın ordaydı , birkağıda Türkçe yazı yazdırmıştı ve sana yardım edeceğim yazıyordu. Çok mutluydum yaşlı kadın banatekrar bir kağıt daha gösterdi. Aşağıya poşet sal yazıyordu ama camlar açılmıyordu nasıl yapabilirdim ,kadın diğer kağıdı gösterdi. O kağıtta da banyonun penceresi açık yazıyordu. Hemen banyoya geçipaşağıya poşeti saldım, poşetin içine bir şişe ve bir pamuk koymuştu. Yaşlı kadın bana tekrar yazıgösterdi, bu akşam seni aşağıda bekleyeceğim , sakın korkma yazıyordu. Hemen sakladım şişeyi vehazırlanmaya başladım. Perişan haldeydim pasaportlarımı buldum küçük bir çanta yapıp sakladım.Akşam olmuştu eve geldi ve çok yorgun görünüyordu , çok açtım sadece suda haşlanan makarnayı yiyordum , çünkü başka hiç bir şey yoktu evde almıyordu, odasına geçti ve sonra salondaki koltuğauzandı , çok korkuyordum bugün bana bir şey yapacak mı diye, elini başının altına koydu sadecetavana bakıyordu. Ben ise bir köşede korku dolu gözlerle ona bakıyordum ,yarım saat sonrauyuduğunu anladım , hemen şişedeki sıvıyı pamuğa döktüm, sessizce yanına gittim ve bütün gücümleburnuna tuttum. Evet evet başarmıştım bayılmıştı , hemen yastığın altındaki anahtarı ve hazırladığımçantayı alıp kapıyı açıp aşağıya kaçtım , yaşlı kadın ve bir araba beni bekliyordu. Kadın Fransız’dı.Elimden tuttu , beni hava limanına getirdi, bilet aldıktan sonra görevlilerle bir şey konuşup benibineceğim uçağın kapısına kadar getirdi. Elime para verdi, yaş dolu gözerleriyle beni yanağımdan öptüve gitti. Bir saat sonra uçağa bindim ama çok korkuyordum Arif gelecek diye çok zor geçirdim o birsaati , uçağın içindeydim artık ve uçak havalanmıştı çığlık atmak istiyordum, doyasıya haykırmak.Kurulmuştum. Yolculuk bitti uçaktan indim dizlerimi yere çöküp doyasıya ağladım. Ben buradancanımdan çok sevdiğim ailemi bırakıp yedi ay önce sevdiğim adamla gitmiştim, çok genç ve üzgünüm,anlayamadım hatamı. Yaşlı kadının bana verdiği parayı bozdurup taksiye bindim, evime gidiyordumama çaresiz ve acılarla dolu bir haldeyim. Taksiden indim babamın gülleri ve küçük elma ağaçlarıduruyordu , benim en güzel yıllarım babamın dizinde burada geçmişti. Henüz daha bahar gelmemiştive kış sonuydu, kapıya vurdum kimse duymadı tekrar vurdum , annemin sesi geldi içerden ve ,kapıaçıldı. Annem sadece baktı. Onunla yedi aydır hiç konuşmamıştık. Annem konuşamıyor gözlerikocaman olmuş bana bakıyordu , sonra babamın sesi geldi içeriden ve kapıda belirdi. Nur yüzlübabam beni görünce çok kötü oldu. Benim ela gözlüm bu sen misin dedi. Evet benim yüzüm değildibu ben bile tanıyamıyordum kendimi. Annem elimden tuttu annemin eli elimdeydi inanamıyordumöyle doyasıya öptüm ki annemin elini içime çektim doyasıya kokularını. Beni affedin, affedin annemdedim. Salona geçtik babam elimin üzerindeki ütü izini fark etti , ayağa kalkıp kolumu sıyırdı. İşkenceizlerini fark etti ve kıyafetlerimi çıkartmaya başladı. Annemin ” Annem bunlar ne, sana ne oldu. “demesi, babamın ise gördüklerine daha fazla dayanamayıp dışarıya kaçmasıyla ben de kendimibanyoya atıp saatlerce ağladım. Bir kere daha babamın canını yakıştım, vücudumdaki yaralardan dahaçok acıtıyordu canımı onlara yaşattığım bu acı. Bir duş alıp abimin pijamalarını giyip bahçeyebabamın yanına gittim gözleri kan olmuştu ağlamaktan. Sen üzülme babam benim suçum , senin hiçbir suçun yok , benim hatam ama hatamın bedelini ağır ödedim dedim. Babam beni özel birhastaneye getirdi çünkü kapanmaya iltihaplı izler vardı. Babamın doktor olan arkadaşı gördüklerineinanamadı , bunu bir insan yapamaz sen bunlara nasıl dayandın ben bakmaya dayanamıyorum dedi.Doktora psikolojik yardım almam gerektiğini kabuslar gördüğümü söyledim. Kısa bir zaman sonraabim de geldi dehşet içindeydi, çok öfkeli ve çok kızgındı. Konsolosluğa baş vurdu doktordan aldığıraporlarla Arif’i yakalattırmak için. Canım babam büyüdüğü yerde olan bütün mal varlığını satıp büyükşehre gitmeye karar verdi. Benim tedavim için gerekli olan parayı hastaneye yatırdı, artık tedavilerimbaşlamıştı. Ben ise hiç konuşmuyor , sürekli susuyorum. Aylar geçti artık hafifliyordu acılar, azalmayabaşlamıştı. Canım arkadaşım Buse’m hiç yalnız bırakmadı beni , hiç yüzüme vurmadı hatalarım. Abimher şeyim, nefesim iyileşmemdeki en büyük destekçim. Annem benim kalp atışım, saçının telinekurban olduğum , beni affet sana bunları yaşattığım için. Babam duvarım, sol yanım , sendin benimtek aşkım , senin sevgin her şeye değerdi benim için. Ben seni çok üzdüm , canım babam affet beni,sana yaşattıklarım için ve seni de bu çıkmazın içine soktuğum için. Hiç şikâyetçi olmadın iki sene beniiyileştirmek için savaştın. Babam, kalbimin sevdiği tek ADAM !

SEVDA OZEN / AVRUPAPRESS