07 juin 2022 mardi
Batı-Mat Brüksel
AVRUPADA YAŞAYAN TÜRKLER SINIR DIŞIMI EDİLECEK?
EĞİTİM ANLAYIŞINDAKİ EKSİKLİKLER VE OLMASI GEREKENLER
SAĞLIKLI BESLENMEDE YAPILAN HATALAR
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN
ANKARA BODRUM’A EĞRİ BAKIYOR...
Korku ve yüzleşme bizi tuzağa düşüren duyguların başında gelir. Ancak bu duygularla yüzleşmek korkularımızı yenme noktasında büyük fayda sağlıyor. Özellikle fobiler ve sosyal anksiyete bozukluğu gibi anksiyetelerin üstesinden gelmek adına yapmamız gereken en doğru adım duygularımızla yüzleşmek. Atalarımızdan kalan genetik olarak yüklenen korkunun yanında öğrenilen ve yaşanılanlardan kaynaklananlar da vardır. Maddi olarak iş bulamama kaygısı, özellikle bu zamanda yaşanılan iyi bir liseyi, iyi bir üniversiteyi, iyi bir bölümü kazanamazsam diye başlayan gelecek kaygısı. Çoğu zaman aileler bu durumu çocuklarına empoze eder. Çocuk onların isteklerine göre bir okulu veya bölümü kazanamazsa kendini başarısız olarak görür bu durum hayatına sirayet eder. Böylece yetenekli olsalar bile içlerinde bir başarısız olma korkusu yatacak. Bu durum öğrenilen korkuyu bize gösterir.
Bir insan küçüklüğünde hayvanlarla ilgili bir an yaşadığında o kişide bu travma olur ve o hayvana karşı korku oluşur. Bu korku ile bir uzman tarafından yüzleşmesi gerekir yoksa hayatı boyunca etkilenecek onu kısıtlayacaktır. İnsanların fobilerini yenmelerine yardımcı olan Klinik Psikolog Dr. Suma Chand bu konuda şunları söylüyor:
‘Korkuyla ilgili size söyleyebileceğim en rahatlatıcı şey şudur: Tüm duygular değişir. Elbette hayatınızın geri kalanında panik halinde olmayacaksınız. Korkunuza karşı direnç gösterin, er ya da geç korkunuzun ortadan kalktığını göreceksiniz.’ Korku ve endişenin sizi tuzağa düşürmek için tetikte beklediğini dile getiren Dr. Chand bu konuda dikkatli olmanız gerektiğini düşünüyor ve ekliyor: ‘Korkunuzu ne kadar beslerseniz, o kadar güçlü bir şekilde büyür.’
Korku insanları ağına düşürür ve dünyanız giderek küçülür. Bir süre sonra da korktuğunuz şey yerine, korkunun rahatsız ediciliğinden sakınırsınız.
Korkmak, korkaklık yani cesaretsizlik midir? Bu çoğu zaman yanlış bir düşüncedir. Cesaret ancak korkunun ısırması sayesinde gösterilebilir… Çok korkmuş bütün bu insanlara saygı duyulması gerekir. Bu insanlar görünmeyen, içlerine çöreklenmiş bir iç düşmanla mücadele ediyorlar. Bu düşman onları her şeyden çok daha fazla korkutabiliyor, onlara kesinlikle hayal olan bir şeyi bilgi gibi kabul ettirebiliyorlar. Ayrıca bu kişiler karanlıkla savaşıyorlar. Bu düşmanı kendilerinden başka gören biri var mı? Kim hissediyor bu korkuyu? Bu durumda filozofların dediği gibi cesaret göstermek korkuya rağmen davranmaktır ve evet cesurdur bu insanlar.
Yeri geldiğinde yaşadığımız o korkuların üzerine yürüyerek onunla yüzleşerek kendimize iyi geliriz. Tüm korkularınızı aşmanız dileğiyle..
Rumeysa Ozcelik / AVRUPAPRESS