DOLAR 45,9147 0.19%
EURO 53,5711 0.16%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 3338997-1,33%
Ankara
20°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Editör

Editör

31 mai 2026 dimanche

Emirdağlılar Bayramlaşmada Buluştu: Hedef 160 Bin Kişilik Güçlü Birliktelik

Emirdağlılar Bayramlaşmada Buluştu: Hedef 160 Bin Kişilik Güçlü Birliktelik
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Bilgin Ozcifci    /BRUKSEL
Eskişehir’de Emirdağlıları tek çatı altında buluşturmayı hedefleyen Emirdağ ve Çevresi Dernekleri Federasyonu, ilk resmi bayramlaşma programını yoğun katılımla gerçekleştirdi.
30 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 15.00’te federasyon binasında düzenlenen programa çok sayıda dernek temsilcisi, iş insanı, kanaat önderi ve Emirdağlı vatandaş katıldı. Bayramlaşma programı, birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği anlamlı bir buluşmaya sahne oldu.
“Bu Sadece Bir Bayramlaşma Değil”
Programın açılışında yapılan konuşmalarda bayramların toplumsal dayanışma, kardeşlik ve barışın sembolü olduğu vurgulandı. Federasyon yöneticileri, gerçekleştirilen organizasyonun yalnızca bir bayram kutlaması olmadığını, aynı zamanda Emirdağlıları ortak bir dayanışma kültürü etrafında yeniden buluşturma hedefi taşıdığını ifade etti.
Konuşmalarda öne çıkan mesaj ise şu oldu:
“Federasyon sadece yemek verilen, fotoğraf çekilen bir yapı olmayacak. Toplumun sorunlarına çözüm arayan, insanlara dokunan, birlik ve beraberliği güçlendiren bir oluşum olacak.”
5 Dernekle Başladı, 20 Derneğe Ulaştı
Federasyon Başkanı Ahmet Eryürük, kuruluş süreciyle ilgili bilgiler paylaşarak federasyonun kısa sürede önemli bir büyüme kaydettiğini söyledi. Başlangıçta 5 dernekle kurulan yapının bugün 20 derneğe ulaştığını belirten Eryürük, üye sayısının da her geçen gün arttığını ifade etti.
Eryürük konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İnsanları kucaklamak istiyoruz. Fakirin, fukaranın yanında olmak istiyoruz. Yıllardır insanların acı gününde de tatlı gününde de yanlarında olduk. Şimdi bunu federasyon çatısı altında daha güçlü yapmak istiyoruz.”
“Emirdağlılar Neden Birleşemesin?”
Toplum içerisindeki dağınıklığa dikkat çeken Ahmet Eryürük, Eskişehir’de yaşayan Emirdağlıların sahip olduğu potansiyele rağmen yeterince organize olamadığını söyledi.
Yaklaşık 160 bin Emirdağlının yaşadığı Eskişehir’de ortak hareket etme kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Eryürük, federasyonun bu eksikliği gidermeyi amaçladığını belirtti.
“150-200 bin Emirdağlıdan söz ediyoruz ama bir araya gelemiyoruz. Bundan sonra herkes görecek; Emirdağlılar nasıl birleşirmiş göstereceğiz.” dedi.
Eskişehir’e Katkı Sunacak Projeler Hazırlanıyor
Programda yapılan değerlendirmelerde federasyonun yalnızca Emirdağlılara yönelik değil, Eskişehir’in sosyal ve kültürel hayatına katkı sağlayacak bir yapı olması gerektiği vurgulandı.
Eğitim, burs çalışmaları, kültürel etkinlikler, sosyal yardımlar ve gençlik projeleri başta olmak üzere birçok alanda hazırlıkların sürdüğü ifade edildi. Katılımcılar, özellikle genç nesillerin kültürel kimliklerini koruyabilmeleri açısından federasyonun önemli bir görev üstlenebileceğini dile getirdi.
Belçika’daki Emirdağlılardan Destek
Bayramlaşma programında Ahmet Eryürük’ün Belçika’daki temaslarına ilişkin açıklamaları da dikkat çekti. Federasyonun kuruluşunun Avrupa’da yaşayan Emirdağlılar arasında da ilgiyle takip edildiğini belirten Eryürük, Belçika’da çeşitli davetler aldığını ve federasyonun çalışmalarının yurt dışında da yankı uyandırdığını söyledi.
Bu gelişmeler, Emirdağlıların yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da güçlü bir sosyal ve ekonomik ağ oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu.
İlk Buluşma, Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
Programın sonunda yapılan konuşmalarda, gerçekleştirilen bayramlaşmanın federasyonun ilk resmi buluşması olduğu özellikle vurgulandı. Federasyon yöneticileri, önümüzdeki dönemde daha geniş katılımlı toplantılar, sosyal sorumluluk projeleri ve kültürel organizasyonlarla çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı.
Toplu fotoğraf çekimi ve bayramlaşmanın ardından sona eren program, katılımcılar tarafından memnuniyetle karşılandı. Emirdağ ve Çevresi Dernekleri Federasyonu’nun önümüzdeki süreçte Eskişehir’de oluşturacağı toplumsal etki ise şimdiden merak konusu oldu
Bilgin   Ozcifci          /       AVRUPAPRESS
Bilgin   Ozcifci          /       AVRUPAPRESS
Devamını Oku

KAHRAMAN……

KAHRAMAN……
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kahraman kelimesinin kökeni Farsça olup günümüzde bizimle bütünleşmiş bir kelimedir.Kahramanın TDK sözlük anlamı: 1-Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), yiğit, 2-Bir olayda önemli yeri olan kimse, 3-Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde yüksek nitelikleri veya örnek alınacak davranışları dolayısıyla okurların hayranlık duyduğu başkişi olarak tanımlanmıştır. Kahramanlar toplumların yaşamlarında önemli yere sahiptir ve özel saygı görürler. Türk tarihinde yaşanan savaşlarda ve tehlikelerde insanlarımız hep fedakarlık göstererek kahramanlaşmışlardır. Fedakarlık gösteren bu kahramanlarımızın bir çoğu hayatını kaybedip şehit olmuşlar, bir çoğu da organlarını kaybedip gazi olmuşlardır. Sağlıklı kalanlar da bizim gizli kahramanlarımızdır. Türk milletinin hayatında ve varlığının devamında kahramanlarımızın yeri ve önemi çok büyüktür. Kahramanlarımız var olsunlar. Bizim kahraman çıkarma sorunumuz yoktur. Meydana gelen olaylarda etkili önlem almama sorunumuz vardır. Memleketi yönetenlere düşen görev kahramanlarımızla gurur duymakla beraber meydana gelen bütün olaylarda alınması gereken tedbirleri tam olarak almaktır. Yeni canlar kaybedip kahramanlarımızı çoğaltmak yerine olayları önleyici tedbirleri tam olarak almak ve uygulamak yöneticilerimizin birinci önceliği olmalıdır. Hiç bir siyasi çıkar gözetilmeden, hiç kimse kayırılmadan sebep olanlardan hesap sorulmalıdır. Yoksa Türk milleti tarihi boyunca gerek savaşlarda gerekse tehlikeli durumlarda kahraman çıkarmakla ilgili bir sorun yaşamamıştır. Türk tarihi, isimli ve isimsiz kahramanlarla doludur. Bu durum; gelenek, görenek ve genlerinden gelen bir özelliktir. İhtiyaç duyulduğunda, yarınlarında da kahramanları eksik olmayacaktır. Buna inancımız tamdır. Ancak gelenek, görenek ve genlerimizde kahramanlık var diyerek meydana gelen her olayda sadece kaybettiğimiz canların kahramanlıklarının arkasına sığınmamalıyız. Devletimizin bekası ve toplumumuzun huzurunu daim kılmak için olaylarla ilgili alınabilecek her türlü adli ve idari tedbiri tam almalıyız, suç işleyenleri affetmemeli, hesabını ciddiyetle sormalıyız. Sormalıyız ki yeni kahramanlara ihtiyacımız olmasın.

Recep Cansu          /          AVRUPAPRESS

 

Devamını Oku

Belçika’da 1 Haziran 2026’dan itibaren neler değişiyor?

Belçika’da 1 Haziran 2026’dan itibaren  neler değişiyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tütün, hizmet çekleri, sağlık, emeklilik, çalışma hayatı… 1 Haziran 2026’dan itibaren Belçika’da neler değişiyor?
1 Haziran 2026 itibarıyla Belçika’da yeni bir dönem başlıyor.

Her zamanki gibi değişimler sessiz geliyor. Büyük bir devrim açıklaması yok. Tek bir yasa ile ülkenin tamamen değiştiği bir tablo da yok.

Ancak vergi, sağlık, emeklilik, çalışma hayatı, bankacılık, sigorta, dijital tüketim ve sosyal sistemler alanında art arda gelen yeni düzenlemeler, Belçika’daki günlük yaşamı derinden etkilemeye başlıyor. Federal hükümet ve bölgesel yönetimler, artan kamu harcamaları ve bütçe baskısı nedeniyle artık daha sert ekonomik kararlar almak zorunda kalıyor. Ve bu baskının etkisi artık doğrudan vatandaşın cebinde hissediliyor. Belçika bugün: daha dijital, daha kontrollü,daha pahalı, daha esnek çalışma sistemine sahip, ama aynı zamanda sosyal olarak daha kırılgan bir döneme giriyor. İşte Haziran 2026 itibarıyla Belçika’da değişen tüm önemli başlıklar.

Sermaye kazançlarına vergi resmen başlıyor

Belçika’nın en çok tartışılan yeni mali reformlarından biri yürürlüğe giriyor. 1 Haziran’dan itibaren bankalar, yatırımcıların belirli sermaye kazançları üzerinden vergiyi otomatik olarak kesmeye başlayacak.
Yani yatırımcı artık bazı kazançlarını ayrıca beyan etmek zorunda kalmadan, vergi doğrudan banka tarafından kesilecek. Ancak “opt-out” sistemini aktif eden yatırımcılar için istisna bulunuyor. Bu durumda: banka otomatik kesinti yapmayacak, yatırımcı kazancını 2027 vergi beyannamesinde kendisi bildirecek, ödeme daha sonra vergi idaresi üzerinden yapılacak. Bu reform Belçika için önemli bir zihniyet değişimi anlamına geliyor.
Çünkü Belçika uzun yıllar boyunca sermaye gelirleri konusunda Avrupa’nın görece daha avantajlı ülkelerinden biri olarak görülüyordu.
Ancak artan kamu borcu ve bütçe açığı nedeniyle devlet artık yatırım gelirlerini de daha fazla vergilendirmeye yöneliyor. Destekleyenlere göre: bu “vergi adaleti”. Karşı çıkanlara göre ise: yatırımı ve özel tasarrufu cezalandıran yeni bir yük.

Devlet tahvilleri yeniden cazip hale geliyor

 

 

Faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte Belçika devlet tahvilleri yeniden yatırımcıların dikkatini çekmeye başladı. Yeni 8 yıllık devlet tahvili: brüt %3,30 faiz, net %2,31 getiri sunuyor. 1 yıllık tahvilde ise: brüt faiz %2,50, net getiri %1,75 seviyesinde. Belçika’da bu seviyede getiriler uzun yıllardır görülmüyordu.

Bu durum: Avrupa genelinde faizlerin yükseldiğini, devletlerin daha pahalı borçlandığını, ve hükümetlerin vatandaşın tasarrufuna daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.   Sağlık sistemi değişiyor: “pasif sosyal model” sona mı eriyor? Belçika hükümeti uzun süreli hastalık sistemini reforme etmeye devam ediyor.

Ülkede son yıllarda uzun süre iş göremez durumda olan çalışan sayısı ciddi şekilde arttı. Bu durum artık sosyal güvenlik bütçesi için büyük bir mali yük olarak görülüyor. 1 Haziran itibarıyla: sağlık kontrolleri sıkılaşıyor, işverenlerin çalışan takibi artıyor, işe dönüş prosedürleri hızlandırılıyor, kamu kurumlarında kalıcı sağlık emeklilikleri sınırlandırılıyor. Özellikle devlet memurları için önemli bir değişiklik geliyor. “Sağlık nedeniyle kalıcı emeklilik” sistemi kademeli olarak kaldırılıyor.

Yeni yaklaşım: kişiyi tamamen sistem dışına çıkarmak yerine yeniden çalışma hayatına döndürmek. Hükümet bunu ekonomik zorunluluk olarak savunuyor. Sendikalar ise: gerçekten sağlık sorunu yaşayan kişilerin mağdur olabileceğini söylüyor.   HPV aşısı artık 30 yaşına kadar geri ödenecek Belçika sağlık alanında bazı önleyici adımlar da atıyor. HPV virüsüne karşı kullanılan Gardasil9 aşısının geri ödeme kapsamı genişletildi. Artık 19-30 yaş arasındaki genç yetişkinler de bu destekten yararlanabilecek.

HPV virüsü: rahim ağzı kanseri, boğaz kanseri, anal kanser gibi birçok hastalıkla ilişkilendiriliyor. Aşının piyasa fiyatı 120 euroyu aşsa da, geri ödeme sayesinde vatandaş yalnızca yaklaşık 12,80 euro ödeyecek. Bu düzenleme, Belçika’nın sağlıkta “önleyici tıp” modeline daha fazla yöneldiğini gösteriyor.   Bazı ilaçların geri ödemesi azalıyor Öte yandan sağlık harcamalarını azaltmak için bazı ilaçlarda vatandaşın cebinden çıkacak miktar artıyor. Özellikle: kolesterol ilaçları, mide rahatsızlığı ilaçları, bazı kronik hastalık tedavileri daha düşük oranda geri ödenecek. Bu da birçok hasta için: aylık sağlık masraflarının artması anlamına geliyor. Hükümet bunu “sistemin sürdürülebilirliği” olarak savunsa da, vatandaş için bu durum hayat pahalılığının yeni bir yansıması olarak görülüyor.

Sigortalarda “unutulma hakkı” genişliyor Belçika’da sigorta sektöründe önemli bir sosyal reform daha yürürlüğe giriyor. 1 Haziran’dan itibaren bazı eski sağlık sorunları artık sigorta başvurularında dikkate alınamayacak. Özellikle: geçmişte kanser geçiren kişiler, bazı kronik hastalık hastaları, sağlık geçmişi nedeniyle yüksek prim ödeyen vatandaşlar için sistem daha koruyucu hale geliyor.

Yeni düzenleme artık: seyahat iptal sigortalarını da kapsıyor. Bazı eski kanser hastaları artık geçmiş hastalıklarını beyan etmek zorunda bile kalmayacak. Bu reform yıllardır tartışılan “sağlık geçmişi nedeniyle finansal cezalandırma” sorununu azaltmayı hedefliyor.   Bankalar phishing saldırılarına karşı baskı altında Belçika’da dijital dolandırıcılık hızla büyüyor. Sahte SMS’ler, sahte banka mailleri, kimlik taklitleri ülkede ciddi ekonomik güvenlik sorunu haline geldi.

Bu nedenle hükümet bankalardan yeni bir eylem planı istiyor. Amaç: şüpheli işlemleri daha hızlı tespit etmek, mobil bankacılığı daha güvenli hale getirmek, mağdurlara geri ödeme süreçlerini netleştirmek, bankalar ile dijital platformlar arasındaki iş birliğini artırmak.   Tütün ve elektronik sigarada yeni dönem Belçika sigara karşıtı politikalarını daha da sertleştiriyor.

Haziran 2026’dan itibaren: elektronik sigara ürünlerinde denetimler artıyor, satış noktaları daha fazla kısıtlanıyor, sigara üzerindeki vergi baskısı büyüyor. Resmi hedef: “dumansız nesil” oluşturmak. Ancak ekonomik tarafta başka bir gerçek ortaya çıkıyor. Vergiler arttıkça: sınır ötesi alışveriş, kaçak ürün, kayıt dışı tütün pazarı da büyümeye başlıyor.

Özellikle Fransa, Lüksemburg ve Hollanda sınır bölgelerinde bu durum ciddi tartışma yaratıyor.   Çalışma hayatı daha esnek hale geliyor Belçika iş piyasasında esneklik artıyor. Özellikle: dağıtım, lojistik, e-ticaret sektörlerinde gece çalışması kuralları değişiyor. Artık sadece 23:00 – 06:00 saatleri arası resmi “gece çalışması” sayılacak. Bu sayede şirketler daha rahat vardiya düzenleyebilecek. Ayrıca: yarı zamanlı çalışma, değişken saat uygulamaları, çalışma yönetmelikleri daha esnek hale getiriliyor.

Hükümete göre bu: modern ekonomi için gerekli. Sendikalara göre ise: çalışan haklarının aşamalı aşınması.   Flexi-job sistemi büyüyor Ek iş sistemi olarak bilinen “flexi-job” modeli genişletiliyor. Vergiden muaf gelir limiti artık 18.000 euroya kadar çıkıyor. Amaç: iş gücü açığını kapatmak, çalışanlara ek gelir sağlamak, sektörlerdeki personel eksikliğini azaltmak. Ancak eleştiriler de büyüyor.

Birçok uzmana göre Belçika’da artık tek maaşla geçinmek giderek zorlaşıyor. Flexi-job sisteminin büyümesi de bunun işareti olarak görülüyor.   Öğrenciler daha erken yaşta çalışabilecek 15 yaşındaki gençlerin bazı hafif işlerde çalışabilmesi kolaylaşıyor. Gece çalışması hâlâ yasak olsa da, kurallar daha esnek hale getiriliyor.

Bu reform: bazıları için ekonomik gerçekçilik, bazıları için ise aileler üzerindeki ekonomik baskının göstergesi.   Hizmet çekleri sistemi baskı altında Belçika’nın ünlü “titres-services” sistemi de değişiyor. Bölgesel yönetimler maliyetleri azaltmaya çalışırken: şirketler zarar ettiklerini söylüyor, çalışanlar daha iyi şartlar talep ediyor, vatandaş ise daha pahalı hizmet ödüyor. Flandre bölgesinde artık süresi dolan hizmet çekleri otomatik geri ödenecek. Bunun için vatandaşın banka bilgilerinin sistemde doğru kayıtlı olması gerekiyor.

Eko-çeklerde yeni ürünler dönemi Eko-çek sistemi genişletiliyor. Artık: Fairtrade ürünler, sürdürülebilir tekstil ürünleri, ASC sertifikalı deniz ürünleri eko-çek ile alınabilecek. Ancak beyaz eşyalarda kurallar sıkılaşıyor. Örneğin: buzdolaplarının artık yalnızca A, B veya C enerji sınıfında olması gerekecek.

TikTok Shop Belçika’ya geliyor 15 Haziran 2026 itibarıyla TikTok Shop resmen Belçika’da başlıyor. Kullanıcılar uygulamadan çıkmadan doğrudan alışveriş yapabilecek. Tüketici örgütleri ise endişeli. Çünkü bu model: anlık alışverişi, dürtüsel tüketimi, özellikle gençler arasında kontrolsüz harcamayı artırabilir. Artık sosyal medya sadece eğlence değil, aynı zamanda doğrudan ticaret platformuna dönüşüyor.

Emeklilik sistemi değişiyor: daha uzun çalışma dönemi Belçika’nın en hassas dosyalarından biri emeklilik sistemi. Nüfus yaşlandıkça devlet: emeklilik bonuslarını değiştiriyor, çalışma süresini uzatıyor, erken çıkışları zorlaştırıyor. Yeni sistemin temel mesajı açık: Belçikalılar gelecekte daha uzun çalışmak zorunda kalacak.

Nakit emekli maaşı dönemi sona eriyor bpost üzerinden nakit emekli maaşı ödemeleri aşamalı olarak kaldırılıyor. Banka havalesi artık standart hale geliyor. Amaç: sistemi dijitalleştirmek, maliyetleri düşürmek, dolandırıcılığı azaltmak. Ancak dijital sisteme uzak yaşlı vatandaşlar için bu değişim endişe yaratıyor.   Brüksel’de hayat daha pahalı hale geliyor Brüksel’de çevreci dönüşüm devam ediyor. LEZ kuralları sertleşiyor. Eski dizel araçlar aşamalı olarak şehir dışına itiliyor. Aynı zamanda: su fiyatları artıyor, enerji maliyetleri yüksek kalıyor,

çevresel kurallar sertleşiyor. Bu dönüşümden en çok ise düşük gelirli aileler etkileniyor.   Belçika yeni bir döneme mi giriyor? Tek tek bakıldığında bu reformlar küçük görünebilir. Ancak hepsi birlikte değerlendirildiğinde, Belçika’nın ekonomik ve sosyal modelinin sessizce değiştiği görülüyor.

2026 Belçikası: daha pahalı, daha dijital, daha kontrollü, daha esnek, ama aynı zamanda daha kırılgan bir toplum yapısına doğru ilerliyor. Hayat pahalılığı, artan vergiler, idari karmaşa, emeklilik kaygısı, çalışma baskısı giderek daha fazla hissediliyor. 1 Haziran 2026 sadece yeni kuralların başladığı bir tarih değil. Aynı zamanda Belçika’nın, bütçe baskısı altında ayakta kalmaya çalışan yeni sosyal modelinin başlangıcı olabilir.

Bilgin  Ozcifci          /          AVRUPAPRESS

 

Devamını Oku

Kırşehir, Türkiye’nin Dört Bir Yanından Gelecek 110 Gazeteciyi Ağırlayacak

Kırşehir, Türkiye’nin Dört Bir Yanından Gelecek 110 Gazeteciyi Ağırlayacak
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Bilgin  Ozcifci      /       Bruksel
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen “Dijital Medya Çalıştayı”, 7-11 Haziran 2026 tarihleri arasında Kırşehir’de gerçekleştirilecek. Türkiye genelinden yaklaşık 110 gazetecinin katılması beklenen organizasyonda dijital medyanın geleceği, internet gazeteciliğinin dönüşümü ve yeni medya vizyonu ele alınacak.
Türkiye’nin 81 ilinden gelecek olan gazeteciler, Kırşehir’in termal cevheri fışkıran Big Termal Otel’de konaklayacak. Kırşehir’in tanıtımında katkıları bulunan
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Mustafa Düger Vakfı Başkanı Mustafa Düger, Kırşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kırşehir’in kültürel ve turistik değerlerinin tanıtımına yönelik çalışmaya destek sunuyor …
Dijital Medyanın Geleceği Kırşehir’de Konuşulacak
Gazetecilik sektörünün dijitalleşme sürecinde yaşadığı değişimlerin değerlendirileceği çalıştayda; medya kuruluşları arasındaki iş birlikleri, dijital yayıncılık stratejileri, sosyal medya haberciliği ve internet gazeteciliğinin geleceğine yönelik önemli oturumlar düzenlenecek.
8 Haziran Pazartesi günü Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek çalıştayda, akademisyenler, medya temsilcileri ve sektör profesyonelleri bir araya gelecek. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin ev sahipliği yapacağı programın, dijital medya alanında önemli çıktılar sunması hedefleniyor.
Kırşehir’in Kültürel ve Turistik Değerleri Tanıtılacak
9-11 Haziran tarihleri arasında ise Kırşehir’in tarihi, kültürel ve turistik noktalarına yönelik gezi programları düzenlenecek. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelecek gazeteciler; Ahilik kültürü, Neşet Ertaş’ın mirası, tarihi yapılar, doğal güzellikler ve yöresel lezzetleri yakından tanıma fırsatı bulacak.
Program kapsamında Kırşehir’in termal turizm potansiyelinin de ön plana çıkarılması hedeflenirken, Big Termal Spa Otel başta olmak üzere organizasyona destek veren kurum ve kuruluşların şehrin tanıtımına katkı sunacağı belirtildi.
Kırşehir Protokolünden Çalıştaya Destek
Kırşehir’in ulusal ölçekte tanıtımına katkı sağlaması beklenen organizasyona, Kırşehir Valiliği, Kırşehir Belediyesi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de destek veriyor.
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, şehrin kültürel ve turistik değerlerinin tanıtımına yönelik çalışmalara önem verirken; Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu ve Mustafa Düger Vakfı Başkanı Mustafa Düger ise  kentin sosyal ve kültürel organizasyonlarla öne çıkmasının önemine dikkat çekiyor.
Kırşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü katkılarıyla   gezi programlarında, kentin tarihi mirası ve kültürel zenginlikleri katılımcılara tanıtılacak.
“Birlikte Üreteceğiz, Birlikte Güçleneceğiz”
Çalıştay kapsamında dijital haberciliğin gelişimi için ortak projeler ve yeni medya vizyonuna yönelik fikir alışverişlerinde bulunulacağı belirtilirken, organizasyonun sektör adına önemli bir buluşma olması hedefleniyor.
7-11 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek programın, hem medya dünyasına hem de Kırşehir’in tanıtımına önemli katkılar sunması bekleniyor.
Bilgin   Ozcifci         /        AVRUPAPRESS
Devamını Oku

Kötü Komşuyla Nasıl Mücadele Edilir?

Kötü Komşuyla Nasıl Mücadele Edilir?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Kötü Komşuyla Nasıl Mücadele Edilir?

Apartman ve sitelerde yaşam, komşuluk ilişkileri arasından pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Apartman ve sitelerde en önemli sorunlardan biri de geçimsiz ve sorunlu komşulardır. Kat Mülkiyeti Kanuna göre kötü komşulara karşı yasal başvuru yolları bulunmaktadır.

KOMŞUNUN SÜREKLİ RAHATSIZ ETMESİ KANUNA AYKIRIDIR!

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre; kat malikleri gerek bağımsız bölümleri gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler.

Problemli Komşuya Karşı Yasal Haklar Nelerdir?

Apartman gürültüsünün tanımı, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nde:  »Konut içerisinde kişilerin kendi davranış ve alışkanlıklarından kaynaklanan; kapı, pencere kapatma, yürüme, konuşma, temizlik yapma, mobilya çekme, televizyon seyretme, radyo dinleme, eğlence amacı dışında kullanılan her türlü müzik aleti, çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi gibi aletleri kullanma, evcil hayvan besleme gibi faaliyetler ile bina içinde yapılacak tadilatı.” olarak ev faaliyetleri ve komşuların oluşturduğu gürültü tanımlanmıştır.

Apartman ve sitelerde oturanlar,

komşuluk haklarını ve kat mülkiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Aksi halde ilgili yaptırımlar söz konusu olacaktır.

Öncelikle komşuluk hukuku çerçevesinde gürültü yapan, rahatsız eden komşuya karşı apartman yönetimince yazılı ihtarda bulunabilir veya kolluk kuvvetlerine ilgili komşu şikayet edilerek 5326 sayılı kabahatler kanunun 36.maddesince başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan komşu hakkında idari para cezası verilebilir.

Bütün bunlardan sonuç alınamazsa bu durumda sorunlu komşuya karşı kat maliklerinden her biri taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak rahatsızlık ve huzursuzluk verici eylemlere son verilmesini hakimden isteyebilir.

Bu davayı her bir kat maliki veya kat malikleri kurulunca bu davayı açması için kendisine özel olarak yetki verilen yönetici de açabilir.

Yapılacak yargılamada Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesi dikkate alınarak gerektiğinde ilgili taşınmazda keşif yapmak sureti ile tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilir. Bunun yanında görgüye dayalı tanık beyanlarına da itibar edilmektedir.

Yargılama sonunda mahkemece “Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesine göre problemli komşunun, diğer kat maliklerini rahatsız edecek eylemlerinin önlenmesine, bunun için uyarılmasına verilen karara uyulmaması halinde ise KMK’nın 33. maddesinde öngörülen para cezasına çarptırılacaklarını ihtar edecektir.

Komşunun ‘çekilmezlik hali’ süreklilik kazanırsa ve komşunuz mahkeme kararına uymamakta direniyorsa, Kat Mülkiyeti Kanunu madde 25’e dayanarak komşunun evini satımını isteme hakkınız da bulunmaktadır.

Sürekli problem yaratan komşuya karşı hukuki yaptırımların yanında cezai yaptırımda gündeme gelebilir.TCK’nın 123. maddesindeki, “huzur ve sukûnu bozmak suçu”ile komşunuzu savcılığa şikayet etmeniz de ayrıca mümkündür.

 

 

Email : av.cerenyanik@hotmail.com

Avukat  Ceren Yanık     /     AVRUPAPRESS

 

Ceren

Devamını Oku