31 mai 2026 dimanche
Batı-Mat Brüksel
AVRUPADA YAŞAYAN TÜRKLER SINIR DIŞIMI EDİLECEK?
EĞİTİM ANLAYIŞINDAKİ EKSİKLİKLER VE OLMASI GEREKENLER
SAĞLIKLI BESLENMEDE YAPILAN HATALAR
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN
ANKARA BODRUM’A EĞRİ BAKIYOR...













Kahraman kelimesinin kökeni Farsça olup günümüzde bizimle bütünleşmiş bir kelimedir.Kahramanın TDK sözlük anlamı: 1-Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), yiğit, 2-Bir olayda önemli yeri olan kimse, 3-Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde yüksek nitelikleri veya örnek alınacak davranışları dolayısıyla okurların hayranlık duyduğu başkişi olarak tanımlanmıştır. Kahramanlar toplumların yaşamlarında önemli yere sahiptir ve özel saygı görürler. Türk tarihinde yaşanan savaşlarda ve tehlikelerde insanlarımız hep fedakarlık göstererek kahramanlaşmışlardır. Fedakarlık gösteren bu kahramanlarımızın bir çoğu hayatını kaybedip şehit olmuşlar, bir çoğu da organlarını kaybedip gazi olmuşlardır. Sağlıklı kalanlar da bizim gizli kahramanlarımızdır. Türk milletinin hayatında ve varlığının devamında kahramanlarımızın yeri ve önemi çok büyüktür. Kahramanlarımız var olsunlar. Bizim kahraman çıkarma sorunumuz yoktur. Meydana gelen olaylarda etkili önlem almama sorunumuz vardır. Memleketi yönetenlere düşen görev kahramanlarımızla gurur duymakla beraber meydana gelen bütün olaylarda alınması gereken tedbirleri tam olarak almaktır. Yeni canlar kaybedip kahramanlarımızı çoğaltmak yerine olayları önleyici tedbirleri tam olarak almak ve uygulamak yöneticilerimizin birinci önceliği olmalıdır. Hiç bir siyasi çıkar gözetilmeden, hiç kimse kayırılmadan sebep olanlardan hesap sorulmalıdır. Yoksa Türk milleti tarihi boyunca gerek savaşlarda gerekse tehlikeli durumlarda kahraman çıkarmakla ilgili bir sorun yaşamamıştır. Türk tarihi, isimli ve isimsiz kahramanlarla doludur. Bu durum; gelenek, görenek ve genlerinden gelen bir özelliktir. İhtiyaç duyulduğunda, yarınlarında da kahramanları eksik olmayacaktır. Buna inancımız tamdır. Ancak gelenek, görenek ve genlerimizde kahramanlık var diyerek meydana gelen her olayda sadece kaybettiğimiz canların kahramanlıklarının arkasına sığınmamalıyız. Devletimizin bekası ve toplumumuzun huzurunu daim kılmak için olaylarla ilgili alınabilecek her türlü adli ve idari tedbiri tam almalıyız, suç işleyenleri affetmemeli, hesabını ciddiyetle sormalıyız. Sormalıyız ki yeni kahramanlara ihtiyacımız olmasın.
Recep Cansu / AVRUPAPRESS
Tütün, hizmet çekleri, sağlık, emeklilik, çalışma hayatı… 1 Haziran 2026’dan itibaren Belçika’da neler değişiyor?
1 Haziran 2026 itibarıyla Belçika’da yeni bir dönem başlıyor.
Her zamanki gibi değişimler sessiz geliyor. Büyük bir devrim açıklaması yok. Tek bir yasa ile ülkenin tamamen değiştiği bir tablo da yok.
Ancak vergi, sağlık, emeklilik, çalışma hayatı, bankacılık, sigorta, dijital tüketim ve sosyal sistemler alanında art arda gelen yeni düzenlemeler, Belçika’daki günlük yaşamı derinden etkilemeye başlıyor. Federal hükümet ve bölgesel yönetimler, artan kamu harcamaları ve bütçe baskısı nedeniyle artık daha sert ekonomik kararlar almak zorunda kalıyor. Ve bu baskının etkisi artık doğrudan vatandaşın cebinde hissediliyor. Belçika bugün: daha dijital, daha kontrollü,daha pahalı, daha esnek çalışma sistemine sahip, ama aynı zamanda sosyal olarak daha kırılgan bir döneme giriyor. İşte Haziran 2026 itibarıyla Belçika’da değişen tüm önemli başlıklar.
Sermaye kazançlarına vergi resmen başlıyor
Belçika’nın en çok tartışılan yeni mali reformlarından biri yürürlüğe giriyor. 1 Haziran’dan itibaren bankalar, yatırımcıların belirli sermaye kazançları üzerinden vergiyi otomatik olarak kesmeye başlayacak.
Yani yatırımcı artık bazı kazançlarını ayrıca beyan etmek zorunda kalmadan, vergi doğrudan banka tarafından kesilecek. Ancak “opt-out” sistemini aktif eden yatırımcılar için istisna bulunuyor. Bu durumda: banka otomatik kesinti yapmayacak, yatırımcı kazancını 2027 vergi beyannamesinde kendisi bildirecek, ödeme daha sonra vergi idaresi üzerinden yapılacak. Bu reform Belçika için önemli bir zihniyet değişimi anlamına geliyor.
Çünkü Belçika uzun yıllar boyunca sermaye gelirleri konusunda Avrupa’nın görece daha avantajlı ülkelerinden biri olarak görülüyordu.
Ancak artan kamu borcu ve bütçe açığı nedeniyle devlet artık yatırım gelirlerini de daha fazla vergilendirmeye yöneliyor. Destekleyenlere göre: bu “vergi adaleti”. Karşı çıkanlara göre ise: yatırımı ve özel tasarrufu cezalandıran yeni bir yük.
Devlet tahvilleri yeniden cazip hale geliyor
Faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte Belçika devlet tahvilleri yeniden yatırımcıların dikkatini çekmeye başladı. Yeni 8 yıllık devlet tahvili: brüt %3,30 faiz, net %2,31 getiri sunuyor. 1 yıllık tahvilde ise: brüt faiz %2,50, net getiri %1,75 seviyesinde. Belçika’da bu seviyede getiriler uzun yıllardır görülmüyordu.
Bu durum: Avrupa genelinde faizlerin yükseldiğini, devletlerin daha pahalı borçlandığını, ve hükümetlerin vatandaşın tasarrufuna daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Sağlık sistemi değişiyor: “pasif sosyal model” sona mı eriyor? Belçika hükümeti uzun süreli hastalık sistemini reforme etmeye devam ediyor.
Ülkede son yıllarda uzun süre iş göremez durumda olan çalışan sayısı ciddi şekilde arttı. Bu durum artık sosyal güvenlik bütçesi için büyük bir mali yük olarak görülüyor. 1 Haziran itibarıyla: sağlık kontrolleri sıkılaşıyor, işverenlerin çalışan takibi artıyor, işe dönüş prosedürleri hızlandırılıyor, kamu kurumlarında kalıcı sağlık emeklilikleri sınırlandırılıyor. Özellikle devlet memurları için önemli bir değişiklik geliyor. “Sağlık nedeniyle kalıcı emeklilik” sistemi kademeli olarak kaldırılıyor.
Yeni yaklaşım: kişiyi tamamen sistem dışına çıkarmak yerine yeniden çalışma hayatına döndürmek. Hükümet bunu ekonomik zorunluluk olarak savunuyor. Sendikalar ise: gerçekten sağlık sorunu yaşayan kişilerin mağdur olabileceğini söylüyor. HPV aşısı artık 30 yaşına kadar geri ödenecek Belçika sağlık alanında bazı önleyici adımlar da atıyor. HPV virüsüne karşı kullanılan Gardasil9 aşısının geri ödeme kapsamı genişletildi. Artık 19-30 yaş arasındaki genç yetişkinler de bu destekten yararlanabilecek.
HPV virüsü: rahim ağzı kanseri, boğaz kanseri, anal kanser gibi birçok hastalıkla ilişkilendiriliyor. Aşının piyasa fiyatı 120 euroyu aşsa da, geri ödeme sayesinde vatandaş yalnızca yaklaşık 12,80 euro ödeyecek. Bu düzenleme, Belçika’nın sağlıkta “önleyici tıp” modeline daha fazla yöneldiğini gösteriyor. Bazı ilaçların geri ödemesi azalıyor Öte yandan sağlık harcamalarını azaltmak için bazı ilaçlarda vatandaşın cebinden çıkacak miktar artıyor. Özellikle: kolesterol ilaçları, mide rahatsızlığı ilaçları, bazı kronik hastalık tedavileri daha düşük oranda geri ödenecek. Bu da birçok hasta için: aylık sağlık masraflarının artması anlamına geliyor. Hükümet bunu “sistemin sürdürülebilirliği” olarak savunsa da, vatandaş için bu durum hayat pahalılığının yeni bir yansıması olarak görülüyor.
Sigortalarda “unutulma hakkı” genişliyor Belçika’da sigorta sektöründe önemli bir sosyal reform daha yürürlüğe giriyor. 1 Haziran’dan itibaren bazı eski sağlık sorunları artık sigorta başvurularında dikkate alınamayacak. Özellikle: geçmişte kanser geçiren kişiler, bazı kronik hastalık hastaları, sağlık geçmişi nedeniyle yüksek prim ödeyen vatandaşlar için sistem daha koruyucu hale geliyor.
Yeni düzenleme artık: seyahat iptal sigortalarını da kapsıyor. Bazı eski kanser hastaları artık geçmiş hastalıklarını beyan etmek zorunda bile kalmayacak. Bu reform yıllardır tartışılan “sağlık geçmişi nedeniyle finansal cezalandırma” sorununu azaltmayı hedefliyor. Bankalar phishing saldırılarına karşı baskı altında Belçika’da dijital dolandırıcılık hızla büyüyor. Sahte SMS’ler, sahte banka mailleri, kimlik taklitleri ülkede ciddi ekonomik güvenlik sorunu haline geldi.
Bu nedenle hükümet bankalardan yeni bir eylem planı istiyor. Amaç: şüpheli işlemleri daha hızlı tespit etmek, mobil bankacılığı daha güvenli hale getirmek, mağdurlara geri ödeme süreçlerini netleştirmek, bankalar ile dijital platformlar arasındaki iş birliğini artırmak. Tütün ve elektronik sigarada yeni dönem Belçika sigara karşıtı politikalarını daha da sertleştiriyor.
Haziran 2026’dan itibaren: elektronik sigara ürünlerinde denetimler artıyor, satış noktaları daha fazla kısıtlanıyor, sigara üzerindeki vergi baskısı büyüyor. Resmi hedef: “dumansız nesil” oluşturmak. Ancak ekonomik tarafta başka bir gerçek ortaya çıkıyor. Vergiler arttıkça: sınır ötesi alışveriş, kaçak ürün, kayıt dışı tütün pazarı da büyümeye başlıyor.
Özellikle Fransa, Lüksemburg ve Hollanda sınır bölgelerinde bu durum ciddi tartışma yaratıyor. Çalışma hayatı daha esnek hale geliyor Belçika iş piyasasında esneklik artıyor. Özellikle: dağıtım, lojistik, e-ticaret sektörlerinde gece çalışması kuralları değişiyor. Artık sadece 23:00 – 06:00 saatleri arası resmi “gece çalışması” sayılacak. Bu sayede şirketler daha rahat vardiya düzenleyebilecek. Ayrıca: yarı zamanlı çalışma, değişken saat uygulamaları, çalışma yönetmelikleri daha esnek hale getiriliyor.
Hükümete göre bu: modern ekonomi için gerekli. Sendikalara göre ise: çalışan haklarının aşamalı aşınması. Flexi-job sistemi büyüyor Ek iş sistemi olarak bilinen “flexi-job” modeli genişletiliyor. Vergiden muaf gelir limiti artık 18.000 euroya kadar çıkıyor. Amaç: iş gücü açığını kapatmak, çalışanlara ek gelir sağlamak, sektörlerdeki personel eksikliğini azaltmak. Ancak eleştiriler de büyüyor.
Birçok uzmana göre Belçika’da artık tek maaşla geçinmek giderek zorlaşıyor. Flexi-job sisteminin büyümesi de bunun işareti olarak görülüyor. Öğrenciler daha erken yaşta çalışabilecek 15 yaşındaki gençlerin bazı hafif işlerde çalışabilmesi kolaylaşıyor. Gece çalışması hâlâ yasak olsa da, kurallar daha esnek hale getiriliyor.
Bu reform: bazıları için ekonomik gerçekçilik, bazıları için ise aileler üzerindeki ekonomik baskının göstergesi. Hizmet çekleri sistemi baskı altında Belçika’nın ünlü “titres-services” sistemi de değişiyor. Bölgesel yönetimler maliyetleri azaltmaya çalışırken: şirketler zarar ettiklerini söylüyor, çalışanlar daha iyi şartlar talep ediyor, vatandaş ise daha pahalı hizmet ödüyor. Flandre bölgesinde artık süresi dolan hizmet çekleri otomatik geri ödenecek. Bunun için vatandaşın banka bilgilerinin sistemde doğru kayıtlı olması gerekiyor.
Eko-çeklerde yeni ürünler dönemi Eko-çek sistemi genişletiliyor. Artık: Fairtrade ürünler, sürdürülebilir tekstil ürünleri, ASC sertifikalı deniz ürünleri eko-çek ile alınabilecek. Ancak beyaz eşyalarda kurallar sıkılaşıyor. Örneğin: buzdolaplarının artık yalnızca A, B veya C enerji sınıfında olması gerekecek.
TikTok Shop Belçika’ya geliyor 15 Haziran 2026 itibarıyla TikTok Shop resmen Belçika’da başlıyor. Kullanıcılar uygulamadan çıkmadan doğrudan alışveriş yapabilecek. Tüketici örgütleri ise endişeli. Çünkü bu model: anlık alışverişi, dürtüsel tüketimi, özellikle gençler arasında kontrolsüz harcamayı artırabilir. Artık sosyal medya sadece eğlence değil, aynı zamanda doğrudan ticaret platformuna dönüşüyor.
Emeklilik sistemi değişiyor: daha uzun çalışma dönemi Belçika’nın en hassas dosyalarından biri emeklilik sistemi. Nüfus yaşlandıkça devlet: emeklilik bonuslarını değiştiriyor, çalışma süresini uzatıyor, erken çıkışları zorlaştırıyor. Yeni sistemin temel mesajı açık: Belçikalılar gelecekte daha uzun çalışmak zorunda kalacak.
Nakit emekli maaşı dönemi sona eriyor bpost üzerinden nakit emekli maaşı ödemeleri aşamalı olarak kaldırılıyor. Banka havalesi artık standart hale geliyor. Amaç: sistemi dijitalleştirmek, maliyetleri düşürmek, dolandırıcılığı azaltmak. Ancak dijital sisteme uzak yaşlı vatandaşlar için bu değişim endişe yaratıyor. Brüksel’de hayat daha pahalı hale geliyor Brüksel’de çevreci dönüşüm devam ediyor. LEZ kuralları sertleşiyor. Eski dizel araçlar aşamalı olarak şehir dışına itiliyor. Aynı zamanda: su fiyatları artıyor, enerji maliyetleri yüksek kalıyor,
çevresel kurallar sertleşiyor. Bu dönüşümden en çok ise düşük gelirli aileler etkileniyor. Belçika yeni bir döneme mi giriyor? Tek tek bakıldığında bu reformlar küçük görünebilir. Ancak hepsi birlikte değerlendirildiğinde, Belçika’nın ekonomik ve sosyal modelinin sessizce değiştiği görülüyor.
2026 Belçikası: daha pahalı, daha dijital, daha kontrollü, daha esnek, ama aynı zamanda daha kırılgan bir toplum yapısına doğru ilerliyor. Hayat pahalılığı, artan vergiler, idari karmaşa, emeklilik kaygısı, çalışma baskısı giderek daha fazla hissediliyor. 1 Haziran 2026 sadece yeni kuralların başladığı bir tarih değil. Aynı zamanda Belçika’nın, bütçe baskısı altında ayakta kalmaya çalışan yeni sosyal modelinin başlangıcı olabilir.

Bilgin Ozcifci / AVRUPAPRESS

Kötü Komşuyla Nasıl Mücadele Edilir?
Apartman ve sitelerde yaşam, komşuluk ilişkileri arasından pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Apartman ve sitelerde en önemli sorunlardan biri de geçimsiz ve sorunlu komşulardır. Kat Mülkiyeti Kanuna göre kötü komşulara karşı yasal başvuru yolları bulunmaktadır.
KOMŞUNUN SÜREKLİ RAHATSIZ ETMESİ KANUNA AYKIRIDIR!
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre; kat malikleri gerek bağımsız bölümleri gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Problemli Komşuya Karşı Yasal Haklar Nelerdir?
Apartman gürültüsünün tanımı, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nde: »Konut içerisinde kişilerin kendi davranış ve alışkanlıklarından kaynaklanan; kapı, pencere kapatma, yürüme, konuşma, temizlik yapma, mobilya çekme, televizyon seyretme, radyo dinleme, eğlence amacı dışında kullanılan her türlü müzik aleti, çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi gibi aletleri kullanma, evcil hayvan besleme gibi faaliyetler ile bina içinde yapılacak tadilatı.” olarak ev faaliyetleri ve komşuların oluşturduğu gürültü tanımlanmıştır.
Apartman ve sitelerde oturanlar,
komşuluk haklarını ve kat mülkiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Aksi halde ilgili yaptırımlar söz konusu olacaktır.
Öncelikle komşuluk hukuku çerçevesinde gürültü yapan, rahatsız eden komşuya karşı apartman yönetimince yazılı ihtarda bulunabilir veya kolluk kuvvetlerine ilgili komşu şikayet edilerek 5326 sayılı kabahatler kanunun 36.maddesince başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan komşu hakkında idari para cezası verilebilir.
Bütün bunlardan sonuç alınamazsa bu durumda sorunlu komşuya karşı kat maliklerinden her biri taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak rahatsızlık ve huzursuzluk verici eylemlere son verilmesini hakimden isteyebilir.
Bu davayı her bir kat maliki veya kat malikleri kurulunca bu davayı açması için kendisine özel olarak yetki verilen yönetici de açabilir.
Yapılacak yargılamada Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesi dikkate alınarak gerektiğinde ilgili taşınmazda keşif yapmak sureti ile tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilir. Bunun yanında görgüye dayalı tanık beyanlarına da itibar edilmektedir.
Yargılama sonunda mahkemece “Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesine göre problemli komşunun, diğer kat maliklerini rahatsız edecek eylemlerinin önlenmesine, bunun için uyarılmasına verilen karara uyulmaması halinde ise KMK’nın 33. maddesinde öngörülen para cezasına çarptırılacaklarını ihtar edecektir.
Komşunun ‘çekilmezlik hali’ süreklilik kazanırsa ve komşunuz mahkeme kararına uymamakta direniyorsa, Kat Mülkiyeti Kanunu madde 25’e dayanarak komşunun evini satımını isteme hakkınız da bulunmaktadır.
Sürekli problem yaratan komşuya karşı hukuki yaptırımların yanında cezai yaptırımda gündeme gelebilir.TCK’nın 123. maddesindeki, “huzur ve sukûnu bozmak suçu”ile komşunuzu savcılığa şikayet etmeniz de ayrıca mümkündür.
![]()
Email : av.cerenyanik@hotmail.com
Avukat Ceren Yanık / AVRUPAPRESS
Ceren