DOLAR %
EURO %
ALTIN
BIST %
BITCOIN 38964411,50%
Ankara
13°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Editör

Editör

03 novembre 2026 mardi

BELÇİKA’DA BİBER GAZI TARTIŞMASI: ZUHAL DEMİR’DEN YASALLAŞTIRMA ÖNERİSİ

BELÇİKA’DA BİBER GAZI TARTIŞMASI: ZUHAL DEMİR’DEN YASALLAŞTIRMA ÖNERİSİ
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Fatme Tahir  /  BELÇİKA

Flaman Adalet Bakanı Zuhal Demir, kişisel güvenliğini tehdit altında hisseden kişilerin belirli şartlarda biber gazı kullanabilmesine izin verilmesini istedi. Öneri, Belçika’da bireysel güvenlik ve meşru müdafaa tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Belçika’da Flaman Adalet Bakanı Zuhal Demir, biber gazının belirli koşullar altında kişisel savunma amacıyla kullanılmasına izin verilmesi gerektiğini savundu. Demir’in açıklaması, ülkede biber gazının yasallaştırılması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

“İdeal bir dünyada bu tür koruyucu araçlara ihtiyaç duyulmamalı. Ne yazık ki ideal bir dünyada yaşamıyoruz” diyen Demir, tehdit altındaki kişilere polisin her zaman anında müdahale edemeyebileceğine dikkat çekti.

Kendi güvenliği için anahtarlığında kişisel sesli alarm taşıdığını da açıklayan Demir, Avusturya’daki uygulamayı örnek gösterdi. Avusturya’da biber gazının belirli şartlarda meşru müdafaa amacıyla kullanılabildiğini, ancak kötüye kullanımın cezai yaptırımlara tabi olduğunu hatırlattı.

Öte yandan Flaman Barış Enstitüsü, biber gazının kötüye kullanılabileceği ve bazı durumlarda şiddeti daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle öneri, kişisel güvenlik kadar kamu güvenliği açısından da tartışılıyor.

Belçika’da biber gazı halen yasak. Bakan Demir’in önerisine rağmen, kullanımına izin verilmesi konusunda henüz kesinleşmiş bir yasal düzenleme bulunmuyor.

Peki sizce Belçika’da biber gazı, belirli kurallar ve sınırlamalar çerçevesinde kişisel savunma amacıyla kullanılabilmeli mi?

 

Fatme Tahir          /          AVRUPAPRESS

Devamını Oku

AVRUPA’DA KRİZ ALARMI! SAVAŞ, SİBER SALDIRI VE ELEKTRİK KESİNTİSİNE KARŞI HAZIRLIK

AVRUPA’DA KRİZ ALARMI! SAVAŞ, SİBER SALDIRI VE ELEKTRİK KESİNTİSİNE KARŞI HAZIRLIK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fatme Tahir. /  BELÇİKA

Fransa’dan Almanya’ya, Avrupa genelinde vatandaşlara acil durum hazırlığı çağrısı yapılıyor. 72 saatlik acil durum çantası, 10 günlük gıda ve su stoku ile olası tahliye planları gündemde.

Avrupa ülkeleri, artan jeopolitik gerilimler ve güvenlik riskleri nedeniyle olası krizlere karşı hazırlıklarını hızlandırıyor. Savaş ihtimali, siber saldırılar, uzun süreli elektrik kesintileri ve gıda tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklar, ülkelerin acil durum planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Fransa’da 72 saatlik hazırlık çağrısı

Fransa’da vatandaşlara, olası bir kriz durumunda ilk 72 saati kendi imkânlarıyla geçirebilmeleri için acil durum çantası hazırlamaları tavsiye ediliyor. Çantada içme suyu, uzun süre dayanabilen gıdalar, gerekli ilaçlar, nakit para, el feneri ve temel ihtiyaç malzemelerinin bulunması öneriliyor.

Almanya’da 10 günlük stok önerisi

Almanya’da ise olası kriz ve tedarik kesintilerine karşı vatandaşların en az 10 gün yetecek gıda ve içme suyu bulundurması yönünde tavsiyeler öne çıkıyor. Amaç, olağanüstü durumlarda temel ihtiyaçların karşılanmasını sağlamak.

AB krizlere karşı ortak hazırlık yapıyor

Avrupa Birliği de krizlere karşı koordinasyonu artırmaya yönelik adımlar atıyor. 30 Ekim’de yeni bir kriz hazırlık danışma grubunun oluşturulduğu belirtilirken, gıda, ilaç ve yakıt tedarikinin güvence altına alınmasına yönelik çalışmalar da sürüyor.

Sivillerin tahliyesi de gündemde

Bazı Avrupa ülkeleri, olası savaş ve büyük çaplı kriz senaryolarında sivillerin güvenli bölgelere tahliyesine yönelik ortak planlar üzerinde çalışıyor. Sivil savunma, altyapının korunması ve acil durum koordinasyonu bu hazırlıkların önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Avrupa genelinde artan bu hazırlıklar, savaşın başlayacağı anlamına gelmiyor. Yetkililerin temel hedefi, vatandaşları olası güvenlik krizlerine, doğal afetlere ve altyapı kesintilerine karşı daha bilinçli ve hazırlıklı hale getirmek.

 

Fatme Tahir.         /        AVRUPAPRESS

Devamını Oku

EMİRDAĞ CAMİLİ KÖYÜ’NÜN UNUTULMAYA YÜZ TUTAN LEZZETİ: PAPAZ AŞI

EMİRDAĞ CAMİLİ KÖYÜ’NÜN UNUTULMAYA YÜZ TUTAN LEZZETİ: PAPAZ AŞI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bilgin Özçifci. /  EMİRDAG

Geçmişten günümüze uzanan yöresel tatlar, Camili Köyü’nün mutfak kültüründe de kendine özgü bir yer tutuyor. Bir zamanlar sofraların sevilen lezzetlerinden biri olan “Papaz Aşı”, geleneksel tarifler arasında hafızalardaki yerini koruyor.

Emirdağ’ın Camili Köyü’nde geçmişte yapılan ve kendine özgü adıyla dikkat çeken Papaz Aşı, yöre mutfağının unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerinden biriydi.

Hazırlanışı oldukça kolay olan bu geleneksel lezzette, patlıcan ve kapya biber közde pişirilirdi. Közlenen sebzeler küçük küçük doğrandıktan sonra üzerine doğranmış kuru soğan ve domates eklenerek karıştırılırdı.

Son aşamada ise karışıma sirke ilave edilir, böylece kendine has ekşi aromasıyla sofralara sunulurdu.

Camili Köyü’nde “Papaz Aşı” adıyla bilinen bu patlıcan salatası, sadece bir yemek değil, aynı zamanda geçmişin sofra kültürünü ve köy yaşamının sade mutfak geleneğini yansıtan bir hatıra niteliği taşıyor.

Bugün belki de pek çok kişinin unuttuğu bu yöresel lezzet, geçmişin mutfak kültürünü gelecek kuşaklara aktarmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

 

Bilgin Özçifci.         /         AVRUPAPRESS

Devamını Oku

BELÇİKA’DA HÜKÜMET KRİZİ! DE WEVER İSTİFASINI KRALA SUNDU

BELÇİKA’DA HÜKÜMET KRİZİ! DE WEVER İSTİFASINI KRALA SUNDU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fatme Tahir. /  BELÇİKA

10 milyar euroluk bütçe anlaşmazlığı Arizona koalisyonunu çıkmaza soktu. Kral Philippe istifa kararını şimdilik beklemeye aldı. Belçika’da gözler koalisyon görüşmelerine çevrildi.

BRÜKSEL – Belçika siyasetinde beklenen kriz gerçekleşti. Başbakan Bart De Wever, 2027 federal bütçesi üzerinde koalisyon ortaklarıyla uzlaşma sağlayamamasının ardından 2 Kasım Pazartesi günü istifasını Kral Philippe’e sundu. Ancak Kral, istifayı hemen kabul etmek yerine kararını erteleyerek koalisyon partileriyle görüşme sürecini başlattı. Ülke şimdi hükümetin devam edip etmeyeceğini belirleyecek kritik siyasi müzakerelere hazırlanıyor.

10 MİLYAR EUROLUK BÜTÇE ANLAŞMAZLIĞI

Krizin merkezinde, Belçika’nın kamu açığını azaltmak amacıyla gündeme getirilen yaklaşık 10 milyar euroluk tasarruf ve ek gelir hedefi bulunuyor. N-VA, MR, Vooruit, CD&V ve Les Engagés partilerinden oluşan beşli Arizona koalisyonu, bütçe açığının nasıl kapatılacağı konusunda ortak bir noktada buluşamadı.

N-VA ve MR, kamu harcamalarının azaltılması ve daha sıkı bütçe disiplini uygulanmasını savunurken Vooruit, CD&V ve Les Engagés, yüksek gelir ve servet sahiplerinin daha fazla katkıda bulunmasını istiyor. Vergi politikaları, sağlık harcamaları ve sosyal devletin geleceği müzakerelerin en önemli anlaşmazlık başlıkları haline geldi.

SAĞLIK VE VERGİ POLİTİKALARI KOALİSYONU BÖLDÜ

Özellikle sağlık harcamalarında yapılması gündeme gelen tasarruflar, koalisyon ortakları arasındaki görüş ayrılığını derinleştirdi. Sosyal demokrat Vooruit ve merkezci Les Engagés, sosyal hizmetlerin korunmasını ve bütçe yükünün yalnızca vatandaşların üzerine bırakılmamasını savunuyor. N-VA ve MR ise kamu maliyesinin sürdürülebilirliği için harcamaların kontrol altına alınması gerektiğini belirtiyor.

Böylece tartışma, yalnızca 10 milyar euroluk bütçe hedefinin nasıl karşılanacağı olmaktan çıktı. Belçika’da ekonomik yükün hangi kesimler tarafından üstlenileceği, sağlık sisteminin nasıl korunacağı ve sosyal devletin geleceği koalisyonun temel anlaşmazlık konularına dönüştü.

KRAL PHILIPPE KARARINI ERTELEDİ

Başbakan De Wever’in istifasını sunmasının ardından Kral Philippe, kararı şimdilik beklemeye aldı. Kraliyet Sarayı’ndan yapılan açıklamada, ülkedeki bütçe anlaşmazlığının çözülmemesinden duyulan üzüntü dile getirilirken, Belçika’nın uzun süreli bir siyasi krizi kaldıramayacağına dikkat çekildi.

Kral Philippe’in 3 Kasım’dan itibaren koalisyon partilerinin genel başkanlarıyla görüşmelere başlaması, De Wever’i ise 6 Kasım Cuma günü yeniden kabul etmesi bekleniyor. Bu görüşmeler, hükümetin geleceği açısından belirleyici olacak.

ERKEN SEÇİM İHTİMALİ GÜNDEMDE

De Wever’in istifasını sunması, hükümetin otomatik olarak sona erdiği veya erken seçim kararının alındığı anlamına gelmiyor. Kral’ın istifayı kabul etmesi, hükümetin geçici statüde görevini sürdürmesi, yeni bir koalisyon formülünün aranması veya siyasi çıkmazın devam etmesi halinde erken seçim seçeneğinin gündeme gelmesi mümkün.

Bütçe konusunda anlaşma sağlanamaması durumunda Belçika’nın geçici bütçe sistemiyle yoluna devam etmesi de seçenekler arasında bulunuyor. Ancak bu uygulama, hükümetin yeni harcamalar ve politikalar konusunda hareket alanını önemli ölçüde sınırlayabilir.

EKONOMİK BASKI ARTIYOR

Siyasi belirsizliğin ekonomik yansımaları da yakından takip ediliyor. Belçika’nın kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 110’un üzerine çıkması ve bütçe açığının Avrupa Birliği hedeflerinin üzerinde seyretmesi, hükümetin mali hareket alanını daraltıyor.

Borçlanma maliyetlerindeki artış, devletin faiz ödemelerini de yükselterek sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve kamu yatırımları üzerindeki baskıyı artırabilir. Bu nedenle bütçe anlaşmazlığı yalnızca siyasi partilerin değil, milyonlarca vatandaşın ekonomik geleceğini de yakından ilgilendiriyor.

BELÇİKA’YI ŞİMDİ NE BEKLİYOR?

Önümüzdeki günlerde Kral Philippe’in koalisyon liderleriyle yapacağı görüşmeler ve tarafların uzlaşma arayışı belirleyici olacak. Beşli koalisyonun yeniden anlaşması halinde De Wever hükümetinin görevine devam etmesi mümkün. Aksi durumda Belçika yeni bir hükümet formülü, geçici yönetim süreci veya erken seçim seçenekleriyle karşı karşıya kalabilir.

Belçika’nın önündeki temel mesele, 10 milyar euroluk bütçe hedefini karşılamanın ötesinde, bunun nasıl gerçekleştirileceği konusunda siyasi uzlaşma sağlayabilmek.

Şimdi gözler Kral Philippe’in vereceği kararda. Belçika’da hükümetin geleceği kadar, alınacak ekonomik kararların vatandaşların yaşamına nasıl yansıyacağı da önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddesi olacak.

 

Fatme Tahir          /        AVRUPAPRESS

Devamını Oku

Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?

Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

CEREN YANIK   /   ANKARA

Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
Uzaklaştırma kararı, şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi
bulunan kişilerin korunması amacıyla, temel olarak 6284 sayılı Ailenin
Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında
uygulanan önleyici tedbirlerden biridir.
6284 sayil Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan
kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek tarafl srarlı takip mağdurlarinin
korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amaçlanmıştır.
Kanunun 5. maddesi uyarınca hâkim tarafindan şiddet uygulayan hakkında;
korunan kişiye, bu kişinin bulunduğu konuta, okula veya işyerine
yaklaşmaması da dâhil olmak üzere çeşitli önleyici tedbirlere karar verilebilir.
Tedbir kararları, durumun niteliğine göre hâkimden, mülkÎ amirden veya
kolluk birimlerinden talep edilebilir.
Uzaklaştırma Kararı Nereden Alınır?
Şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişi, yaşadığı
somut olayları açıklayarak tedbir kararı verilmesini talep edebilir. Başvuruda
tehdit, hakaret, darp, ısrarlı takip veya benzeri şiddet eylemleri açıklanabilir;
varsa WhatsApp yazışmaları, sosyal medya mesajları, fotoğraflar, sağlık
raporları veya diğer belgeler de başvuruya eklenebilir. Uzaklaştırma ve diğer
tedbir talepleri bakımından Aile Mahkemesine başvurulabileceği gibi,
Kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde mülki amir veya kolluk birimlerine
de müracaat edilebilir.
Uzaklaştırma Karan için Delil Gereklimidi?
6284 saylı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için
şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Bu nedenle tedbir
talebinde bulunan kişinin elinde mutlaka kesin nitelikte bir delil bulunması
gerektiği düşünülmemelidir. Bununla birlikte, varsa mesaj, fotoğraf, sağlk
raporu, tanık bilgisi veya benzeri belgelerin başvuruya eklenmesi somut
olayın değerlendirilmesi bakımından faydalı olabilir.
Uzaklaştırma Kararı Ne Kadar Sürede Çikar?
Önleyici tedbir kararlarinin ise geciktirilmeksizin verilmesi esastir. Tedbir
kararının verilmesi, Kanunun amacını tehlikeye sokabilecek şekilde
geciktirilemez. Genelde uygulamada aynı gün veya 1-2 gün içerisinde karar
çkmaktadr.
Polis Merkezine Uzaklaştırma Karanı İçin Başvurulabilir mi?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk birimlerine başvurulması
mümkündür. 6284 sayılı Kanun kapsamında, gecikmesinde sakınca bulunan
hâllerde bazı tedbirler kolluk amiri tarafindan alınabilir. Kolluk amirince

alınan tedbir kararları, Kanunda öngörülen süre içerisinde hâkimin onayına
sunulur. Ancak 6284 sayılı Kanun kapsamında uygulanabilecek bütün
tedbirler kolluk tarafindan verilemez. Örneğin kişinin kimlik ve adres
bilgilerinin resmî kayitlarda gizli tutulmasına ilişkin tedbirler bakımından
hâkim kararigerekmektedir.
Uzaklaştırma Karanı Ne Kadar Süreyle Verilir?
6284 sayilı Kanun uyarıinca tedbir karan k defasinda en çok alti ay süreyle
verilebilir. Ancak somut olayin özelliklerine göre mahkeme tarafından daha
kısa süreli bir tedbir kararı verilmesi de mümkündür. Tedbir süresinin sona
ermesine rağmen şiddet veya şiddet tehlikesinin devam etmesi hâlinde,
tedbirlerin süresinin uzatılması talep edilebilir. Şiddetin veya şiddet
tehlikesinin devam ettiğinin değerlendirilmesi hâlinde tedbirlerin süresinin,
şeklinin degiştirilmesine, aynen devam etmesine veya gerekli görülmesi
hâlinde baska tedbirlere karar verilmesi mümkündür.

 

Email : av.cerenyanik@hotmail.com

Avukat  Ceren Yanık     /     AVRUPAPRESS

Devamını Oku