DOLAR 46,2606 0.12%
EURO 53,5662 -0.19%
ALTIN
BIST %
BITCOIN 29403742,41%
Ankara
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

m/main/wp-content/uploads/2025/05/Aydin-Saglam-Sigorta-2-scaled.jpg">
OMEGA3 ve OMEGA6 YAĞ ASİTLERİ
485 okunma

OMEGA3 ve OMEGA6 YAĞ ASİTLERİ

ABONE OL
novembre 14, 2019 23:11
OMEGA3 ve OMEGA6 YAĞ ASİTLERİ
1

BEĞENDİM

ABONE OL

OMEGA3 ve OMEGA6 YAĞ ASİTLERİ

      Yağlar vücudumuzda önemli bir yere sahiptir. Yapılan çalışmalarda yağ dokusunun önemli bir endokrin organ olduğu ortaya çıkmıştır. Yağlar protein ile birleşince lipoproteinleri, karbonhidratlarla birleşince glikolipitleri oluşturmaktadır. Yağların içerisinde sadece yağda eriyebilen vitaminler de bulunmaktadır. Hormonların işleyişinde, vücut sıcaklığının ayarlanmasında ve organların dış etkenlere karşı korunması gibi birçok durumda yağların önemi büyüktür. Yağlar temelde doymuş ve doymamış yağlar olmak üzere ikiye ayrılır. Doymuş yağ olarak tabir ettiğimiz yağlar katı yağlardır. Doymamış yağlar ise sıvı yağlardır. Doymamış yağlar da kendi içlerinde belli başlı gruplara ayrılmaktadır. Bu ayki yazımda sizlere temel yağ asitleri olan omega3 ve omega6’dan bahsedeceğim.

      α-linolenik asit olarak da bilinen omega3 yağ asitleri yağlı balıklarda; deniz ürünlerinde; kolza, soya yağı ve keten tohumunda; fındık, susam, zeytin ve cevizde bol miktarda bulunmaktadır. Balıkların türüne göre de içeriğindeki omega3 oranı değişmektedir. Siyah etli olan ve derinlerde yaşayan uskumru, somon, ton balığı ve sardalye omega3 bakımından daha zengindir. Zenginleştirme yapılmış yemlerle beslenen kültür balıklarında da omega3 değerleri bakımından yüksek olabileceği görülmüştür. Vücutta omega3, DHA (Dekosahegzaenoik asit ) ve EPA’ya (Eikosapentaenoik asit ) dönüştürülmektedir. Dışarıdan alınması gerektiği için elzem yağ asitleri olarak tanımlanmaktadır. Omega6 da linoleik asit olarak bilinmektedir. Soya fasulyesi yağı, ayçiçeği yağı, pamuk yağı ve mısırda bulunmaktadır. Omega6 vücutta araşidonik asite dönüştürülmektedir.

      Omega3 ve omega6 dan yoksun beslenen kişilerde egzama, tırnaklarda çatlama, kepek, kırılgan ve mat saçlar, çeşitli deri lozyonları, depresyon, öğrenme ve büyüme geriliği, kardiyovasküler hastalıklar vb. sıkıntılar yaşanabilmektedir.

      Yapılan çalışmalar sonucunda omega3 yağ asitlerinin şeker hastalıklarının oranını düşürdüğü, romatizmanın neden olduğu eklem ağrılarını azalttığı, hipertansiyonu düşürdüğü, kroner kalp hastalığının riskini azalttığı, kalp ritim bozuklukları ve ani ölümlerini azalttığı görülmüştür. Sinir, üreme ve görme sisteminde omega3 yağ asidinin önemi büyüktür.

      Günlük 850 mg – 2.9 gr. arası balık yağ tüketiminin yapılan çalışmalarda kalp rahatsızlıklarına önemli etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Haftada toplam 300 gr. balık yemek yada 200 mg/gün DHA ve EPA alınırsa bu değerler sağlanacaktır.

      Omega3 yağ asitleri ayrıca kırmızı kan hücrelerin dayanıklılığını arttırmaktadır. İnce bağırsaklardaki sindirim ve emilime yardımcı olan hücrelerin yüzey alanını ve kalınlığını arttırarak alerjen maddelerin daha az emilip besinlerin ise daha çok emilmesini sağlamaktadır.

      Kan pıhtılaşmasında balık yağlarının önemli bir rolü vardır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki balık yağının aynı aspirin gibi kan sulandırma etkisi vardır. Ameliyat olacakların veya kan sulandırıcı kullananların doktorlarına danışarak kullanmaları gerekmektedir.

      Balık yağının düzenli tüketimi bağışıklık sistemini de etkilemektedir. Hücre duvarını sağlamlaştırır ve vücut direncini arttırmaktadır. Omega3 yağ asidinin vücutta dönüşüme uğradığı önemli bileşen olan DHA beyin ve retinadaki sinirlerdeki yapısal yağlarının %30’dan fazlasını oluşturmaktadır. Alzaymer ve depresyon gibi birçok hastalıkta faydaları vardır. Omega3 yağ asitlerinin kan damarlarını genişletip oksijenin dokularda daha fazla kullanılmasını sağladığından astım hastalarında olumlu sonuçların ortaya çıktığı çalışmalarda görülmüştür.

      Hamilelik ve emziklilik döneminde hem anne hem de bebek için omega3 alımı çok önemlidir. Gebeliğin son 3 ayında anneden bebeğe omega3 geçişi artmaktadır. DHA, cenin ve bebeğin normal gelişimi için retinanın %30-60, beyin zarının %15-20’sinin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Eğer anne hamilelikte yeteri kadar omega3 almazsa bebekte zayıf ve düşük doğum ağırlığı, erken doğma olasılığı artmaktadır. Aynı zamanda annede doğum sonrası yüksek kan basıncı ve depresyon riski görülmektedir.

      Hamile ve emziren annelerin 500-600 mg/gün DHA almaları, gebeliğin ilk 3 ayında 50 mg/gün, ilerleyen dönemde 160 mg dan fazla gün içerisinde omega3 yağ asidi kullanmaları uzmanlara göre önerilmektedir.

      Omega3 yağ asidinin yanı sıra omega6 yağ asitlerinin fazla tüketimi sonucunda oluşan metabolik ürünleri; tümör büyümesi, iltihap ve kan pıhtılaşması riskini arttırmaktadır. Bu nedenden ötürü omega3 ve omega6 oranlarını beslenme planlarımızda dengeli ayarlamalıyız.

      Yapılan çalışmalarda günde ortalama 2000 kalori tüketen bir bireyin alması gereken en az 4 g. omega3’ü 1,5 g. omega3 içeren kızarmış olmayan 113 g. somon balığını ve 3,5 g. omega3 içeren 2 yemek kaşığı keten tohumunu gün içerisinde tüketerek karşılayabilmektedir. Yeterli ve dengeli beslenme programımızda haftada 1-2 porsiyon omega3’den zengin balıkların bulunması önem taşımaktadır.

      Size uygun beslenme programı içerisinde kullandığınız ilaçlar ve kan değerleriniz göz önünde bulundurularak doktor ve diyetisyen iş birliği içerisinde omega3 alımı hesaplanıp alımı sağlanılmalıdır.

Online diyet hizmetimden yararlanmak için bana whatsApp, instagram veya mail yoluyla ulaşabilirsiniz.

whatsApp : +90 534 305 17 54               

instagram: https://www.instagram.com/dyt.aysenurrabiaonen/?hl=tr

e-mail: rabia_onen@windowslive.com

DİYETİSYEN AYŞENUR RABİA ÖNEN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP