EMİRDAG CAMİLİ KÖYÜNDE GEÇMİŞTE CAMİLİ’DE BOSTAN BALI (Karpuz pekmezi)
Bilgin Özçifci. / EMİRDAG
Köyde bostanlıklar denen bölgede herkesin 2 dönüm kadar tarlası vardı. Bu arazilerin köylüye ne zaman dağıtıldığı konusunda bir bilgiye ulaşamadım. Toprağının kızıl kum dediğimiz bir yapıda olması nedeniyle buraya kavun ,karpuz, mısır, çitlemelik ayçiçeği gibi bitkiler ekilip, çapası bakımı yapılmaktaydı.
Bitkiler yeşermeye başladığında bir bostanlık bekçisi tutulup, hasat sonuna kadar devam ederdi. Hasat sonunda ayçiçek kafaları kurutulup, sopalarla dövülüp, çekirdekleri alınır, mısırların koçanları çıkarılıp, kabukları ters çevrilir, birkaç tanesi bir araya bağlanıp tavana asılır, bol miktardaki kavun karpuz da çevre köylere götürülüp satılır yada bostan balı kaynatılırdı. Cinsine göre bazı kavun ve karpuzlar samana gömülerek kışa saklanırdı.
Hasatla birlikte biranda biriken karpuzları değerlendirmenin bir yoluda bostan balı kaynatmaktı. Karpuzlar iki parçaya kesilir, içi yemek kaşığı ile çıkartılıp küçültülerek kazana atılıp kaynatılırdı. Kazan kaynarken üzerinde biriken köpük alınırdı. Suyu buharlaşıp pekmez kıvamına gelene kadar kaynatma işi devam ederdi. Oldukça uzun süren zahmetli bir işti.
Bu uzun süreli kaynatma işlemi için oldukça fazla yakacak gerekirdi. Köyün bozkır coğrafyasında oduna ulaşmak biraz zordu. Bu nedenle tarlalardan getirilen kuru dikenler yakacak olarak kullanılırdı.
Resimde kaynayan kazan elbette bostan balı değil. Sarıcakaya / Dağküplü bölgesi bizim memleketin tesine küçük ancak verimli tarlaları, ve iklimiyle sebze yetiştirmeye uygun bir bölge. Kısaca SAKAR diye adlandırılan bölge. Burada da mevsiminde biranda çoğalan domatesleri değerlendirmenin yolu salça yapmak. Yanı başınızdaki ormandan bulduğunuz birkaç kuru dal yakacak için yeterli
Bilgin Özçifci / AVRUPAPRESS