Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen ‘700 Yıllık Sürdürülebilirlik: Yunus Emre COP31’e Katılsaydı Ne Söylerdi?’ semineri, akademisyenler ve öğrencilerden yoğun ilgi gördü

  HABER / FOTOĞRAF: ERTUĞRUL ALTINEL – BİLGİN ÖZÇİFTÇİ – AVRUPA PRESS – BELÇİKA Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘700 Yıllık Sürdürülebilirlik: Yunus Emre COP31’e Katılsaydı Ne Söylerdi?’ semineri, akademisyenler ve öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Gözler Antalya’da düzenlenecek tarihi COP31 İklim Zirvesi'ne çevrilmişken, Anadolu Üniversitesi’nden ezber bozan bir seminer geldi: Küresel çevre felaketlerinin çözümü, 700 yıllık Anadolu irfanında ve Yunus Emre’nin doğa sevgisinde saklı. Dünya, iklim krizinin yıkıcı etkileriyle mücadele ederken ve geleceğini Antalya'da gerçekleşecek COP31 Zirvesi'nde şekillendirmeye hazırlanırken; Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi dikkat çeken bir etkinliğe imza attı. ‘COP31 Sadece Bir Zirve Değil, Eylem Dönüm Noktası’ Seminerde konuşan Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya'da yapılacak olan COP31 Zirvesi'nin tarihi önemine değindi. Dünya liderlerinin katılımıyla gerçekleşecek zirvenin bağlayıcı kararlarla bir milat olacağını belirten Bayraktar: ‘COP31, Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliğiyle mücadelede ilk defa somut ve eyleme dönük kararlar alacağı kritik bir platformdur. Sera gazı emisyonlarının azaltılmasından iklim finansmanına ve teknoloji transferine kadar küresel geleceğimizi doğrudan ilgilendiren kararlar burada oy birliğiyle kabul edilecek’’ ifadelerini kullandı. ‘Sordum Sarı Çiçeğe’. Mısrasın daki Dev Sürdürülebilirlik Mesajı Gezegenin kurtuluşunun doğayla doğru bir münasebet kurmaktan geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, ‘’Yunus Emre'nin yüzyıllar öncesinden günümüze ışık tutan çevre vizyonunu’ şu sözlerle özetledi: "Yunus Emre tarihi bir figürün ötesinde, bu coğrafyanın ortak kültürel hafızasıdır. Onun 'Sordum Sarı Çiceğe' dizesi bile çevreye yaklaşımımızı kökten değiştirecek bir anlayış taşır. Bir çiçeği muhatap alıp dertleşen bu duyarlılık, bugün dünyayı tehdit eden bencil tüketim hırsına karşı en büyük panzehirdir. Doğadaki her şeyi bir emanet olarak gören, 'Topraktan geldik, toprağa gideceğiz' bilincini taşıyan Yunus Emre bugün yaşasaydı ve COP31 kürsüsüne çıksaydı; mesajı tüm dünya liderlerine rehber olurdu’’ dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların cevaplanmasının ardından sona erdi. . HABER / FOTOĞRAF: ERTUĞRUL ALTINEL – BİLGİN ÖZÇİFTÇİ – AVRUPA PRESS – BELÇİKA