IRKÇI VARİ MİLLİYETÇİLİK

  Dünya üzerinde 1750’ li yıllardan sonra milliyetçilik akımının yükselmesiyle Osmanlı İmparatorluğu, hüküm sürdüğü topraklarını parça parça kaybederek düşmanlarının istilasına uğradı. Dünyada yayılan milliyetçilik akımı Osmanlı İmparatorluğu iç bünyesinde Ziya Gökalp ile başladı ve Ziya Gökalp Türk milliyetçiliğinin ve Türk sosyolojisinin kuramsal ve teorik temellerini inşa etti. İsmail Gaspıralı ve Yusuf Akçura “Dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla Türk milliyetçiliği akımının ilk pratik ve siyasi temellerini attı. Mustafa Kemal Atatürk ise bu düşünceyi akıl, bilimsellik ve ortak yurttaşlık (kültürel ve siyasî birlik) temelinde modern ulus-devlet modeline dönüştürdü. Oluşturulan bu modern ulus-devletin asli unsurları Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün vatandaşlardır. Kuruluşundan itibaren kabul edilen Anayasaların tamamında vatandaşlar eşittir. Hiç bir topluluk, zümre yoktur ki diğerinden üstün veya aşağıda olsun. Herkes Türk milleti tanımı altında toplanmıştır ve herkes kanun önünde eşittir. Emperyalist ve siyonistler son yarım yüzyılda parçaladıkları ülkelerdeki yaşayan insanların etnisitelerini kullanıp onlara ırkçı vari milliyetçilik duyguları yüklemişlerdir. Yugoslavya’da yaşananlar bunun en net örneklerindendir. Dağılan Yugoslavya’dan yedi küçük ülkecik çıkmıştır. Emperyalist ABD, Irkçı milliyetçiliğin tavan yaptığı ve Siyonist düşünce etrafında toplanan yahudilere İsrail’i kurdurmuştur. Siyonist soykırımcı İsrail’i Ortadoğu’daki sömüremediği ve çıkarlarına ters düşen ülkelere karşı ileri karakol olarak kullanmıştır, kullanmaya da devam etmektedir. Emperyalist ABD ırkçı vari milliyetçiliği kullanarak Irak’ta Saddam’ı, Libya’da Kaddafi’yi, Suriye’de Esad’ı yok etmiştir. Günümüzde ırkçı vari milliyetçiliği kullanarak İran’ı parçalamak veya kendisini kullandırmayan İran yönetimini devirmeye çalışmaktadır. Şu ana kadar başaramamıştır. Emperyalist ABD ve Ortadoğu’daki karakolu soykırımcı, siyonist ırkçı İsrail Ülkemizde de ırkçı vari milliyetçilik temelinde kurduğu, beslediği ve yönettiği terör örgütleriyle emeline ulaşmak istemiştir. Ulus devlet olan genç Türkiye Cumhuriyeti yakın tarihinde Alevi-Sünni, Sağ-Sol çatışmaları, Asala terör örgütü, EOKA terör örgütü ve PKK terör örgütü ile bölünmek istenmiştir. Yine kendi projeleri olan FETÖ terör örgütünü devletin bütün kurumlarına sızdırmışlardır. Emperyalist ve soykırımcı siyonistler altın vuruşu yaparak ülke yönetimini ele geçirmek için 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişimi için düğmeye bassalar da milli ruhunu kaybetmeyen Türk milletinin kahramanca karşı duruşuyla kaybetmişlerdir. Ancak emellerinden hiç bir zaman vaz geçmeyen emperyalistler ırkçı vari milliyetçiliği başından beri empoze ettikleri PKK terör örgütünü kullanarak da ulus devlet Türkiye Cumhuriyetini parçalamak istemişlerdir. Nereden mi biliyoruz? Etkisiz hale getirilen teröristlerin üzerinden çıkan silah ve mühimmatların menşeilerinden biliyoruz. Ele geçirilen dokümanlardan biliyoruz. Teslim olan teröristlerin verdikleri samimi ifadelerden biliyoruz. Suriye’de ve Irak’ta teröristlere verdikleri onlarca tır silah ve mühimmattan biliyoruz. Terör kamplarında verdikleri eğitimlerden biliyoruz. PKK terör örgütünün İran’da, Irak’ta ve Suriye’deki yapılanmaları ve yandaşlarında ırkçı vari milliyetçiliğin yerleştiğini biliyoruz. Ülkemizde de PKK terör örgütü silahlı eyleme başladığı günden itibaren Türkiye Cumhuriyetinin yanında olan Kürt vatandaşlarımızı dağa kaçırarak, zorla eylemlere sokarak, yoğun propagandalarla, toplu katliamlar yaparak, öldürerek yandaşlarına ırkçı vari milliyetçiliği yerleştirdi. PKK terör örgütü silahlı elemanlarının çoğunu PEJAK ve PYD/YPG terör örgütlerinin içine kaydırdı. Geriye yaptıkları eylemler kayıt altına alınamayan teröristler, bilinen tepe yöneticileri ve yoğun mücadele sonucunda yakalanarak bağımsız Türk yargısının cezasını kestiği, cezaevlerinde yatan teröristler kaldı. Şuanki beklenti kalan teröristlerin silah bırakması ve çerçeve yasa maddelerine uyan teröristlerin şartlı serbest bırakılması sonucunda PKK terör örgütünün faaliyetlerini sonlandırması. Burada kafamızı kurcalayan sorular şunlar. Emperyalistlerin bu terörist ve destekçilerine yüz yıldır işledikleri ırkçı vari milliyetçiliği kafalarından nasıl söküp atacağız? Bunun için bir plan ve projemiz var mı? Son günlerde spor müsabakalarından medyaya yansıyan PKK terör örgütü propagandası görüntülerine ne diyeceğiz? 15 Ağustosta teröristlerin ve destekçilerinin sözde diriliş bayramı olarak kutlamalarına ve açıklamalarına ne diyeceğiz? Mardin’de yaşananlara ne diyeceğiz? Yörükler şehri Mersin’in ortasında çekilen zılgıtlara, halaylara, atılan havai fişeklere ne diyeceğiz? Karanlık, ayaz gecelerde vatan topraklarını bekleyen kınalı kuzuları şehit ettikten sonra kahpece kaçarken çekilen zılgıtların aynısı TBMM çatısı altında çerçeve yasa geçince çekildi, çekilen bu zılgıtlara ne diyeceğiz? Emperyalist, siyonist, soykırımcı ABD ve İsrail’in bunlara yerleştirdiği ırkçı vari milliyetçiliği nasıl yok edeceğiz?   Recep Cansu.      /       AVRUPAPRESS