Bir İnsanın Ardından Konusurken Hassasiyet Göstermeliyiz….
İnsan , hayati boyunca iyilikleri ve hatalarıyla bir imtihan içindedir. İslam, merhamet dini olduğu kadar kul hakkına ve insan onuruna büyük önem verir. Bu nedenle, vefat eden bir insanın ardından konusurken hassasiyet göstermek hem ahlaki hem de dini bir sorumluluktur.
Kur'an-i Kerim'de, "Her nefis ölümü tadacaktir." (Ankebût 29:57) buyrularak insanın dünyada geçici bir misafir olduğu hatırlatılmıştır . Bu yüzden, bir insanın ardından hüküm vermek bize düşmez; çünkü amellerin en adil degerlendirmesini Allah (cc)yapacaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), " Ölülerinizi hayırla yâd ediniz." (Tirmizi, Cenaiz 34) buyurarak vefat edenlerin ardindan güzel konuşmayı tavsiye etmistir. Ölü hakkında kötü konuşmak hem Islam ahlakına aykırıdır hem de yaşayanları inciten bir davranıştır. Ölüm karsisinda herkesin en azindan susma erdemine sahip olmasi gerekir.
Ölen bir kisiyi kötülemek, sadece ona degil, allesine ve sevenlerine de zarar verir. Ayrıca bu tür sözler, toplumu kin ve nefret duygularına sürükleyebilir. Oysa Islam, baris ve merhamet dinidir. Rabbimiz, "Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezasi, içinde ebedi kalacagi cehennemdir." (Nisâ 4:93) buyurarak insan hayatina verilen önemi vurgulamistir.
Sonuç: Sessizligin Erdemi ve Dua Etmenin Önemi
Vefat edenler hakkinda konusurken, islamın ögrettigi nezaketi gözetmeliyiz. Eger güzel bir sözümüz yoksa, susmak en faziletli davranıştır.. Peygamberimiz, "Allah'a ve ahiret gününe inanan ya hayr söylesin ya da sussun." (Buhârî, Edeb 31; Müslim, Iman 74) buyurmustur.
Hepimiz bir gün bu dünyadan ayrılacağız. O hâlde, vefat edenler için hayır dua etmeli, hatalarını Allah'a havale etmeli ve ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu unutmamalıyız.
Pınar Taşçı YIKILMAZ / AVRUPAPRESS