HAYASI OLMAYANIN HİÇ İMANI OLUR MU?
HAYASI OLMAYANIN HİÇ İMANI OLUR MU?
Bir Hadisi Şerife göre imanın 70 şubesinin içinde imanı en çok zedeleyenlerden biride, hayasızlıktır. ““الحَيَاءُ مِنَ الإِيمَانِ (El Haya Minel İman) ifadesine binaen atalarımız şöyle demişler. Hayası olmayanın imanı da olmaz. Çünkü imanın manevi atmosferinde hayanın çok önemli yeri olduğunu ve daha çok özen göstermemizi isterlerdi. Zaten bir insan hayayı kendine şiar edinmemişse o kişi hüsrandadır. Böyle zavallı kişiler, ancak moda, özgürlük veya demokrasi gibi zırvalıklarla kendi kendilerini avuturlar.
Bu meyanda bazı iblis ruhlu mendeburlar ise, böyle olaylar sirayet ettiğinde sessiz veya çekimser kalan genç erkeklere ve Nisa taifesine şöyle telkinlerde bulunurlar. “Böyle yaşamak senin en doğal hakkındır.” Diyerek hayasızlığa ve iffetsizliğe azmettirirler. Oysaki insanı insan yapan hayadır, iffettir, ardır, namustur. Bu gibi durumlarda hicap duyulması gereken her değerimizi bütün hayatımıza nakş etmemiz gerekir.
Nasıl ki temizliğinde imandan geldiğine iman etmişsek, hayada insanı insan, imanı da kâmil yapar. Çünkü haya, imani değerler arasında en kuvvetli manevi değerimizdir. Böyle maneviyatlara dikkat edenler ve hayatının her alanına anlam katanlar, mutlaka imanı kâmil olanlardır. Şayet buna dikkat etmeyenler de olursa hem bu dünyada hem de ahirette müflis edenlerden olur.
Hele şu şeytanın uşaklığını yapan moda ve teşhirci medyacılar bu zehri ballandırarak öyle güzel söylemlerle sunuyorlar ki durdurabilene aşk olsun. Yakın tarihimizde her yaz güne damgasını vuran moda sektörü, birkaç yıl önce kapri şort ve bikini gibi benzeri melanetlerle 20 cl’lik kumaşla avret yerlerini örtmek için değil, moda için bütün uzuvları belirgin hale getirerek ve bunuda büyük bir özenti içerisinde milletin gözünün içine soktular. Son 3-5 senede kadınların göğüs ve göbeklerini açtırarak çarşı pazara saldılar. Bu senenin trendi haline gelen ise ya incecik giysiler oda sırt bölgesi açık şekilde olmak şartıyla veya mini etekli sırt ve kalçayı gösterme modasına girdiler.
Bu giyilen giysilerin hepsinin tamamı İslam’ın mahremine aykırı olduğu için külliyen yasaktır, haramdır. Bunun için böyle iffetsizliğe rıza gösteren ebeveynlerde deyyus hükmündedirler. Deyyuslar, cennet yüzünü asla ve kat’en görmeyecekler. Çünkü deyyusun imanı olmazda ondan. Nasıl ki bir damla necaset koca suyu mundar ediyorsa,
bütün hayasızlıklarda imanı öyle yok eder. Ama buna rağmen bir insan halen inat edip kendini cehenneme müstahak ediyorsa, o zaman onun vay haline denir.
Böyle illetleri yöneten mel’unlar, sıcakların gelmesini fırsat bilerek Nisa ve genç erkekleri arsızlaştırmak için her türlü hayasızlığı meşru halmiş gibi gösterip insanları insanlıktan çıkartarak resmen cehenneme müstahak hale getiriyorlar. Buda yüce Türk Milletinin vicdanını ciddi anlamda rahatsız etmektedir. Böyle davranış ve yaşam biçimlerini önlemek için derhal TBMM tarafından “Genel bir ahlak yasasının çıkarılması artık şart oldu”. Yoksa bu şekilde devam eder veya kulak ardı edilirse, kimsede ne din kalacak ve nede iman.
Oysaki bunca ehli küffar cehenneme girmek için sıra beklerken, bir kuru özenti için kendini cehenneme odun etmeye değer mi? Özellikle şu göbeğini ve orasını burasını açıp saçarak mahremiyetini belirgin bir şekilde çarşı pazara salan nisalar!.. Siz Yüce Allah’ın haram kıldığı mahremiyeti dışa salarak hem küfre ve hem de Cenabı Allah’a savaş açtığınızın farkında mısınız?
Çünkü o halinizi kocanız hariç hiç kimsenin görmemesi gerekir. Aksi halde karşı cinsinizdekileri ne kadar tahrik ettiğinizi bilmiyor musunuz? Ya da bu fiiliyatı bilerek veya isteyerek yaptıysanız kendinizi cehenneme nasıl müstahak hale getirdiğinizi biliyor muydunuz? Yoksa siz bunu yaparken kendinizi çok değerli olduğunuzu mu zannettiniz? Oysaki sizi o hale getiren zındıklar sizin bütün güzelliklerinizden faydalanmak için sizi bu hale getirdiler
Halbuki Cenabı Allah yüce dinimizde siz kadınlara öyle büyük değerler vermiş ki ve sizi çok özel yarattığı için, size örtünün emri ile cenneti dahi ayaklarınızın altına sermiştir. Ama siz akıllanmadan bütün vücudunuzu belirgin bir şekilde öyle bir çarşı pazara saldınız ki o kadar nimetin farkında bile değilsiniz. Zira onlar istemediği için siz hiç farkına varmazsınız. O zındıklar Yüce Allah’ın bahşettiği bütün güzellikleri size kâbus gibi gösterip, nefret etmenizi sağladılar ve sağlamaya da devam ediyorlar.
Oysaki aziz olan Allah, nasıl ki erkeği şerefli ve izzet sahibi yaptıysa, siz Nisa taifesini de ziynetlerinizden dolayı iffet sahibi yaptı. Madem böyle bir iffete sahipsiniz, madem cenneti de ayaklarınızın altına serdi, o zaman neden kendinizi değersizleştirerek cehenneme odun yapıyorsunuz? Unutmayın ki Yüce Allah’ın kanun ve hükümleri bütün kâinat üzerinde geçerlidir.
İla ahiri kelamımızın hulasasında güzel bir dua ile yine diyoruz ki Ey Allah’ım, bizleri böyle bir sınavlara maruz bırakma. Bizleri şuurlandır ve gaflet uykusundan uyanmamıza vesile olacak haller ihsan et. Bütün lütfu kereminle bizleri Salihlerin zümresinden eyle. Âmin, bi hürmeti Taha ve Yasin Velhamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn. Selam ve dua ile huzur içinde kalın selametle efendim..
“SAYGILARIMLA VESSELAM”
Abdullah Taskin / AVRUPAPRESS