KÂBE’YE VARAN YOL

Geliniz dedi Hak ezelden kula
Kimi yaya gelir kimi çöllerden
Hacılar düştüler aşk ile yola
Lebbeyk sesleri yükselir dillerden
Kâbe bir taş değil Hak’tan bir nurdu
Secdeler içinde saklanan huzurdu
Orda dönen yalnız insanlar değil
Alemler dönüyor Rabbe doğruydu
Arafat dağında af olur günah
Gözlerden dökülür yaşlar ah ah
Safâ’yla Merve arası koşarak
Rahmete sığındık ey yüce Allah
Hz. İbrahim’in kalan teslimiyeti
Hz. Hacer’in sabrıyla metaneti
Hz. İsmail’in misâli sadakati
Hz. Muhammed’in emanet mekanı
Yüz sürmek değildir vuslatın özü
İncitmemek gerek bir mahzun yüzü
Çünkü Hak gizlenir temiz kalpte hep
Kırık gönül ağlar kabuldür sözü
Affına sığındım ey sonsuz penâh
Yük oldu omzuma işlediğim günâh
Bir damla merhamet yeter ey İlâh
Kapından çevrilmek gönlüme tebâh
Hac zamanı içim yanar köz olur
Hacılara bir çift kelamım olur
Gözüm nuru Kâbe’me selam olsun
Haccınız mebrur ve mübarek olsun
Ferda Boz Guneri          /         AVRUPAPRESS