Bir ‘Mesaj’dan Fazlası: Bayramın Sahici Tadı ve Yenilenme Mevsimi

Bir 'Mesaj'dan Fazlası: Bayramın Sahici Tadı ve Yenilenme Mevsimi Hayatın baş döndürücü bir hızla akıp gittiği, her şeyin "dijitalleştiği" bir çağda yaşıyoruz. Sevgimizi bir emojiyle, özlemimizi bir "beğeniyle", bayram kutlamalarımızı ise telefon rehberimizdeki herkese aynı anda gönderdiğimiz o soğuk, kopyala-yapıştır metinlerle geçiştiriyoruz. Peki, ekranların bu ışıltılı ama soğuk dünyası, bir bayram sabahı demlenen çayın kokusunun ya da samimi bir el sıkışmanın yerini tutabilir mi? Bayramlar, sadece takvimdeki kırmızı işaretli günler değildir. Bayram; durup dinlenmek, köklerimize dönmek ve en önemlisi "biz" olduğumuzu hatırlamak için verilmiş kıymetli bir es payıdır. Modern hayatın koşturmacasında unuttuğumuz o ince detayları; komşunun kapısını çalmayı, bir çocuğun gözlerindeki parıltıyı fark etmeyi ve kırgınlıkların aslında ne kadar "küçük" olduğunu anlamayı sağlayan bir aynadır. Bu bayram, bir farklılık yapmaya ne dersiniz? Gelin, bu kez sadece telefon ekranlarına değil, birbirimizin yüzüne bakalım. Mesafeler ne kadar uzak olursa olsun —ister Ankara’nın bir semtinde ister Avrupa’nın bir şehrinde— gönül köprülerini dijital sinyallerle değil, sesimizdeki o gerçek şefkatle kuralım. Çünkü biliyoruz ki; paylaşılan bir dilim tatlı sadece mideyi, paylaşılan bir içten gülümseme ise ruhu doyurur. Aynı zamanda bu bayram, tıpkı kapımızdaki bahar gibi bir yenilenme müjdesi olsun hepimiz için. Kırgınlıkları kışın soğuğunda bırakıp, umudu ve dayanışmayı yeşertme vakti... Her el öpüşte bir vefa, her kucaklaşmada bir huzur saklıdır. Hayat, ertelemek için çok kısa ama sevgiyle çoğaltmak için uçsuz bucaksız bir saha. Bu özel günlerin, toplumsal bağlarımızı güçlendirmesini ve yüreklerimize ferahlık getirmesini diliyorum. Tüm okurlarımızın bayramını en içten dileklerimle kutlar; sağlık, huzur ve sahici mutluluklarla dolu nice bayramlar dilerim. Av. Besra YAŞİK ŞENER         /         AVRUPAPRESS