Boşanma davası açılınca evlilik sona ermiş sayılır mı
Boşanma davası açılınca evlilik sona ermiş sayılır mı?
Hayır.
Türk hukukunda evlilik, ancak boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.
Mahkeme boşanma kararı vermiş olsa bile;
👉 karar kesinleşmeden önce taraflar hâlâ evlidir.
Bu nedenle;
nüfus kaydı,
evlilik birliği,
eş sıfatı
devam eder.
Bunun en önemli sonuçlarından biri de miras hukukunda ortaya çıkar.
Boşanma davası sürerken eş ölürse ne olur?
Uygulamada en çok şaşkınlık yaratan durum budur.
Boşanma davası devam ederken eşlerden biri vefat ederse;
👉 hayatta kalan eş, kural olarak yasal mirasçı olur.
Yani;
boşanma davası açılmış olması,
tarafların fiilen ayrı yaşıyor olması,
hatta uzun süredir birbirleriyle görüşmemeleri
mirasçılığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu durum neden bu kadar önemlidir?
Çünkü taraflar genellikle şu düşünceyle hareket eder:
“Nasıl olsa boşanıyoruz, artık birbirimizin mirasına karışamayız.”
Ancak uygulamada;
boşanma davası sürerken meydana gelen bir ölüm halinde,
👉 hayatta kalan eş,
👉 diğer mirasçılarla birlikte terekeye katılır.
Bu durum;
mal paylaşımı,
aile içi uyuşmazlıklar,
uzun süren miras davaları
bakımından çok ciddi sonuçlar doğurur.
Peki her durumda eş mirasçı olur mu?
Burada çok önemli bir istisna vardır.
Eğer;
boşanma davası karşı tarafın kusuruna dayanılarak açılmışsa
ve dava devam ederken ölüm gerçekleşmişse,
hayatta kalan eşin mirasçılığı mutlak değildir.
Bu durumda;
mirasçılar, devam eden boşanma davası üzerinden;
👉 kusur tespiti yaptırılmasını talep edebilir.
Yargıtay uygulaması ne yöndedir?
Bu konuda yerleşik içtihatlar mevcuttur.
Yargıtay uygulamasında da;
boşanma davası açılmış olmasının tek başına eşin mirasçılığını ortadan kaldırmayacağı,
ancak kusura dayalı davalarda özel bir değerlendirme yapılabileceği kabul edilmektedir.
Yani her dosya kendi koşulları içinde ele alınır.
Hangi hallerde sağ kalan eşin mirasçılığı kaldırılabilir?
Boşanma davası;
➡️ ölen eş tarafından açılmışsa,
➡️ davada diğer eşin kusuru ileri sürülmüşse,
ve ölüm bu dava sırasında gerçekleşmişse,
mirasçılar;
👉 hayatta kalan eşin kusurlu olduğunun tespitini isteyebilir.
Mahkeme tarafından kusur sabit görülürse;
👉 sağ kalan eş, yasal mirasçı olamaz.
Çok önemli bir ayrıntı
Bu durum otomatik olarak gerçekleşmez.
Yani;
“Nasıl olsa dava vardı” denilerek mirasçılık kendiliğinden düşmez.
Mutlaka;
mahkemeden kusur tespiti talep edilmesi,
boşanma davası dosyasının miras hukuku yönünden değerlendirilmesi
gerekir.
Aksi halde;
boşanma davası fiilen devam ederken,
hiç beklenmedik şekilde
👉 eş, mirastan pay alabilir.
En sık yapılan hatalardan biri
Taraflar boşanma davası açtıktan sonra;
malvarlığı planlaması,
vasiyetname düzenlenmesi,
paylaşıma ilişkin önlemler
konusunda hiçbir hukuki tedbir almamaktadır.
Oysa boşanma kesinleşinceye kadar eşlik sıfatı ve buna bağlı miras hakkı devam eder.
Av. Arzu Gül olarak özellikle vurgulamak isterim
Boşanma süreci sadece bir aile hukuku davası değildir.
Aynı zamanda;
👉 miras hukukunu,
👉 mal rejimini,
👉 tazminat haklarını
doğrudan etkileyen bir süreçtir.
Bu nedenle;
boşanma davası devam ederken ortaya çıkabilecek risklerin önceden değerlendirilmesi,
sonradan telafisi mümkün olmayan sonuçların önüne geçilmesi açısından son derece önemlidir.
Sonuç olarak
Özetle;
📌 Boşanma davası açılmış olması,
📌 tarafların fiilen ayrı yaşaması,
📌 hatta boşanma kararının verilmiş olması
tek başına eşin mirasçılığını ortadan kaldırmaz.
👉 Evlilik, ancak boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.
Bu nedenle boşanma sürecinde yalnızca davanın kazanılması değil,
aynı zamanda doğabilecek miras ve malvarlığı sonuçlarının da birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Avukat Arzu Gül / AVRUPAPRESS