EMİRDAĞ’IN GÜLÜ: BERBER CAFER (Aktaş) ….
" Mithatpaşa" ilk okulunda 5 yıl beraber okudum, Babası " Marangoz " Ali Amca , önce " Zeynepoğluna " Fırıncı Çırağı verdi , UN olan yerde , " Sıçan , Fare, çok olur , UN Çuvallarının arasında " Sıçanı " görünce Korkusundan , bir daha oraya gitmedi, Babası bu defa onu BERBER "Öşkene " Çırak verdi.
Emirdağlı Caferin hangi takımı tuttuğunu bilmezdi , yalnız kendisi " Trabzon sporu tutardı ,Koyu bir Trabzon taraftarıydı bunu yalnız Koyu Beşiktaşlı " Foto" Lütfi ( Ergün ) bilirdi ve Cafere , " Len Cafer , Babanın Tırabzonda Fındık bahçesimi var , gel seni Beşiktaşlı yapalım" diye takılırdı .
O Berber Öşkene Çırak durunca , bende Meşhur Kuşçu , " Titiz" ( hassas) Adam Berber Çallı Ceylana Çırak durdum.
Benim iki yılım , Akşamları Dükkana gelen Kuşçulara , Taa " Yumuğun Tepede olan , Ustanın Evinden , Ak Kuyruk , Top Kuyruk , Düz Kuyruk , Paçalı, Tepeli , Mardinli , Konyalı, isimleri olan " Taklacı" Kuşları, Yuvasından alıp gelip , göstermekle geçti.
Ben iki yıl çalıştım ayrıldım, Cafer benden sonra Çallının yanına " Kalfa " olarak girdi , iki Titiz (hassas) bir arada çalıştılar, , " Deli Atila "( Kerman ) Sıçan ölüsünü getirir, Dükkanın Kapısına atar, ikiside Dükkanı atar giderlerdi.
Her ikiside iki çeşit " İspirto kullanırlardı , Mor ve beyaz , birisi , her traştan sonra EL silmek için , diğeri Aletleri silmek için .
Kabirleri cennet olsun.
Bu hikaye bitmez ,
Selamlar Brükselden
Rustem Cekic / AVRUPAPRESS