Emirdağ Camili Köyü’nde Çerçi Hatıraları

Emirdağ Camili Köyü’nde Çerçi Hatıraları....
Eski yıllarda Emirdağ Camili Köyü’nde “yıngırıkçı” olarak bilinen çerçilerin köy köy dolaşarak ticaret yaptığı hatıralar yeniden gündeme geldi. At arabasıyla gelen çerçilerin arabalarında plastik, melamin ve alüminyum mutfak eşyaları, oyuncaklar, ayna, tarak, naylon pabuç, leblebi kırığı, keçiboynuzu ve dönemin meşhur kremi Krampet bulunurdu.
   Çerçiler, köye geldiklerinde sokaklarda “Yün gırına, çorap eskisine” diye bağırarak geldiklerini duyururdu. Yün gırığı olarak adlandırılan, koyun kırkımından sonra çıkan kirli yapağılar ayrı çuvallarda biriktirilirdi. Bu yünler ve eski yün çoraplar, çerçiye verilerek karşılığında ihtiyaç malzemeleri alınırdı.
   Köy sakinleri, çocukluk yıllarında çerçilerin gelişinin büyük bir heyecan yarattığını aktardı. Köylüler, evdeki yün ve eski eşyaları vererek mutfak malzemeleri veya oyuncak aldıklarını ifade etti. O dönemde yünün çok kıymetli ve değerli olduğu vurgulandı. Yünün hurdasının bile para ettiği, günümüzde ise kırkım masrafını bile karşılamadığı belirtildi.
  Daha eski dönemlerde çerçilerin at arabası yerine birkaç eşekle köylere geldiği öğrenildi. Eşeklerin heybelerinde ticaret malzemeleri taşınır, köy köy dolaşılırdı. Köylüler, özellikle leblebi kırığı ve keçiboynuzunun çocuklar arasında çok rağbet gördüğünü aktardı. Leblebilerin çoğu zaman nemli ve tuzlu olduğu da hatıralar arasında yer aldı.
  Bunun sebebinin, eşeklerin uzun yolculuklarda terlemesi sonucu ürünlerin ıslanması olduğu ifade edildi. Bugün ise bu gelenek neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Uzmanlar, kırsal ticaret kültürünün değişmesiyle çerçiliğin tarihsel bir hatıra olarak kaldığını belirtiyor.
    Emirdağ Camili Köyü’nde bir döneme damga vuran çerçi geleneği, eski hatıralarla yeniden gündeme geldi. Bu kültür, kırsal yaşamın önemli bir parçası olarak hafızalarda yerini koruyor.
Bilgin Ozcifci       /      AVRUPAPRESS