Brüksel, Türkmenistan’ın Daimi Tarafsızlığının 30. Yılını Kutladı

Avrupa’nın diplomasi başkenti Brüksel, bu hafta dikkat çekici bir törene ev sahipliği yaptı: Birleşmiş Milletler tarafından Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının tanınmasının 30. yıldönümü. Uluslararası alanda benzersiz bir statüye sahip olan tarafsızlık, son otuz yılda Orta Asya’da istikrarın temel sütunlarından biri hâline geldi.
Diplomatik Brüksel’in kalbinde görkemli bir akşam
Resepsiyon, Brüksel’in lüks semtlerinden birindeki prestijli bir otelde düzenlendi. Etkinliğin önemine yakışan bu mekânda 300’den fazla davetli ağırlandı; bu ilgi, Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasına duyulan uluslararası saygıyı açıkça gösteriyordu.
Protokol ve resmi karşılama
Salon girişinde, konuklar büyük bir nezaket ve protokole uygun bir şekilde karşılandı.
Belçika’daki Türkmenistan Büyükelçisi S.E. Sapar Palvanov ve Askerî Ataşe Yagşimurat Kakadjanov, davetlileri tek tek selamlayarak Brüksel’in merkezindeki özenle hazırlanmış salona davet etti.
Bu sıcak ve saygılı karşılama, Türkmenistan’ın misafirperverliğinin ve bu yıl dönümüne verilen önemin bir göstergesiydi.
Büyükelçi Palvanov, konuşmasında Türkmenistan’ın tarafsızlığının “aktif bir barış stratejisi” olduğunu vurguladı. Ülkesinin barış görüşmelerine ev sahipliği yapmadaki rolünü hatırlattı ve BM’nin yakın zamanda kabul ettiği iki yeni kararın bu yaklaşımı teyit ettiğini belirtti.
TAPI gaz boru hattı ve TAP elektrik hattı gibi stratejik projeler sayesinde Türkmenistan, hem Orta Asya’da hem de Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kilit bir aktör olarak öne çıkıyor.
Törene Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Moğolistan büyükelçileri ile Tacikistan ve Kazakistan askerî temsilcileri katıldı. Brüksel’in diplomatik, ekonomik, askerî, kültürel ve medya çevreleri geniş biçimde temsil edildi.
Farklı ülkelerden üst düzey askerî yetkililerin katılımı, Türkmenistan’ın barış mesajının stratejik ve küresel önemini bir kez daha ortaya koydu.
Tarafsızlık: Pasif değil, aktif bir tercih
Konuşmasında Büyükelçi Palvanov şu güçlü ifadeleri kullandı:
“Tarafsızlık mesafe değildir. Tarafsızlık geri çekilme değildir. Tarafsızlık, başkalarının kapattığı kanalları açma iradesidir.”
Türkmenistan için tarafsızlık, sadece bir dış politika değildir; modern devlet anlayışının temelini oluşturan bir ilke olup, 1995’ten bu yana iç ve dış politikanın merkezinde yer almaktadır.
2025 yılı ise bu prensibe ayrı bir anlam katıyor: Çünkü BM’nin ilan ettiği Uluslararası Barış ve Güven Yılı da Türkmenistan’ın girişimiyle hayata geçti.
Etkili bir tarafsızlık modelinin 30 yılı
Son otuz yılda Türkmenistan’ın tarafsızlık yaklaşımı sahada kendini defalarca kanıtladı.
1990’lı yıllarda bölge siyasi ve güvenlik açısından çalkantılı günler yaşarken Türkmenistan, komşu çatışmalarda arabuluculuk yaparak güvenilir bir aktör olduğunu gösterdi.
Son yıllarda BM tarafından kabul edilen iki yeni karar — Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının yeniden teyidi ve Orta Asya’da Barış, Güven ve İşbirliği Bölgesi’nin oluşturulması — bu başarının uluslararası düzeyde de tanındığını gösterdi.
Bugün Orta Asya’da aktif bir çatışmanın bulunmaması, dünyada nadir görülen bir durum olarak öne çıkıyor.
Afganistan, bölgesel vizyon ve bağlanabilirlik
Büyükelçi Palvanov, Türkmenistan’ın Afganistan’a yönelik yaklaşımının da altını çizdi.
Birçok ülkenin güvenlik odaklı politikalar tercih ettiği bir dönemde, Aşkabat elektrik, altyapı, demiryolu ve enerji bağlantılarını merkeze alan yapıcı bir yol izlemeye devam ediyor.
Bu kapsamda:
      •     TAPI gaz boru hattı,
      •     TAP elektrik hattı,
Türkmenistan’ın işbirliğine dayalı vizyonunun somut örnekleri olarak öne çıkıyor.
“Işık yanan evler, hareket hâlindeki ticaret ve birbirine bağlı topluluklar barışı güçlendirir.”
Gelecek vizyonu: Diyalog ve Avrasya koridorları
Türkmenistan, önümüzdeki on yıl içinde kendisini diyalog, bağlanabilirlik ve Avrasya koridorlarının merkezi hâline getirmeyi hedefliyor.
Coğrafi konumu, tarafsızlık statüsü ve dengeli diplomasisi sayesinde ülke, Avrupa, Orta Asya ve Güney Asya arasında stratejik bir köprü rolü üstlenmeyi amaçlıyor.
“Coğrafyayı fırsata, tarafsızlığı güce dönüştürmek”
— Türkmenistan’ın gelecek stratejisinin özeti.
Barış: Günlük bir tercih
“Barış bir hediye değil; her gün yapılan bir tercihtir.”
Büyükelçinin bu cümlesi, dünyanın giderek daha kırılgan bir hâle geldiği bir dönemde Türkmenistan’ın vizyonunun derinliğini yansıtıyordu.
IEP Direktörü Serge Stroobants’ın tarihi konuşması
Törenin öne çıkan anlarından biri, Institute for Economics and Peace (IEP) Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Serge Stroobants’ın konuşması oldu.
Küresel Barış Endeksi’ni yayımlayan bu kuruluşun üst düzey temsilcisi olarak Stroobants, dünyanın barış durumu hakkında çarpıcı veriler sundu.
“Barış hakkında konuşmam istendiğinde her zaman evet derim.”
Stroobants, konuşmasına şu sözlerle başladı:
“Barış hakkında konuşmak için yapılan her davete evet derim.”
Barışın hiçbir zaman garanti olmadığını, sürekli emek istediğini vurguladı.
1945’ten bu yana en fazla çatışmanın yaşandığı dönem
IEP verilerine göre:
      •     Dünya, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en fazla çatışmanın yaşandığı dönemde,
      •     Son 17 yılın 13’ünde küresel barış geriledi,
      •     1990’da 14 olan küresel güç merkezi sayısı bugün 34’e yükseldi.
Bu artış, yeni gerilim alanları yaratarak küresel istikrarsızlığı derinleştiriyor.
“Bugün küçük görülen çatışmalar, yarının büyük savaşlarına dönüşebilir.”
Rekabet, işbirliğinin yerini alıyor
Stroobants, küresel çapta:
      •     silahlanmanın arttığını,
      •     blok siyasetinin geri döndüğünü,
      •     güç maksimizasyonunun işbirliğinin önüne geçtiğini
belirtti.
Ticaret, bağlantı ve barış: Türkmenistan modeli ile paralellik
TAPI ve TAP projelerine atıfla şunu söyledi:
“Ticaret ve bağlantı barışı güçlendirir; barış da ticareti.”
Bu yaklaşımın, OMC ile yapılan ortak araştırmalarla da doğrulandığını kaydetti.
Pozitif Barış ve şiddetin küresel maliyeti
IEP’nin merkez kavramlarından biri olan Pozitif Barış, sürdürülebilir barışın altyapısını oluşturan kurumsal ve toplumsal yapıların tamamını ifade ediyor.
Stroobants’ın verdiği en çarpıcı veri:
      •     2024 yılında dünya, küresel GSYH’nin %12’sini, yani 20 trilyon doları şiddete harcadı.
Bunun %80’i ise şiddeti kontrol etmeye yönelik harcamalardan oluşuyor.
“Bu 20 trilyonun %1’i, 5’i, hatta 10’u barışa ayrılsa neler başarılabileceğini hayal edin.”
Son mesaj: Barış bir sorumluluktur
Stroobants, konuşmasının sonunda:
“Barış için yatırım yapmak, barışı hazırlamaktır.”
diyerek sözlerini tamamladı.
Sadece beş dakika süren bu yoğun konuşma, törene damgasını vurarak büyük takdir topladı.
Diplomatik Dünya Enstitüsü Başkanı Barbara Dietrich’in konuşması
Diplomatic World Institute Başkanı Barbara Dietrich, törende duygulu ve derinlikli bir konuşma yaptı.
“BM tarafından tanınan vizyoner bir tercih”
Dietrich, Türkmenistan’ın 30 yıl önce aldığı tarafsızlık kararının tarihî ve vizyoner bir adım olduğunu vurguladı.
10 yılı aşkın işbirliğini hatırlatarak, Diplomatic World’ün Türkmenistan’ın Avrupa’da görünürlüğünü ve diplomatik köprülerini güçlendirmeye katkıda bulunduğunu belirtti.
Ulrike Bolenz’in sanatsal armağanı
Dietrich, Alman-Belçikalı sanatçı Ulrike Bolenz tarafından barış ve uyumu temsil eden özel bir eser sunulduğunu duyurdu.
Türkmen halkına tebrik mesajı
Konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Hükümeti ve Türkmenistan halkını bu anlamlı yıldönümü vesilesiyle içtenlikle tebrik ediyorum.”
Gençlik, Kültür ve Diplomasi: Miss Belgium 2026 Finalistlerinin Katılımı
Törenin en dikkat çeken anlarından biri de Miss Belgium 2026 Brüksel finalistlerinin, Türkmen geleneksel kıyafetleriyle sahneye çıkması oldu.
Büyükelçi Palvanov, gençlerin barış inşasındaki rolünü vurguladı:
“Güzellik sadece görünüş değildir; saygı, karşılıklı sorumluluk ve empati meselesidir.”
Rachel Pimenza’nın etkileyici konuşması
Finalistlerin temsilcisi Rachel Pimenza, barış ve güvenin günlük seçimler olduğunu vurguladı:
“Sesi iyilik için kullanmak, takılabilecek en değerli taçtır.”
Gençliğin görünürlüğünü barışa ve diyaloğa hizmet edecek şekilde kullanması gerektiğini ifade etti.
Müzik, sanat ve lezzet: Zengin bir kültürel program
Törende:
      •     Genç sanatçı Miss Abed Oman, Türkmen besteci Mollä Hemedä’dan eserler seslendirdi.
      •     Gasmaran Davliev, geleneksel ve modern Türkmen şarkılarından oluşan bir repertuvar sundu.
Konuklar ayrıca, ünlü şef Levent Can tarafından hazırlanan Türkmen mutfağının özel lezzetlerini tatma fırsatı buldu.
Gecenin sonunda sanatçı Annette Homann’ın performansı, barış temasının kültürel yansımasını güçlendirdi.
Sonuç: Diplomasi, gençlik, kültür ve barışın birleştiği örnek bir kutlama
Farklı ülkelerden diplomatlar, askerî yetkililer, iş dünyası temsilcileri, sanatçılar, medya mensupları ve genç kültür elçileri bir araya gelerek barış ve tarafsızlık mesajını güçlendirdi.
Bu etkinlik, Türkmenistan’ın barış odaklı vizyonunu uluslararası toplumla paylaşma konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.