Kendime Dürüst Olmak…
Kendime Dürüst Olmak
Bazen gerçekten çok yoruluyorum.
Her şeye yetişmeye çalışmak, güçlü görünmek, iyi olmaya çabalamak…
Ama galiba artık şunu biliyorum: Ben de herkes kadar insanım.
Her şeye yetişmek zorunda değilim.
Yorulabilirim, isteksiz olabilirim, bazen sadece durmak isteyebilirim.
Dinlenmeye, susmaya, kendimle kalmaya hakkım var.
Kusurlarım, eksiklerim, kırgınlıklarım… hepsi benim bir parçam.
Ve ben, elimden gelen kadarıyla varım öyleyken bile güzelim.
Güçlü olmayı seviyorum ama artık biliyorum ki
güçlü olmak, hissetmemek değil.
Gerçek güç, hissettiğini bastırmadan yaşayabilmekte.
Ağladığımda da ben varım, güldüğümde de.
Rol yapmayı, maske takmayı sevmiyorum.
Çünkü başkalarını kandırmak kolay,
ama kendini kandırmak kadar yoran bir şey yok hayatta.
Ben, kendimi kandırmak istemiyorum.
En çok kendime karşı dürüst olmayı seçiyorum.
Ne hissediyorsam o, ne yaşıyorsam o.
İyiyim demem gerektiği için değil, gerçekten iyi olduğumda öyle diyebilmek istiyorum.
Ve iyi olmadığımda da susmadan, utanmadan “değilim” diyebilmek istiyorum.
Artık kendimi yargılamıyorum.
Her duygumun, her halimin bana bir şey anlattığını biliyorum.
Anda kalmak, sürekli mutlu olmak değil;
yaşadığın anı, duygusuyla birlikte kabul edebilmek.
Ve ben, artık kendime izin veriyorum:
Durmaya, ağlamaya, hissetmeye, gülmeye, yeniden başlamaya.
Çünkü kendime dürüst olduğum sürece hiçbir şey tam anlamıyla kötü bitmiyor.
Ne kadar yorulsam da, içimde bir yerlerde hep küçük bir umut kalıyor.
Ve o umut bana hep aynı şeyi fısıldıyor:
“Ne olursa olsun, sen yine de kendin olmaya devam et.”
Halime Önen / AVRUPAPRESS