DELİ BATTAL EFSANESİ
DELİ BATTAL EFSANESİ
Anadolunun işgal edildiği yıllarda,
Emirdağ ilçesinde yaşıyor Deli battal.
Eli silah tutanlar hepsi cephe yolunda,
Kendi çağrılmayınca şaşıyor Deli Battal.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Kadın, çocuk ve yaşlı bir de kendi kalmıştır.
Ne yapsınki bu durum içine dert olmuştur.
Sonra meczup aklıyla kendi bir yol bulmuştur.
Gözleri kandil gibi ışıyor Deli Battal
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Depreşiyor içinde vatanın ıstırabı,
Tek servetidir çorap ve bir de ayakkabı.
Ele alıp çarığı ve yırtık yün çorabı,
Askerlik şubesine koşuyor Deli Battal
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Biraz bekle, der ona kapıda nöbet tutan,
Zira toplantıdadır kaymakamla komutan.
Bekleyecek an değil “vatan gidiyor vatan”
Diyerek nöbetçiyi aşıyor Deli Battal
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Elde çarıkla çorap resmen odaya girer,
Bunları benim için cepheye yollayın der.
Üşümesin cephede savaşan bizim asker,
Kendi yalın ayaktır, üşüyor Deli Battal.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
İşgalciler sarınca Emirdağ ilçesini,
Pek kaale almazlar Allahın delisini
İlk fırsatta öğrenip düşman cephanesini,
Türk subaya bilgiler taşıyor Deli Battal
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Kabakçı der; askerdir, bir Türk deliyse bile.
İşgal kuvvetlerince anlaşılır mesele,
Cepheye gitmese de düşman kurşunu ile,
Bu vatan için şehit düşüyor Deli Battal.
Hakiki Kabakçı
Not: Turgut Özakman’ın Şu Çılgın Türkler kitabında anlatılan, 2011 yılında Emirdağ’dan Afyon’a gidilen ofis caddesinde yolu ikiye bölen bir şekilde heykeli yapılan Deli Battal, yaşamıştır, yaşamamıştır. Gerçektir, efsanedir diye Emirdağ ulemasını da (yolu ikiye böldüğü gibi) ikiye bölmüştür. Her iki tarafa da selam olsun. Biz bu işin araştırma bölümünü onlara bırakıyoruz. Ne bilgimiz ne haddimiz yetmez.