Zirveye Giden Yolda, Çaba ve Şansın Dengesi
Hayat bazen bir tırmanış gibi gelir. Zirveye ulaşmayı umduğumuzda karşımıza yokuşlar çıkar. Zihinlerimize takılan bir cümle vardır: "Allah, zirveye ulaşmayı nasip edeceklerine, yokuşu tırmandırır." Bu cümle, son günlerde içimi ısıtan ama aynı zamanda sorgulayan bir anlam taşır. Gerçekten de her birimiz bir yokuşu tırmandığımızda, en sonunda o zirveye ulaşacak mıyız?
Bazen kendimizi, çaba harcayan ama istediği başarıya bir türlü ulaşamayan bir insan olarak buluyoruz. Diğerleri ise doğuştan sahip oldukları fırsatlar sayesinde hep bir adım önde. Yokuşu tırmanırken kaybettiklerimiz, en değerli hedeflere ulaşmamıza engel mi oluyor? Ya da bazılarımız, "şanslı" olarak kabul ettiğimiz o insanların, gerçek anlamda bir mücadele veriyor olabileceğini hiç düşündük mü?
Hayatın bu dengesizliğinde, bazen teselli cümleleri duymak istiyoruz. "Sabırlı ol, her şeyin bir zamanı var," diyoruz kendimize. Ancak bazen bu cümleler, sadece bizi avutmak için söylenen sözler gibi gelir. Gerçekten de her şeyin bir nedeni mi vardır? Ya da belki de mücadele, sadece geçici bir rahatsızlık ve sonunda daha güzel bir ödül mü sunacaktır?
Birçok insan, hayatın bu "adaletsiz" tarafını yaşarken, bir yokuşu tırmanmak bir tür test gibi gelir. Zorluklar karşısında ne kadar güçlü olduğumuzu, ne kadar direncimiz olduğunu keşfederiz. Ama bu süreçte şunu unutmamalıyız: Her tırmanış, sonunda bir zirveye çıkar. Kim bilir, belki de bu zorluklar bizleri daha güçlü kılmak içindir.
Sonuçta, hayatın her yönüyle bir sınav olduğuna inanırsak, belki de her çaba, her adım, her zorluk bizi "daha doğru" bir yere götürür. Ve zirveye ulaşmak, bazen sadece başlangıçtaki yokuşu tırmandığımızda değil, o yokuşu tırmanırken öğrendiklerimizde gizlidir.
Halime Önen / AVRUPAPRESS