YORGUN MU YAŞIYORSUNUZ? O HALDE UYKUNUZU İNCELEYİN.

Birçok kişinin uyku hakkında söylediklerine bakalım; kendi yaşamlarındaki uyku alışkanlığı ve mevcut uyku düzenlerini anlatıyorlar aslında. Neler söylüyoruz: -Uykusuzluk çekmek -Uyanınca bir daha uykuya dalamamak -Gün içerisinde uyku bastırması -Sabahları zor uyanmak, asla erken kalkamamak -Akşamları geç saatlere kadar oturmak, uykusunun gelmemesi -Uyumasına rağmen dinlenememiş hissetmek -Çok az uyuması ya da uykuyu çok sevmesi -Bırakılsa öğleye kadar uyuma isteği olacağı -Yatağını değiştirdiğinde uyuyamaması Gibi… Bunlar kişiden kişiye değişen ama çokça duyduğumuz ifadelerdir. Sizlere de tanıdık geldi mi? Bu şikayetlerinize çözüm bulmazsanız, erken yaşlanma ve yorgun yaşama modelini sürdürürsünüz. Gelin tüm uyku davranış modellerini bir kenara bırakalım ve işin mantığını ve ideal olanını öğrenelim. Uyku dinlenmek ve yenilenmek için var. Çalışan makinenin durdurulması gibi, televizyonu gece kapatmak gibi. Yemek piştiğinde ocağın altını kapatmak gibi. Bir zamanlaması var bedenimizin. Kapatmak, rölantiye almak gerekli. Vardiyalı bir işte, gece mesaisinde çalışmıyorsanız, günlük uyku düzeninde dikkat edilecekler: -Uykudan verim almak için gece karanlığından yararlanın. -Gündüz birkaç dakika dahi olsa uyumayın. -Yemekten 4 saat sonra uyuyun. O nedenle akşam yemeğini yatacağınız saate göre ayarlayın. -Uyumadan önce, mümkünse tuvalete çıkın ki gece uykunuzu bölmesin. -Sabahları hep aynı saatte kalkmaya özen gösterin. -Sabah kalkabildiğiniz en erken saatte kalkmanız en iyisidir. Gün doğduktan sonra uykunun hormonal katkısı olmayacaktır. Erken kalkmaya alıştıkça ve gün içerisinde de hiç uyumazsanız akşam makul bir saatte uykunuzun gelmesi kaçınılmazdır, tadını çıkarın! Yenileniyor ve dinleniyorsunuz demektir. İdeal önerileri yerine getiremiyorsanız, mutlaka yardım alın. Bunu siz istemelisiniz.   www.drgulbaran.com   Dr Gulbaran Meral     /     AVRUPAPRESS