en iyi bahis siteleri
1xbetbetpasmariobet
DOLAR 32,2053 -0.22%
EURO 35,1156 -0.22%
ALTIN 2.498,171,32
BITCOIN 21538091,84%
Ankara
19°

AÇIK

13:05

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

1 MAYIS
1141 okunma

1 MAYIS

ABONE OL
mai 2, 2024 21:33
1 MAYIS
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Köşemizde bugün, mesleği hemşirelik olan ve doktora eğitimine Sağlık
Hukuku alanında devam eden Uzman Hemşire Mehtap Tekin’i ağırladık.

B: Sayın Tekin hoş geldiniz. Öncelikle, katılımınız için ekibim ve kendi adıma çok
teşekkür ediyorum.

M: Merhaba Bilgin Bey. Nazik davetiniz için ben de size teşekkür ederim. Ayrıca bu
programın yayımlanmasında emeği geçen değerli çalışanlara ve Avrupa Press ailesine
de teşekkürlerimi sunuyorum.

B: Kendinizi tanıtır mısınız?

B: Kendinizi tanıtır mısınız?
M: Tabi. Uludağ Üniversitesi Sağlık
Yüksekokulu, Hemşirelik Bölümü
mezunuyum. Mezuniyet sonrası bir yıl
üniversite hastanesinde Büyük Çocuk Yoğun
Bakım Ünitesi’nde, Yoğun Bakım Hemşiresi
olarak çalıştım. Daha sonra, özel bir sağlık
kuruluşunun bünyesinde dört yıl Genel ve
Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde Yoğun
Bakım Hemşiresi olarak, bir yıl
Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım
Ünitesi’nde ve 10 yıl da Yatan Hasta Karma
Servisi’nde Klinik Eğitim Hemşiresi olarak
görevime devam ettim. Eş zamanlı olarak
düzenli aralıklarla – örneğin ayda bir veya iki kez – Süpervizör Hemşire olarak ifade edilen,
Hemşirelik Yönetmeliği’nde ise ‘Gözetmen Hemşire’ olarak adı geçen, gece mesaisinde
hemşirelik hizmetlerinden sorumlu hemşire olarak da görev yaptım. Bu süreçte, iki yıl boyunca
da Tıbbi Kayıtlar Kurulu Sekreterliği’ni yürüttüm. 2020 – 2021 yılları arasında da başka bir özel
sağlık kuruluşunun bünyesinde Eğitim Hemşiresi olarak görevime devam ettim. Bu dönemde
de görevime ek olarak, ‘Sağlık Çalışanlarının Hukuki Sorumluluğu’ konusunda – her tür
sorumluluk – hemşire ve hemşire yardımcısı pozisyonunda görev alan tüm çalışanlara 9 ay
boyunca bir saat süren eğitimler verdim.
Çalışma hayatına devam ederken yine, eş zamanlı olarak Acıbadem Üniversitesi, Sağlık Bilimleri
Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Dahili Bilimler Hemşireliği ve Cerrahi Bilimler (Acil)
Hemşireliği alanlarında yüksek lisansımı tamamladım. 2017 yılında da İstanbul Medipol
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sağlık Hukuku Anabilim Dalı, Sağlık Hukuku Doktora
Bölümü’nde eğitimine başladım, eğitimim devam etmektedir.
Şu an bir hastane ortamında çalışmıyorum, tezimin hakkını verebilmek, bir an önce
tamamlayabilmek ve alanımla ilgili araştırmalara odaklanabilmek için bu süreçte çalışmayı
düşünmemiştim ancak bu zamana kadar oldukça yoğun tempoda çalışan bir sağlık mesleği
mensubu olarak sahadan uzak kalmak açıkçası, ruhuma iyi gelmedi. Bu nedenle de dengelemek
amacıyla, değerli bir hekim arkadaşımın muayenehanesinde asistanı olarak, hastaneye göre
uyaranların çok daha az olduğu bir ortamda hemşirelik görevini icra etmekteyim. Böylelikle,
sağlık hizmeti sunumunun farklı bir alanında yeni bilgi ve tecrübeler edinme fırsatını da bulmuş
oldum. Kendisinin büyük hayranı olduğum, en büyük destekçim olan babamı, pandemi
döneminde kaybettim, bu sebeple o dönemden sonra da sakinliğe çok ihtiyacım vardı.
B: Mesleğiniz hemşirelik, sağlık hukuku alanına nasıl dahil oldunuz?
M: Cerrahi Bilimleri Hemşireliği alanında lisansüstü eğitimi alırken ‘Adli Durumları Tanıma’ diye
Adli Tıp Bölümü’nde görev alan değerli bir hocamızın sunduğu dersimiz vardı. Dersin tüm
konuları ilgilimi çekmekle birlikte, sorumluluk konusu daha fazla ilgimi çekmişti. Bu alanda
çalışmalar yapmak istedim, başlamıştım da bölümdeki değerli hocamın da desteğiyle. Hocam
derse olan ilgimi fark ettiğinde bana, normalden daha fazla destek oldu…
O sıralarda, hangi alanda eğitimime devam etmem gerektiği konusunda yoğun bir şekilde
düşünüyordum. Aynı sene Ankara’da ‘Çocuk Koruma Kongresi’ diye bir programa katıldım.
Orada tanıştığım değerli başka bir hocamla – yine, adli tıp bölümünden – kongre boyunca
sohbet etme fırsatını yakaladım, hocama ilgi alanlarımdan da bahsettim ve eğitimime hangi
alanda devam etmem gerektiği konusunda da karar veremediğimi, kendisine ilettim. Değerli
hocam, adını ilk defa duyduğum Sağlık Hukuku alanının varlığından bahsetti. Gerçekten de
adını duyar duymaz kendime, ‘işte devam etmen gereken alan bu’, dedim. ‘Bu programa
mutlaka dahil olmalıyım’, diye düşündüm. Bir sağlık meslek mensubu olarak özellikle de
hemşire olmamın, söz konusu alana katkı sağlama açısından çok önemli avantajları olacağına
kanaat getirdim zira hemşireler görev, yetki ve sorumlulukları bakımından sağlık hizmeti
sunumunun merkezinde rol alırlar ve toplum sağlığı açısından da çok önemli rolleri
bulunmaktadır.
O yıllarda, ‘Sağlık Hukuku’ adında iki üniversitede program vardı, araştırdığım kadarıyla.
Bölümü tavsiye eden hocam, şu an eğitimime devam ettiğim üniversitemde eğitimin, büyük bir
çoğunlukla hukukçular tarafından verildiğini iletmişti ayrıca yaşadığım şehre de daha yakındı
ve derhal başvuru için gerekli hazırlıklara başladım. İlk olarak bölüm başkanı kıymetli hocamla,
uzaktan iletişime geçtim. Bölüm başkanı hocamızın, bölümün kurulmasında ve gelişmesinde
çok ciddi emekleri, çabaları ve fedakarlıkları bulunmaktadır.
Bu arada, düşüncemi paylaştığım, hukuk lisans eğitimine devam eden bir hekim arkadaşım,
kendisinden sağlık hukuku eğitimi almış olduğu değerli bir hocasıyla görüşmemin yararlı
olabileceğini iletti. Randevu alıp hocamızın bulunduğu üniversiteye, İstanbul’a gittim,
kendisiyle uzun bir süre sohbet etmeye fırsatım oldu ve izin alarak hocamın sağlık hukuku
derslerine de katıldım. Kıymetli hocamın da öneri ve referansıyla İstanbul Medipol Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsüne başvurumu yaptım. O kadar çok heyecanlıydım ki, programa kabul
edilmeme ihtimali bile şahsımı ziyadesiyle üzmekteydi, hedefime iyice odaklanmıştım.
İçtenlikle ifade ediyorum ki o zamanlardaki heyecanımın asıl sebebi, Sağlık Hukuku alanına
önemli katkılar sağlayabileceğime dair olan büyük inancımdı.
B: Alanınıza ilişkin olarak almış olduğunuz eğitim sürecinden biraz bahsedebilir misiniz?
M: Elbette. Sağlık hukuku alanında farklı disiplinlerden sağlık mesleği mensupları ve hukuk
fakültesi mezunu değerli arkadaşlarımız bulunmaktadır. Bir konuyu derste ele alırken her
meslek mensubu konuyu mesleki bakış açısı, bilgi ve tecrübeleriyle değerlendiriyor bu durum,
disiplinlerarası çalışmanın olduğu bir ders ortamına, böyle bir ortam da grup içi sinerji
oluşumuna yol açarak dersin verimini önemli seviyede artırıyor. Lisans öğrencisi genç
arkadaşlarımla iki ders dönemi, doktora bölümünden arkadaşlarımla da iki ders dönemi
geçirdik. Medeni Hukuk, Medeni Hukuk’un alt dalları olan Borçlar Hukuku, Kişiler Hukuku ve
Aile Hukuku derslerinin yanı sıra, Ceza Hukuku genel hükümler ve İdare Hukuku dersinin
temelini de aldık, ayrıca alanımıza özgü dersleri de kıymetli hocalarımızdan ilgi ve keyifle
dinledik.
Bu alana dahil olmamıza vesile olan, bizlere yol açan, değer veren ve bizleri destekleyen değerli
hocalarımıza, aracılığınızla çok teşekkür ediyorum. Başka üniversitelerde de çok değerli
hocalarımız var, onların da kıymetli görüşlerinden, sunumlarından ve eserlerinden
yararlanıyoruz. Örneğin bilgi ve tecrübelerinden yararlanmakta olduğum çok değerli tez
danışman hocam, başka bir üniversitede görevini icra ve ifa etmektedir, kendisine saygılarımı
sunuyorum. Hocamın da alanın kurulması ve gelişiminde ciddi emekleri bulunmaktadır. Her
hocanın ışığı farklıdır, her birinden yerine göre yararlanılması gerektiğini düşünüyorum.
B: Sağlık hukuku alanının konu kapsamı nedir?
M: Katıldığım bir programda, genel hatlarıyla sorunuzu yanıtlamıştım. Bu sorunuzu, artı katkı
sağlamak amacıyla müsaadenizle, farklı bir şekilde açıklamak istiyorum.
B: Elbette, buyurun.
M: Sağlık hukuku alanının çalışma konuları oldukça geniştir. Gerek kamu hukuku gerekse özel
hukuk alanlarıyla bağlantıları bulunmaktadır. Söz konusu alan hangi soruların yanıtını verir veya
hangi sorunlara çözüm arar? Buna ilişkin olarak bazı örnekler verelim.
• Kamu sağlık kurumunda/ kuruluşunda çalışan bir yönetici, yıllık izinliyken göreviyle ilgili bir
formu imzaladı, işlem geçerli olur mu? Elbette hukuken değerlendirme yapıyoruz, ayrıca
belirtilmesine gerek yok aslında.
• Sağlık mesleği mensupları sağlık hizmeti sunarlarken kimi ve/ veya kimleri bilgilendirmeli?
Bu konuda ilgili düzenlemeler neyi öngörüyor?
• Sağlık hizmeti sunumunda, hukuka uygun olarak bir zarar verme durumu söz konusu
olabilir mi?
• 15 yaşındaki bir çocuğa, ebeveyni/ yasal temsilcisi yanında bulunmadan sağlık mesleği
mensupları gerekli müdahaleyi yapabilirler mi? Durumun istisnaları var mıdır?
• Bir sağlık mesleği mensubu, hastasına hizmet sunmayı reddedebilir mi veya hasta
kendisine sağlık hizmeti sunan meslek mensubunu seçebilir mi?
• Kamu hizmeti nedir? Sağlık hizmetinin tanımı nedir?
• Pandemi döneminde alınan idari tedbirler hukuka uygun muydu?
• Kişi ölmeden önce organ bağışı ile ilgili olarak her hangi bir beyanda bulunmadı ise, beyin
ölümü gerçekleştikten sonra, yakınları onun adına bağışta bulunabilirler mi?
• Hastaya her şartta, kendi sağlık durumu ile ilgili olarak gerçekler söylenmeli midir?
Ülkemizde ve dünyada farklı uygulamalar var mı?
• Eğitim ve araştırma hastanelerinin hukuki statüsü nedir?
• Sağlık hizmetlerinden kaynaklanan zararın tazmini için nereye başvurulur?
• Bir akıl hastasının ehliyeti nedir? Gerçekleştirdiği haksız bir eylemden dolayı sorumlu
tutulabilir mi?
• Üretilen bir ilaç nedeniyle hastalar veya kullanıcılar zarar görürse kim/ kimler sorumlu
olabilir?
• Ülkemizde cinsiyet değiştirme mümkün müdür? Mümkün ise, bununla ilgili yasal prosedür
nedir? Koşulları nelerdir?
• Nörolojik olarak rahatsız olan bir kişi – örneğin, Demans tanısı almış – sözleşme
gerçekleştirdi, geçerli olur mu veya hangi koşullarda geçerli olur?
• Çevrenin kirlenmesini önleme, çevre sağlığını koruma ve geliştirme kimin/ kimlerin
yükümlülüğündedir?
• Bir üniversite hastanesinde fizyoterapist olarak görevini icra ve ifa eden bir sağlık meslek
mensubunun, atama ile ilgili sahip olduğu haklar nelerdir? İstisnaları var mıdır?
• Sağlık meslek mensubu görevi sırasında iken beyaz kod verildi, bu aşamadan sonraki süreç
nasıl işler?
• Sağlık meslek mensubu görevini icra ederken amiri, kendisinden bir işi yapmasını istedi.
Meslek mensubu söz konusu işi her koşulda yerine getirmeli midir? Ya da amirinin verdiği
her talimatı yerine getirmeli midir?
Sağlık hukuku alanına ilişkin olarak benzer birçok sorunun cevabını anında yanıtlamak, çoğu
zaman mümkün olmayabilir diğer bir deyişle belirli bir çalışma/ araştırma sürecini,
değerlendirmeyi gerektirebilir. Geniş çaplı bir araştırma yapmayı da gerekli kılabilir. Bazen
farklı görüşler olabilir dolayısıyla ilgili sorunun, birkaç farklı yanıtının olması da mümkündür
bunun için de ilgili düzenlemeleri en doğru ve uygun şekilde anlamak ve yorumlamak gerekir.

En uygun ve doğru şekilde anlayıp
yorumlayabilmek için de her
şeyden önce hukukun temel
kavramlarını, hukuk kurallarına
ilişkin olarak mevcut hiyerarşik
yapının özelliklerini, medeni
hukuk ve alt dallarını, ceza hukuku
genel hükümleri, idare hukuku
dersinin temelini hakkını vererek
öğrenmek, anlamak gerekir. Daha
fazlası olabilir ancak daha azı
olmamalıdır. Hukuku sevmek ve
gerçekten istemek gerekir, sabırla
çalışmak, emek vermek gerekir.
Bu da maddi, manevi ve ekonomik
olarak fedakarlığı zorunlu kılıyor,
yaşam koşullarında…
Çok sevdiğim alanımın hakkını
verebilmek için öncelikle
yaşadığım şehri değiştirdim
dolayısıyla çalışma ortamımı da… Büyük bir oranda gece mesaisinde çalışıp gündüz, pratik
çalışma dersleri de dahil temel konuları, hocalarımızın da hocaları pozisyonunda olan, hukuk
bilimine büyük katkılar sağlamış ve sağlamakta olan hocalardan dinledim. Bu süreçte eksi
mesaiye düştüğüm için tatil dönemlerinde daha fazla çalışıp mesai borcumu tamamladım.
Hukuk dilini anlamak için başlangıçta gerçekten çok zorlandım ancak sabır ve azimle her şeyin
elde edilebileceğine dair olan inancım, ısrarımı canlı tuttu. Amacım sınavları geçmek değil,
temeli sağlam atmak oldu… En büyük avantajım ise hukuka duyduğum yoğun ilgiydi…
Farkındalık oluştu, diyebilirim zira daha öğrenecek çok ama çok şey var… Yine İstanbul yollarına
düştüğüm, toplamda üç yıl süren yüksek lisans eğitim dönemim de oldukça hareketliydi; yıllık
izinlerim ise sınav dönemleri, proje ödevleri, stajlar ve tez araştırmaları için en ideal
zamanlardı…
Hukuk ve sağlık hukuku birbirinden bağımsız alanlar değildir aslında. Sağlık hukuku bir tam ise,
bunun belki de en az %90 ı hukuktur. Sağlık hukuku alanına bağımsız olarak katkı sağlamaya
giden yol, çok büyük bir oranda hukuktan geçer. Açıkçası, ben de bunun için gayret
gösteriyorum. Elbette, sağlık hizmeti sunumunun doğasını bilmek, entegrasyonu sağlamada
çok büyük avantaj sağlayacaktır.
B: Alanınızla ilgili olarak çalışmalarınız var mı?
M: Bu alanda çalışmaları olan değerli hocalarım ve arkadaşlarım var, alana emek veren kıymetli
hocalarımızdan öğreneceğimiz daha çok şey var… Öncelikle belirteyim henüz yolun başında
sayılırım, konularımı gerçekten büyük bir heyecanla çalışıyorum, çalışmak istediğim konuları
araştırma konusunda da oldukça sabırsızım, içine girdiğimde yeni neler karşıma çıkacak diye
merak içerisindeyim. Çalıştığım her konu zihnimde, tamamlanmamış olan yapbozun bir
parçasını daha yerine koyuyor.
Yalnızca hemşirelikle ilgili çalışmalarımı bir tarafa bırakacak olursam; bu alana dahil olmadan
kısa bir süre önce alanla ilgili olarak ‘Cinsel istismar Olgularında Hemşirenin rolü’ başlıklı bir
poster sunumum oldu. Sağlık hukuku alanına dahil olduktan sonra, ‘Organ ve Doku Bağışında
Gönüllülük Esası’, ‘Hemşirenin Tarafı Olduğu Muvazaalı Sözleşmeler’ ve ‘Hemşirelikte Hastanın
Kişisel Verilerinin Korunması’ başlıklı ilk araştırmalarım Dicle Üniversitesi Adalet Meslek
Yüksekokulu Dicle Adalet Dergisi’nde yayımlandı. Kısmetse, dördüncü performansım yolda…
Sağlık hizmeti sunumu sırasında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerine yönelik olarak naçizane
tespitlerimi ve çözüm önerilerimi ortaya koymak amacıyla gerçekleştirmekte olduğum yazı
dizisi – en son beşincisi yayımlandı – Avrupa Press Gazetesi’nde yayımlanmaktadır. Hukuk
alanına duyduğum yoğun ilgi ve bu konuda gelişen farkındalığım içimde, alana özgü olarak da
toplumu bilinçlendirmeye yönelik olarak çalışmalar yapma isteğini oluşturdu, konuyla ilgili
olarak ‘Hak Kavramı’ ve ‘Hukuk Kavramı’ alt başlıklı çalışmalarım yine, aynı gazetede
yayımlandı. Uzun bir süre devamını getirmeyi düşünüyorum… Hukuk alanında yazmayı
düşündüğüm üç başlık daha var, onları da tamamladıktan sonra dönüşümlü olarak sağlık ve
hukuk alanlarındaki yazılarıma, devam edeceğim inşallah… Konular birbirini tamamlar özellikte
olacaktır diğer bir deyişle ele aldığım bir konuyu, istisnalar dışında tekrar ele almayı
düşünmüyorum zira zaman kısa ve yapılacak çok iş var…
Alanımla ilgili olarak tarafıma yöneltilen sorulara bazen geç de olsa, mutlaka dönüş yapıyorum.
Alan dışı ancak hukuku ilgilendiren sorunlar üzerine düşünmek de ruhuma iyi geliyor ve
araştırıp öğreniyorum. Büyük birçoğuna sosyal hesaplar ve whatsupp grupları aracılığıyla
ulaşıyorum. Söz konusu iletişimin iki önemli sonucu olduğunu düşünüyorum; edindiğim bilgileri
farklı bir ifadeyle hocalarımdan aldığım ışığı, özellikle de sağlık hizmeti sunumu ekibi ve
meslektaşlarımla paylaşıyorum ki bu paylaşımı çok önemli ve değerli buluyorum bir diğer
önemli sonucu ise, sahada yaşanan sorunlarla ilgili olarak farkındalığım ciddi derecede artıyor.
En son iletişimimde; talep üzerine sağlıkla ilgili bir kuruluşuna, önemli bir sağlık hizmeti sunumu
sorunu ile ilgili olarak gerekçeli bir rapor sunmuştum. Kısa bir süre önce de yine talep üzerine,
profesyonel olarak danışmanlık hizmeti vermeye başladım. Sağlık Hukuku alanına özgü olarak,
hocalarımızın da dahil olduğu whatsapp gruplarımız da var dolayısıyla her ne kadar farklı
şehirlerde de olsak somut olaylar üzerine arkadaşlarımızla ve hocalarımızla bilgi alışverişinde
bulunabiliyoruz.
B: Sağlık Hukuku bölümünün çalışma alanlarını iletebilir misiniz?
M: Elbette. Kıymetli hocalarımdan edindiğim bilgilere göre; sağlık kurum ve kuruluşlarına
danışmanlık hizmeti vermek – oranın bir çalışanı olarak veya bağımsız bir şekilde – toplumun
geneline profesyonel olarak danışmanlık hizmeti sunmak zira sağlık hukuku alanı hizmetten
yararlananları da kapsamaktadır. Bir üniversitede alana özgü akademisyen olarak görev
yapmak, sağlık hukuku yazarlığı yapmak vs. Birden fazla çalışma alanına yönelerek de topluma
hizmet sunulabilir ve bilime katkı sağlanabilir.
B: Bu alanda hedefleriniz nelerdir?
M: Sağlık ve hukuk alanlarını birleştirmede bir köprü olmayı, bunu sağlamak için de her iki alana
ayna tutabilmeyi diliyorum. Ayna tutabilmek için de ilgili alanı iyi öğrenmek, sindirmek gerekir,
ben de bunun için çabalıyorum. Alanıma ilişkin olarak mevcut, özellikle de toplumsal
sorunlarda çözümün önemli bir parçası olabilmeyi hedefliyorum.
Hemşirelik mesleğinin Türkiye’de hak ettiği yerde olması için üzerime düşeni ziyadesiyle
yapmayı da arzuluyorum zira hemşirenin görev, yetki ve sorumlulukları sağlık hizmeti sunumu
açısından çok önemlidir ve herkesin, sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde ve gereği gibi
faydalanması gerektiğini savunuyorum.
Hukuk alanının temel kavramlarıyla ilgili olarak toplumda farkındalık oluşturmayı, alana ilişkin
toplumda var olduğunu düşündüğüm bazı olumsuz önyargıları kırmayı hukukun, aslında
yaşamın tam da kendisi olduğu gerçeğini yansıtabilmeyi ve bu nedenledir ki düzenlemelerde
pek çok istisnaların olduğu sonucuna da dikkat çekebilmeyi hedefliyorum. Görüşlerine
danışılan ‘hukuk düşünürü’ olmak gibi bir hedefim de var.
Naçizane anladığım kadarıyla hukuk, dar anlamda bireyi geniş anlamda ise toplumu hedef alır
farklı bir ifadeyle, bireyin hak ve yükümlülüklerini güvence ve koruma altına alırken aslında,
toplumda düzeni ve dolayısıyla huzuru sağlamayı da hedefler. Özde insana değer verir, sırf kişi
olması nedeniyle kıymetli olduğunu ve bazı haklara sahip olduğunu, hem kendisine hem de
topluma deklare eder. Gerektiğinde kişiyi kendisinden de korumayı içerir dolayısıyla çok
şefkatlidir. Ayrıca bir standart oluşturarak farklı görüşlere ve dünya bakış açısına sahip insanları
ortak bir payda altında toplamayı da amaçlar.
Her insanın doğuştan dahası, ana rahmine düştüğü anda sahip olduğu hakların güvenceye
alınması çok önemli bir konudur ve kanaatimizce hukuk devleti olabilme, ilgili ülkenin
gelişmişliğiyle, muasır medeniyet sıfatını taşıyabilmesiyle doğru orantılıdır.
Bakınız bugün Gazze’de hukuk açısından ayrı bir yere konulan, ayrı bir değeri ve önemi olan, o
olmasa diğer hakların varlığından söz edilemeyecek olan yaşam hakkı, hukuka aykırı olarak bir
takım gerekçelerle, korkunç bir şekilde aylarca ihlal edilmektedir. Yalnızca yaşam hakkı değil,
sağ kalanlar için zincirleme olarak sağlık hakkı da başta olmak üzere, başka önemli haklar da
yok sayılmaktadır. Maalesef dünyanın pek çok yerinde de söz konusu zulümler yapılmaktadır.
İnsan başta olmak üzere diğer canlılar ve doğal çevre yok edilirken diğer taraftan;
gelişmişlikten, medeniyetten, bilimsel gelişmelerden, ilerlemelerden bahsedilmektedir. Söz
konusu nitelikler dünya üzerinde var olsa idi, zalimce eylemlerin varlığından bahsedilemezdi
zira birinin varlığında diğeri barınamaz, ışık varsa karanlıktan söz edemeyiz. Sözde gelişmiş/
gücü elinde bulunduran ülkeler, yapılan haksızlıklara engel olmamaktadır ve/ veya
olamamaktadır. Netice olarak günümüzde insanlık, maalesef gelişmişlikten nasibini
alamamıştır. Bu önemli gerçeği; toplumda farkındalık oluşması amacıyla dile getirirken,
durumu tersine çevirmek için yoğun bir çaba içerisine girilmesi gerektiğini de belirtmek isterim.
O halde; insanlar ve tüm canlılar her şeyden önce hak ettiği gibi bir yaşam sürdürdüklerinde
ancak ilerlemeden, gelişmişlikten ve medeniyetten bahsedilebilir. Hukukun ve dolayısıyla
bilimin de gayesi budur, bu olmalıdır.
B: Sağlık Hukuku alanına özellikle de farklı alanlardan dahil olmak isteyen öğrencilere, ne gibi
önerileriniz olurdu?

M: Bu sorunuzun yanıtı benim açımdan çok önemli ve özeldir zira onların tercihlerine ve
gelişimlerine katkı sağlamayı ciddi önemsiyorum. Bilime dolayısıyla topluma katkı sağlamak
yalnızca bilgi üretmek değildir. Bilime katkı sağlayacak kişilere de destek olmak, onların işlerini
kolaylaştırmak onlara yol açmak da en az diğeri kadar değerlidir.
Öncelikle, alana gerçekten ilgi duyuyorlarsa yönelmelerini naçizane tavsiye ederim. Düşünürün
de dediği gibi, sevmeyene karınca yük olur, sevene filler karınca… Özellikle de iş yaşamıyla eş
zamanlı eğitim alacaklarsa çok meşakkatli bir süreç… Bu zorlu sürecin yükünü hafifletecek en
önemli unsur ise ilgi olacaktır.
Diğer önerim, pratik çalışma derslerini kaçırmasınlar, hocalarımızın bizler için hazırlamış
oldukları pratik çalışma kitaplarını da temin etmeye çalışsınlar, ders konularını anlamayı çok
kolaylaştırıyor.
Dersleri mutlaka hocalardan dinlesinler, hoca bir konuda nelere vurgu yapıyor, hocanın ses
tonu, mimikleri vs. her biri çok önemli. Derste hoca bir konuyu anlatırken bir kanun
maddesinden bahsediyorsa hemen üşenmeden ilgili maddeyi açıp okusunlar, bu da çok önemli
davranıştır. Günlük resmi gazete yayımlarını takip etsinler. Güncel düzenlemeleri yayımlayan
sitelerden ilgili düzenlemelere baksınlar.
Sınıf içerisinde birbirlerine uyum sağlayabildiklerini düşündükleri arkadaşlarıyla birlikte ders
çalışmak, ilgili konunun akılda kalıcılığı bakımından önemli zira istişare yapılıyor, sinerji
oluşuyor.
Bir günü bile ders çalışmadan geçirmesinler zira çalışılacak çok konu var, yetişmez. Bunlar
teknik anlamda naçizane önerilerimdi, içerik bakımından başka önerilerim de olacak
kendilerine…
Öncelikle bilginin gücüne inansınlar, aklın yolu birdir. İleri sürdükleri savlarını mutlaka
gerekçelendirsinler. Özellikle de emin olamadıkları kaynaklardan duymuş, okumuş oldukları
bilgileri, daha sonra mahcup olmamak ve insanların size olan güvenlerini sarsmamak için, iyice
araştırmadan yorum yapmaktan kendilerini sakınsınlar zira işin aslı bambaşka olabilir. Olumlu
veya olumsuz önyargının sonucunda büyük bir mahcubiyet, hayal kırıklığı yaşanabilir.
Elbette bu öneri ve nasihatleri öncelikle kendime iletiyorum, kendim için yararlı, uygun, doğru
bulduğum, farkına varmış olduğum hususları, aynı yolda ilerleyen veya ilerlemek isteyen genç
arkadaşlarımla da paylaşmak istedim.
Hata (lar) yapabilirler, telafi etmek önemlidir. Başkalarına karşı, davranışta bulunmaları
gereken affetme eylemini kendi şahısları için de uygulamalılar zira hepimiz insanız ve hepimiz,
kendimize emanetiz.
Potansiyelinizin farkında olun, neyi veya neleri yapabileceğinize dair olan sorunun yanıtını en
iyi, siz verebilirsiniz, düşünün… Şu iş için yeterliyim veya şu kadar süre çalışmakla üstesinden
gelebileceğim bir konu, diye karar verdiyseniz, derhal harekete geçin. Birilerinin sizi harekete
geçirmesini beklemek, son derece yanlış bir davranış olur.
Özellikle de toplumla paylaşımda bulunacağınız konularda, üzerine çok düşünün. Son hali
budur diyene kadar her bir kelime ve cümle üzerine çok düşünün. Hocalarımızın da hocası
pozisyonunda bulunan değerli bir hocamız derdi ki: ‘Çok düşünün, hep düşünün, sorgulayın!’
Yükte hafif ancak pahada ağır bir ifade! Emin olamadığınız konuların üzerine yoğunlaşırsanız
mutlaka bir sonuca varıyorsunuz, yeter ki vazgeçmeyin, ısrarcı olun, çok deneyimledim. Bilimin
dolayısıyla toplumun menfaati için harekete geçen tüm arkadaşlarıma saygı ve sevgilerimi
sunarım.
Son ve önemli olarak; hocalarınızla irtibatı koparmayın, bir sorunun yanıtı için; ilgili bütün
yayımları incelemeden, araştırmadan doğrudan hocanıza yönelmeyin. Bu davranış hem kendi
gelişiminiz için hem de son derece meşgul olan hocanız için gereklidir. Bilgi çok değerlidir, Hz.
Ali’nin ‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.’ sözünü hatırlatmak isterim. Rahmetli
canım babamdan defalarca duyduğum bir sözle bu bölümü bitirmek istiyorum. ‘Kızım
hocalarının gönlünü hoş tut, onları sakın incitme.’ Nurlar içinde uyuyasın.
B: Katılımınız ve değerli paylaşımlarınız için çok teşekkür ediyorum.
M: Rica ederim, ben de teşekkür ederim, işlerinizde kolaylıklar dilerim.

 

Merve

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP