SULTANAHMET…..

Yine bir gün Sultanahmet Cami ve Ayasofya camiinin ortasında kalan çimlerde oturdum. Güneş o kadar güzel bir sıcaklık yayıyordu ki . Hafiften bir meltem yüzüme vuruyor ağaçtaki yapraklardan güzel bir tını geliyordu. Düşünmeye başladım. Karşımda Ayasofya vardı. O tarihe tanıklık etmiş müthiş yapı. Bizans Döneminde |. Justinianus (532_537) yılında yapılmış. Fatih 1453 yılında İstanbul ‘u fethettiğinde en önemli simge olan Ayasofya'yı cami haline dönüştürmüş. M.Kemal Atatürk 1947 de Ayasofya'yı müze haline getirmiş. Günümüzde ise tekrardan cami olarak kullanılıyor. Hristiyanlık için hala önemli olan Ayasofya onlar için yarı hac görevini yerine getirmek için ziyaret edilen bir yapı . Müslümanlar için de ayrıca önemli tabi. Arkamda ise Sultanahmet Cami var. 1.Ahmet döneminde Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmıştır. En büyük yapılı camilerin arasındadır. 6 minareli olması en önemli özelliklerindendir. Sultanahmet Caminin hala akustiğinin çözülemediği biliniyor. Tabi sadece ibadethane olmayan bu yer medrese, hamam, aşevi, hastane olan bir külliyedir. Bu tarihi zenginliğin tam ortasında çimlere ayaklarımı basıp bunları düşündüm. Ayasofya ‘ya da Sultanahmet ‘e de dinleri ayrı olsa da aynı tarihi paylaşmaya gelen insanlar giriyordu. Bir gün hiç unutmam Sultanahmet Cami’nde bir turist beyefendi girecekti. Altında şort vardı. Bilmediğinden olsa gerek kadınlar için olan eteği giyindi. Saygısından dolayı camiye öyle girilemeyeceğini sanmıştı harika bir tutumdu. Ben de bazen tarihi kiliselere girerim. Saygımı bozmadan. Orası da Allah’ın evidir sonuçta. Sultanahmet İstanbul ‘un kozmopolit bir şehir olduğunu yansıtan en önemli mekanlardan birisidir. Orada her insanı bulabilirsiniz. İnsanlar aslında barış içinde . Siyasi olaylardan dolayı savaşlar çıkmasa hep barış olsa ne güzel olur. Halklar anlaşıyor aslında. Bir sözle kapatmak isterim. En büyük savaşçı barış isteyendir. M.Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Yurtta sulh, cihanda sulh.” Sevgiyle kalın. İnsanlığı sevgi kurtaracak ben buna inanıyorum.   Melike Şazimet Kaya     /     AVRUPAPRESS