SEVMEYİ ÖĞRENMEK….

Sevmek; güzel bir duygudur. İnsana çok şey öğretebilir. Sevmenin bir çok çeşidi var. İlahi sevme ya da ilahi aşk da denebilir . Bu konuyu burada uzun uzadıya anlatamayacağım. Evliyalar, erenler ve tasavvuf büyükleri bu konular hakkında bilgiler vermiş zaten. Mevlana, Şems, Ömer Hayyam ve niceleri. Beşeri aşk ya da sevme benim asıl meselem. İlk önce aşkı tanımlamak lazım aşk iki kişiliktir. Tek kişilik aşk olmaz. Sevmek ise farkı onu tek taraflı devam ettirebilirsiniz. Sevme illa karşılıklı olmayabilir. Ne demiş şair “ Sen elmayı seviyorsun diye Elma seni sevmek zorunda değil “ Tek kişilik Sevmek zor zanaattır. Öyle her insanın harcı değil. Sevmek hem özgürlük hem de sınırları bilmekle alakalı bence. Kişi ilk önce kendi sınırlarını bilmelidir . Özgürlüğün tanımı bu değil mi zaten Başkasının sınırına girmediğin sürece özgürsün. Bu sınır salt fiziki değil duygusal olarak da böyle. Günümüzde görüyoruz. Bir sürü kadın cinayeti. Eski sevgilisi ya da eski kocası tarafın katledilen onca insan. Ya da sevgisine karşılık vermediği için öldürülen nice genç kız. Sevmenin tanımını ya yapamıyoruz. Ya da öğretemedik. Sevmek kadar güzel bir duyguyu nasıl kirletebildik. Nasıl kötüleştirebildik. Masum olan o duygu nasıl bu hale geldi. İnsanlar ne ara bu kadar körleşti. Sınırlarını tanımaz oldu. Allah’in en güzel isimlerinden olan Ya Vedud den bir damla verildi insanlara sevme duygusu. Allah'ı nasıl tanımlıyoruz. Ben mesela sevgi diyorum. Ama genelde insanlar Allah korkusu der. Neden korkutularak büyütülüyoruz. Sevmekle öğrenmek varken . Ki sevmek insana saygıyı, hoşgörüyü, empatiyi de öğretmez mi ? Ülkemizde hala sağcı solcu, Alevi Sünni gibi ayrımlar bile sırf sevmenin anlamını kavrayamadığımızdan. Sevmeyi tekrardan öğrenmeli ve öğretmeliyiz bence. Yeni nesil maalesef bu duygulardan haberdar değil Teknoloji de bunları sağlayan en önemli etkenlerden biri. Anne babalar çocuklarına her sıkıştığında telefon tabletlerini verip oyalamak istiyorlar. Sonra da çocuklar telefonla neden bu kadar haşır neşir? Bu konu daha da uzar aslında. Burada bir nebze içimdekileri yazmak istedim. Biraz bile içinizde sevgiye yer açtıysam ne mutlu. MELİKE ŞAZİMET KAYA     /     AVRUPAPRESS